SONSAYFA SPOR HABERLERİ
Karakter Boyutu:      

İspanyol yıldızda adeta yok yok

Issız Adam
ALPER 30'lu yaslarda, gurme sayılacak düzeyde yemek kültürü olan kendi restoranının sahibi iyi bir aşçıdır. Lüks yaşamayı seven, işinde başarılı ama özel yaşantısını her gün farklı kadınlarla birlikte olarak düzene koyamamış..
Film Detay >>
Osmanlı Cumhuriyeti
Film, 1888 yılında başak tarlasında koşan ve sonra Atatürk olduğu anlaşılan çocuğun bir ağaca tırmanıp , kafesteki bülbülü alırken kafasının üzerine düşmesiyle başlıyor. Ardından filmin kararması ile 2007 yılına geliniyor.
Film Detay >>
Aramızda Casus Var
Alkolik olduğu gerekçesiyle CIA'deki işinden kovulan emekli ajan Ozzie Cox, intikam almak için bildiği gizli bilgileri bir cd'ye kaydeder.
Film Detay >>
Lorna'nın Sessizliği
Bir eroinmanla anlaşmalı evlilik yaparak Belçika vatandaşlağınıda geçen Lorna, yaptığı anlaşma gereği bu evliliği sona erdirip Belçika vatandaşlığına geçmek isteyen bir Rus ile evlenecektir.
Film Detay >>

Bilekler yumuşak. Müthiş bir sol ayak. Sürat var, asist var, dripling var, kapalı savunmaları açacak çalımlar var, şut var hatta kafa toplarına bile iyi çıkmak var"

Daha ilk milli maçıydı, 20 metreden kalenin tavanına öyle bir çakıyordu ki Danimarka'ya son nefesini verdiriyordu. Bu adam kim miydi? Geçen yıl tüm İDDİALI YORUM programlarında anlattığım Espanyol'un prensi Riera idi elbet.

İniesta'nın varlığı nedeniyle İspanya'nın sol kanadını ele geçiremeyen adamdı. Sevilla ile 1-1 berabere kaldıkları UEFA maçını statta seyretmiştim. Kontratağa çıkmışlar, topu sol kenarda alıp, 20 metre sürdükten sonra birden içe dönmüş, Alves'in bel kemiklerine tedavi gerektirecek çalımla ceza alanı önüne geldikten sonra meşin yuvarlağı üstelik sağ ayağıyla köşeye çakmıştı.

Espanyol'un iki taktiği vardır İspanya liginde. İster 4-2-3-1 oynayın, ister 4-4-2 orta sahanın sol kanadını ona emanet edin ve korkmayın. 1.87'lik uzun boyuna rağmen süper bir topa hakimiyet gücü var Riera'nın. Korkunç bir adam. Bilekler yumuşak. Müthiş bir sol ayak. Sürat var, asist var, dripling var, kapalı savunmaları açacak nefis çalımlar var, şut var, hatta kafa toplarına bile çok iyi çıkmak var. Hele deplasman maçlarında müthiş bir koz olur takımı için. 'Peki bu adamın hiç eksiği yok mu' diyorsunuz... Var elbet: Sürekliliği yok. Lige fırtına gibi girer, sonra bir süre susar, şaşırtır sizi Riera.

23 YAŞINDA Fransa'nın Bordeaux takımına gittiğinde, tüm UEFA maçlarında gol atmasına rağmen, ligde gol atamayarak beni şaşırttığı gibi... Ama F.Bahçe böyle bir oyuncuyu düşünüyorsa ya Senna transferini bitirip, tek ön liberolu sağa Colin Kazım veya Burak'lı, sola da Riera'lı bir kadro kuracak; 4-1-3-2 oynayıp, Semih ve Güiza'yı beraber kullanıp, Emre'den vazgeçecek (Türkiye liginde) veya Avrupa maçlarında santrforunun birinden vazgeçip, Emre ve Senna'yı çift ön libero olarak kullanıp tek santrfor arkası Colin Kazım, Alex ve Riera'dan oluşan bir 4-2-3-1 oluşturacak demektir...

  Yukarı
             
BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU
            
Eklenen Yorum Sayısı: 0
Bu Haber İçin Henüz Yorum Yazılmamış
            

   VİDEO

Sitemiz Anadolu Ajansı
Abonesidir.

Bu Site
İMD Üyesidir.

Yayın İlkeleri .  Künye .  Bize Ulaşın .  RSS | Copyright © 2007 Sonsayfa
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Görsel Tasarım:Capitol Medya Yazılım:MuHReM