


Cahit Akın/Sonsayfa
Bahçeli, Türkeş'ten devraldığı partinin omurgasını oluşturan Dokuz Işık'ı 21. yüzyılın dünyasında yeni bir dille ifade etmeyi ve siyasal stratejisini bu dilin imkânlarıyla belirlemeyi başarmış bir liderdir.
Bahçeli'nin MHP'de yaptığı en büyük dönüşüm, sokak jargonuna saplanmış genç tabana bilgi ve eğitimin önemini kavratmış olmasıdır.
Kitle iletişim araçlarının imkânlarını kullanarak kendini ve çevresini eğitmeyi başaramayan, hislerini ve fikirlerini şiddet üslubuyla değil, diyalog üslubuyla ifade etmeyi öğrenemeyen eski ve yeni kuşak milliyetçiler bu yeni siyaset ortamının dışına atılmış, dışında kalmayı seçmişlerdir.
Bahçeli'nin Türkeş'in mirasına ve MHP'nin şiarına ihanet ettiğini söyleyen, siyasi statüsünü ve itibarını sokaktan devşirmekten vazgeçmeyen kaba milliyetçiler ya mafya pislikleri içinde boğulmuş, ya efsane ve masallardan beslenen sloganlar dünyasında sıkışıp kalmış ya da şiddetten medet uman entrikacı çevrelerin maşası hâline gelmiştir.
Devlet Bahçeli ile merhum Alparslan Türkeş arasındaki temel fark, akademik disiplin ile militarist disiplin arasındaki temel farkla özdeştir. Türkeş başarılı bir askerlik geçmişine sahip bir siyasetçi kimliğiyle yetmişlerde örgütlenmenin odağına militarist eylemi yerleştirmişken, akademik disiplinin bütün teamüllerini tecrübe etmiş olan Bahçeli bugünün MHP'sinde örgütsel başarıyı bilginin ve eğitimin imkânlarında aramaktadır.
Bu farkı kavramaya gönül vermeyen, kavrama yetisinden mahrum milliyetçiler, nasıl geçmişte Dokuz Işık umdesini incelikle anlamayı becerememiş veya bu zahmetten kaçınmışsa, bugün de MHP'nin yeni siyaset anlayışını ve söylemini anlamayı becerememekte veya bu zahmetten kaçınmaktadır.
Bahçeli, milliyetçileri ve bilhassa genç tabanı siyasi bakımdan doğru yola yöneltmeyi on yıl gibi bir sürede sabırla ve vakarla başarmış, partinin ilkelerinden taviz vermeden yeni bir dil istihdam edebilmiş, vizyon sahibi bir liderdir ve bu vizyon onu lider kültünü varoluşunun asli zemini addeden milliyetçi kesimin asıl sözcüsü konumuna taşımıştır.
Akdeniz Üniversitesi'nde meydana gelen olayların hemen ardından Bahçeli'nin taşradaki küçük örgütsel yapıların kapısına kilit vurulması talimatını vermiş olması, seçtiği bu yolda ne kadar emin adımlarla ilerlediğinin önemli bir kanıtıdır.
Devlet Bahçeli ve onun vizyonunu anlayanlar artık çok iyi bilmektedir ki, milliyetçi gençliğin kendini en iyi ifade edeceği yer artık sokak değil, demokratik hukuk devletinin ve 21. yüzyılın bilgi toplumunun imkânlarıyla donanmış meşru zeminlerdir.
Bahçeli, milliyetçi gençliğe bir gül bahçesi vadetmiştir ve bu bahçede taptaze milliyetçiler yetişmektedir.
Ayrık otlarının bu bahçede yaşama şansı yoktur ve sokak çetelerinin bu yeni söylemi anlaması imkânsızdır.
Herkes kendi yolunu seçmiştir ve çağdaş milliyetçiler kardeşkanının aktığı o kederli günlerin kirini ellerine asla bulaştırmayacaktır.





Sitemiz Anadolu Ajansı
Abonesidir.

Bu Site
İMD Üyesidir.