İmza ile ilgili bu oyuna dikkat!
Millete ihanet planlarının bulunduğu ‘Islak imzalı' belge üzerinde TÜBİTAK ve Adli Tıp Kurumu'ndan sonra Jandarma Kriminal Laboratuvarı tarafından...
Son Güncelleme: 08:51 14 Mart 2010, Pazar
Millete ihanet planlarının bulunduğu ‘Islak imzalı' belge üzerinde TÜBİTAK ve Adli Tıp Kurumu'ndan sonra Jandarma Kriminal Laboratuvarı tarafından yapılan 3. incelemenin ardından askeri savcılık 4. bir inceleme başlattı.
Belge üzerinde daha önce yapılan üç inceleme de, imzanın Albay Dursun Çiçek'e ait olduğunu ortaya koyarken, askeri savcılığın Jandarma Kriminal Laboratuvarından yeni bir araştırma istemesi manidar bulundu. Askeri Savcılığın bu kararı ise, Albay Dursun Çiçek'in avukatı İrem Çiçek'in ‘İrticayla Mücadele Eylem Planı' üzerinde parmak izi, kağıt ve mürekkep incelemesinin yeniden yapılmasını talep etmesi üzerine aldığı öğrenildi. Vakit'e konuşan uzmanların son uyarıları ise, yeni bir planı önceden deşifre etti.
“ÇIKIŞ YOLU ARANIYOR”
Eski Cumhuriyet Başsavcısı Reşat Petek, Adli Tıp Kurumu'nun kanunen kurulan resmi bilirkişi olduğunu belirterek, “Jandarma ya da Emniyet kriminal elbette inceleme yapabilir ancak mahkemelerin teknik uzmanlık isteyen raporlarını Adli Tıp Kurumu veriyor. Yani dikkate alınması gereken rapor, Adli Tıp tarafından hazırlanmış olandır. Buna rağmen 4. incelemenin talep edilmesi ve bunun kabul edilmesi manidardır. Türkiye'de devam eden hiçbir davada Adli Tıp Kurumu tarafından verilen rapordan sonra üst üste inceleme yapılmamıştır. Kaldı ki artık bir değil 4. incelemeden söz ediyoruz. Burada çok açık bir çıkış yolu arandığı gözüküyor” dedi.
BU OYUNA DİKKAT!
Çıkış yolu arayanların aklından geçen yeni planı deşifre edecek şekilde açıklamalarda da bulunan Petek, “Albay Çiçek imzalı belge gide gele orijinalinin başına bir şeyler gelecek. Gelmese bile bilinçli bir şekilde birileri tarafından şüpheler dile getirilecek. Şüphelerle birlikte de mahkemeleri etkilemeye yönelik kampanyalar başlatılacak. Dahası eğer bu belge kurumdan kuruma dolaşırken bir süre sonra ‘inceleme niteliğini kaybetmiş', ‘incelemeye esas olacak nitelikte özelliği kalmamıştır' denilirse de şaşırmam. Çünkü belge incelenmekten artık orijinal özelliğini kaybetme riski ile karşı karşıyadır” diye konuştu.
ÜNLÜ GRAFOLOG BORNOVALI DA UYARDI
İlk kez Savcı Petek'in gündeme getirdiği konuyu Vakit'e değerlendiren ünlü grafolog (Yazı Bilimci) Zeynep Bornovalı da, belge üzerinde defalarca inceleme yapıldığını hatırlatarak, “İncelemeye tabi tutulan belgelerin aslının çok iyi korunması gerekmektedir. İncelemelerde de belgenin yıpranmaması için büyük özen gösterilmelidir. Belgenin taşınması esnasında meydana gelecek lekelemeler belgenin orijinalliğinin yitirilmesine neden olur. Belgeler taşınma ve korunma ortamlarından bile etkilenerek bozulabilir. Bu da devam eden soruşturmayı olumsuz yönde etkileyebilir. Sonuçta 3 önemli inceleme yapılmıştır. Halen bir inceleme yapılacaksa bundan sonra belgenin çok daha titiz şartlarda ele alınması gerekmektedir. Her inceleme ile belgenin orijinal ömrünün kısaldığı unutulmamalıdır” uyarısında bulundu.
Kaynak: Yeni Akit.com.tr
Kullanıcı Girişi
Kullanıcı Kayıt
sizde yorum yapın SESİNİZİ DUYURUN
Üye girişi yapılmadan gönderilen yorumlar Misafir adı ile yayınlanır
ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan yorumlar okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan sonsayfa.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

he demeli
işiniz güçünüz sahte evraklara geçerlilik kazanması için çırpınmaktasınız..hangi uzman konuşursa konuşsun..komple teorilerinize geçerlilik sağlayamayacaksınız.
bu imza
bu imza sulandirilmaya calisiliyor..bugün her seyden bir sonuc cikarilabilirken, dünyada en gecerli ve anylizi kolay olan imza nin sahte gercek yada ona ait olup olmadigi tartisiliyor. buda demek...bu imza sulandirilmaya calisiliyor..bugün her seyden bir sonuc cikarilabilirken, dünyada en gecerli ve anylizi kolay olan imza nin sahte gercek yada ona ait olup olmadigi tartisiliyor. buda demek oluyorki, imza sulandirilmaya calisiliyor.imzanin kime ait oldugu aciktir, bu bir kurtarma operasyonuna dünüsmüs komedidir..o imza benim olsa yani su dursun cicegin yerinde ben olsaydim, simdiden beni infaz ederlerdi en azinadan ömür boyu iceri tikarlardi ama o dursun cicektir.farklidir.. ve bende onun icin Askeriyeye yargiya falan güvenmiyorum» Yorumun Devamı
önce sünni subayları attılar tek tek
AYNEN SURİYE BAASÇILARI GİBİ: Son 20 yıl içinde yargılanmadan YAŞ kararlarıyla uyduruk İRTİCA gerekçesiyle TSK den ilişiği kesilen tam 1665 Yurtsever Türk Subayından hepsinin SÜNNİ...AYNEN SURİYE BAASÇILARI GİBİ: Son 20 yıl içinde yargılanmadan YAŞ kararlarıyla uyduruk İRTİCA gerekçesiyle TSK den ilişiği kesilen tam 1665 Yurtsever Türk Subayından hepsinin SÜNNİ olması bir tesadüf müydü?..Ordudaki dindat sünni soykırımını, sünni müslüman tasfiyelerini kimler yaptı, yaptırdı; bunun hesabı sorulmayacak mı?..Dile kolay; son 20 yılda tam 1665 Türk Subayı; Sünni Müslüman Subay; TÜRK ORDUSU dan atıldı..Yargılanmalarına dahi fırsat tanınmadı..Yılmaz Ateş, Kemal Kılıçdaroğlu gibi Alevi CHP milletvekilleri; bu soykırıma ve tasfiyeye bugüne kadar ses çıkardılar mı, bir demokratikinsani tepki gösterdiler mi?...1665 Subayın her biri bir hikaye, bir dram, bir film konusu, bir bitmez destan..Bu insanlar; inanılmaz tazminatlar ödemek zorunda bırakıldılar..TSK den neden atıldıklarını bile bilemediler; ama onlara caniymiş gibi hiç bir kamu kuruluşunda iş verilmedi; kendilerinden selam bile kesildi..Bunalım geçirenler, ailesini geçiremeyip cinnet geçirenler, intihar edenler bile oldu..Onlara yapılan linç, zulüm, gadr ve işkence; Apo hainine ve onun yardımcılarına bile yapılmadı..Apo un en yakın adamları Ordu evlerinde, TBMM lojmanlarında CHPli milletvekili evlerinde saklandı..Yılmaz Ateş, Kemal Kılıçdaroğlu; bu sünni müslüman subay katliamına, soykırımına, tasfiyesine GIK deyip hiç ses çıkarmadı; aksine bu cinayet ve faşizm uygulamalarına destek verdiler..En son Kafes, Poyrazköy, Balyoz darbe planlarıyla da ortaya çıktı ki; yeni bir ASKERİ DARBE daha yaptıklarında; TSK den otomatik olarak kimleri atacaklar; hemen her rütbeden; isim isim ortaya çıktı..Suçları aynı hep; namaz kılmak, eşlerinin veya annelerinin başlarının örtülü olması, içki içmemek, zamparalık ve hırsızlık yapmamak..İşte TSK içinde yuvalanmış cuntaların ve ihanet şebekelerinin iç yüzü bu...Bunlar, bir İngilizden; Stalinden, Leninden yüz kat daha TÜRK ve İSLAM düşmanı ..Yeter artık, YETER..Laik Cumhuriyetimizi; 80 küsur yıldır soyup soğana çevirdiler..Ve yapmadıkları zulüm ve ihanet de kalmadı..NATO; ABD, İngiliz, Pentagon, MOSSAD, CIA paşaları, istihabaratçıları; mandacı mason ve maşaları; artık LAİK CUMHURİYETİMİZİ Türklere, gerçek Atatürkçülere bırakmalı; bu işgal güçleri bir an önce ülkeyi terketmeli..Onlara 3 ay süre..Efendilerinin yanına..İster Romaya, ister Brüksele, ister New Yorka, ister Londraya, ister Tel Avive yerleşsinler..Türkiye, Türklerindir..Ne mutlu Türküm diyene...NOT: Bir an önce 1665 mağdur ve mazlum, yurtsever, yiğit Türk Subayı için; tam 1665 ayrı film ve belgesel çekilmeli; 1665 ayrı BİYOGRAFİ ve ANI kitabı yazılmalı..TSK e, Milli Savunma Bakanlığı a, Başbakanlığa, YAŞ Başkanlığına 1665 dava açılmalı..1665 resim, belge, fotoğraf, dram sergisi açılmalı..81 ilde 1665 konferans verilmeli, bütün üniversitelerde 1665 panel düzenlenmeli...Bu subaylar adına 1665 ARAŞTIRMA ve STRATEJİ Akademisi, Merkezi açılmalı..» Yorumun Devamı