Ergenekoncu ve Susurlukçu kaçacaktı
Ergenekon terör örgütü sanıklarından Sami Hoştan'ın, tutuklanmadan önce Türkiye'deki gelişmelerden tedirgin olarak yurtdışına gitmek için hazırlık yaptığı öğrenildi. Hoştan'ın bu doğrultuda Susurluk sanığı ve eski DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Edip Bucak'la birlikte ABD'ye yerleşmeyi planladığı tespit edildi.
Ergenekon soruşturması kapsamında telefonları dinlenen Sami Hoştan'ın, Sedat Bucak'ı arayarak kendilerine karşı kurulmasını bekledikleri komplolar konusunda uyarılarda bulunduğu, soruşturma dosyasına girdi.
31 Ekim 2007 tarihinde saat 18.43'de 7 dakika 31 saniye olarak kaydedilen telefon görüşmesinde Sami Hoştan, Sedat Bucak'la başlarına her an bir bela gelebileceği yönündeki şüphelerini paylaştı.
'UMULMADIK ŞEYLER OLACAK'
Bu görüşmede Sedat Bucak da umulmadık yerden bir şeylerin çıkartılarak başlarının derde gireceği şüphesini dile getirdi.
Sedat Bucak'ın yaptığı telefon görüşmesinde ciddi suçlamalarla karşılaşacaklarını tahmin ettiğini, bu yüzden çocuklarının kendisine Türkiye'yi terk etmek için üzerinde baskı kurduklarını ifade etti.
Telefon görüşmesinde Bucak'ın ABD'ye taşınma önerisine Sami Hoştan da katıldı. Hoştan ve Bucak çocuklarının okul sorunlarını hallettikten sonra aileleriyle birlikte ABD'ye yerleşme kararı aldı. Ancak, Ergenekon soruşturması ve arkasından gelen gözaltı fırtınası bu planı suya düşürdü.
Tiroid kanseri ama tahliye talebi yok
Halen cezaevinde tutuklu bulunan Sami Hoştan'ın, hem soruşturma savcısı Zekeriya Öz'e hem de telefonla görüştüğü "Habip" isimli bir şahısa, "Şu anda tiroid kanseriyim, tedavi görüyorum" dediği ortaya çıktı. Yeraltı dünyasında "Arnavut Sami" lakabıyla tanınan Hoştan'ın, kanser tedavisi görmesine ve cezaevinde bulunmasına rağmen hastalığını gündeme getirip tahliye talebinde bulunmaması dikkat çekti. Kanser hastası oldukları gerekçesiyle tutuklu bulunan Ergenekon sanıklarından Kuddusi Okkır, Ayşe Asuman Özdemir ve Ferit İlsever tahliye edilmişti.
Hastalığını falcı kadın söylemiş
Sami Hoştan, Habip adlı şahısla yaptığı telefon görüşmesinde,troid kanseri olacağına ilişkin kehaneti ilginç bir şekilde açıklıyor: "Kumkapı'da Çatlı ile birlikte yemek yedik. Yanında sarı saçlı bir kadın vardı. Falında benim hastalık geçireceğimi söyledi."