SONSAYFA GÜNCEL HABERLERİ
Karakter Boyutu:      

İşte Aydın Doğan'ın şantaj dosyası

Doğan medyasının gündeme taşıdığı Deniz Feneri davasının aslı çok çok farklı...

Issız Adam
ALPER 30'lu yaslarda, gurme sayılacak düzeyde yemek kültürü olan kendi restoranının sahibi iyi bir aşçıdır. Lüks yaşamayı seven, işinde başarılı ama özel yaşantısını her gün farklı kadınlarla birlikte olarak düzene koyamamış..
Film Detay >>
Osmanlı Cumhuriyeti
Film, 1888 yılında başak tarlasında koşan ve sonra Atatürk olduğu anlaşılan çocuğun bir ağaca tırmanıp , kafesteki bülbülü alırken kafasının üzerine düşmesiyle başlıyor. Ardından filmin kararması ile 2007 yılına geliniyor.
Film Detay >>
Aramızda Casus Var
Alkolik olduğu gerekçesiyle CIA'deki işinden kovulan emekli ajan Ozzie Cox, intikam almak için bildiği gizli bilgileri bir cd'ye kaydeder.
Film Detay >>
Lorna'nın Sessizliği
Bir eroinmanla anlaşmalı evlilik yaparak Belçika vatandaşlağınıda geçen Lorna, yaptığı anlaşma gereği bu evliliği sona erdirip Belçika vatandaşlığına geçmek isteyen bir Rus ile evlenecektir.
Film Detay >>

Şamil Tayyar, Star Gazetesi'nden yazdı...

3.5 ay bekletilen şantaj dosyası

İyi gazete okurları, Doğan Medya Grubu'na bağlı gazetelerde siyasi sonuçları olan her manşetin kendi içinde gizli, kimi zaman açık mesajlar taşıdığını bilir. Yani, siyasi içerikli hiçbir manşet ‘masum' değildir. Bazen bir açıklamayı büyütmek veya sayfalara gizlemek ya da kurgu başlıkla örnek bile mesajdır.

Alman Savcı Kerstin Lotz'un Deniz Feneri ile ilgili hazırladığı iddianamenin ‘kampanyaya' dönüştürülmesi, bazı sanıkların ifadeleri üzerinden Başbakan Erdoğan ve Kanal 7 yöneticilerinin ‘vurulmak' istenmesi, bunun somut örneğidir.

Denebilir ki, bu iddianamenin hiç mi haber değeri yok? Evet, var. Ama siz; Yakın karanlık tarihi deşifre etme yolunda en önemli merhale olan Ergenekon iddianamesini ‘ikna olmadım' diyerek görmezlikten gelirseniz, aylar önce ele geçirdiğiniz dosyayı bekletip talepleriniz yerine getirilmediği an servise koyarsanız, burada habercilik refleksinden değil menfaatçilikten söz edilir.

Kaldı ki, Savcı Lotz'un cumartesi günkü Vatan'da açıklaması var: ‘Türk hükümetiyle hiçbir temasımız olmadı. Ne bana ne arkadaşlarıma böyle bir siyasi baskı yapılmadı. Zaten böyle bir siyasi baskı sözkonusu olamaz, burası Almanya...'

Aynı gün Radikal, Milliyet ve Hürriyet'te Alman savcıya AK Parti iktidarının baskı yaptığı iddiası yer alıyordu.

Yazılarımı yakından takip edenler hatırlayacaktır. Vatan'ın 22 Mayıs günü Yargıtay Başkanlar Kurulu Bildirisi'ni ‘Dilediğin her şeyi yapamazsın uyarısı' kurgusuyla manşete taşımasını eleştirdiğim 23 Mayıs tarihli yazımda, Vatan'ın devlet görmüş bir yazarı ile Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Turan Erol arasında bir görüşmeye yer vermiştim.

Yazar: Bizim iş neden uzuyor? Şu işi bir an önce bitirin. Yoksa büyük sıkıntı olabilir. Aynı durumda bir özel TV kanalı (ismini vererek) ile ilgili dosya var elimizde ama biz bu dosyayı yayınlamıyoruz. Bir an önce kararınızı verin.

O gün yazmadım, artık tarihe not düşme zamanı. O yazar Prof. Dr. Aydın Ayaydın'dı. Ellerindeki dosya ise ‘Kanal 7' dosyasıydı.

Malum, Vatan Gazetesi Doğan Grubu'na borçlarıyla birlikte satıldı. Rekabet Kurulu, bu satış sözleşmesi üzerinde titiz bir çalışma yaptıktan sonra ‘2 yıl içinde üçüncü şahsa satılması' şartıyla onay verdi.

Halka açık bir şirketin, Vatan'ı zararıyla birlikte satın alması, Doğan hisseleriyle borsada işlem yapan küçük yatırımcı için ağır fatura demekti. Bazı yatırımcılar bu durumdan şikayetçi olunca SPK yeniden değer tespiti yapmaya başladı. Haliyle bu süreç, Vatan'ı, dolayısıyla patronları germeye başladı.

Aradan 3.5 ay geçtikten sonra ‘Kanal 7' dosyası patladı. Oysa Deniz Feneri davası yeni değildi, dosya da aylar önce ellerindeydi. Bu sürede hükümetle ilave ne gibi pazarlık yapmak istediler? Erdoğan'ın dediği gibi Hilton arazisi mi? İddiaa mı? Yeni bir dağıtım ihalesi mi? Naklen yayın hakkı mı? Vatan'ın devri mi? CNN Türk'e karasal yayın izni mi?

Öyle ya, böylesine büyük bir haberi bekletmek için Aydın Doğan'ın makul bir sebebinin olması lazım.

  Yukarı
             
BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU
            
Eklenen Yorum Sayısı: 2
Misafir     08.09.2008 17:34
Ama bir gerçek var ki;oda DENİZ FENERİ talan etmiş..
Tamam anladık,Aydın Doğan DENİZ FENERİ olayını bir şantaj olarak kullanıyor olabilir.Ama ortada bir gerçek var ki;oda "Deniz Feneri Derneği'nin paraları aklamış olması
Misafir     08.09.2008 15:04
Şamil Bildiğimiz Gibi
B:u Şamil gene mahalle karısı dedikodusu yapmış."Allah rizası için, fakirlere yardım" diye diye topladıkları paraları iç ettiler mi, etmediler mi?Bunlar Kanal 7'yi bu parlarla kurdular mı, kurmadılar mı?
            

   VİDEO

Sitemiz Anadolu Ajansı
Abonesidir.

Bu Site
İMD Üyesidir.

Yayın İlkeleri .  Künye .  Bize Ulaşın .  RSS | Copyright © 2007 Sonsayfa
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Görsel Tasarım:Capitol Medya Yazılım:MuHReM