Yaz, ne olursan ol yine yaz - Sonsayfa Haberler Son Dakika

Yaz, ne olursan ol yine yaz

Mevlevilikle ilgili çeşitli araştırmalara imza atan bazı isimler Mevlana’dan esinlenilerek yazılan kitapların gerçeği yansıtmadığını savunuyor.

Yaz, ne olursan ol yine yaz
Son Güncelleme: 08:32 29 Haziran 2009, Pazartesi

Bugünlerde Mevlana adı karşımıza eskisine göre daha sık çıkıyor. Tarihçiler onu araştırıyor, ebiyatçılar, sinemacılar onun hayatından ilham alıyor, kimi dizeleri besteleniyor. Hatta otel lobilerinden restoranlara kadar her yerde sema gösterileri bile düzenleniyor. Sadece Türkiye’de değil son yıllarda tüm dünyada Mevlana’ya olan ilgi artıyor. ABD’de şiir kitapları çok satanlar listelerine giriyor. Hatta bir dönem Türkiye’de de yayınlanan Six Feet Underdizisinin son bölümünde bile Mesnevi’den alınmış sözlere yer verildi. Öte yandan Unesco’nun 2007’yi Mevlana yılı ilan etmesi Mevlana’nın bir popüler kültür öğesi olması sürecini hızlandırdı. Bu durum Mevlana’nın öğretisi yozlaştırılıyor mu sorusunu da akıllara getiriyor. Mevlevilikle ilgili çeşitli araştırmalara imza atan bazı isimler Mevlana’dan esinlenilerek yazılan kitapların gerçeği yansıtmadığını ve onu 1-2 kitapla tanımanın mümkün olmadığını savunurken, bazıları da Mevlana’nın doğru ya da yanlış ne olursa olsun anlatılması gerektiğini düşünüyor. Mevlana ve Mevlevilikle ilgili bu tartışmaları konunun taraflarına sorduk...

İÇİ BOŞ BİR İLGİ VAR
Mevlevilik ve tasavvuf konusunda yazdığı kitaplarla ve sohbetleriyle tanınan, Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu Müdürü Ömer Tuğrul İnançer Mevlana’ya olan güncel ilginin modadan ibaret olduğunu düşünenlerden. ‘Hemen herkes sanki babasının oğlundan bahseder gibi Hazreti Mevlana’dan ya da Şems’ten bahsediyor’ diyen İnançer Mevlana ile ilgili son dönemde yazılan eserleri sert bir dille eleştiriyor: ‘İnsanların akılları başlarında değil. O yüzden de Hz. Şems ile Hz. Mevlana arasındaki muhabbeti de anlamak istedikleri gibi anlatıyorlar. Öte yandan sema seyretmeye gelenlerin çoğu semazenlerin başı ne zaman başı dönecek de düşecek diye bakıyor. Dolayısıyla içi boş bir ilgi var. Biz de son dönemde özellikle bu yozlaşmanın önüne geçmek için çalışmalar yürüttük. Sonucunda bakanlık bir genelge yayınladı ve ona göre layık olmayan yerlerde, layık olmayan heyetler halinde sema yapılması artık yasak. Buna uymayanlar da kabahatler kanununa göre cezalandırılacak.’

AŞK CAHİLCE YAZILMIŞ
İnançer’e göre Türkiye’de Mevleviliği hem çok iyi bilenler hem de hiç bilmeyip kullananlar var. Mevlana’yı anlamak için öncelikle din olgusunun bilinmesi gerektiğinin altını çizen İnançer ‘Nasıl bir anatomi kitabını okuyup doktor olamıyorsak, iki kitap okuyarak da Hz. Mevlana anlaşılmaz’ diyor. İnançer’e Mevlana ve Şems’i konu edinen kitapları sorduğumuzda ise şu eleştirileri getiriyor: ‘Elif Şafak’ın kitabını okumadım ama Aşk ile ilgili bir gazeteye verdiği röportajı inceledim. Anladım ki Mevlana hakkında çok bilgisiz. Mesela 1248’de Bağdat’ta bir tekke tasvirinde dervişin biri patlıcan soyduğunu anlatıyor. Ama patlıcan Asya’ya Amerika’dan 1500 tarihinde gelmiş. O kadar cahil ki bunu böyle yazıyor. Ayrıca kitapta bir derviş kendi şeyhi için ‘Ben onun gibi miskin ihtiyar olmayacağım’ diyor. Oysa şeyhine miskin diyen adam zaten derviş olamaz. Onu böyle yanlış tanımaktansa hiç tanımamak daha iyidir.

Kitabı yazarken yoğun bir araştırma yaptım
Elif Şafak (Yazar): Romanımda dünü ve bugünü, doğusu ve batısı, ilahi ve dünyevi yönleriyle bir bütün olarak aşkı işledim. Dolayısıyla da romanın yolu Hz. Mevlana’dan, Tebriz’in güneşi Şems’ten geçti. Ben bir romancıyım. Bir hikaye anlatıyorum ve hayal kuruyorum. Okurları da bu hayale davet ediyorum. Kitabı yazarken yoğun bir araştırma yaptım. Ama zaten 15 yıldır Mevlevilik konusunda sürekli okuyorum. Tasavvuf kıyısı olmayan bir derya. Bu deryadan herkes kendi idrak seviyesine göre, kendi kabı kadar su çeker. Dolayısıyla benim için de öyle oldu.

Futbolla coşan bu halka doğru anlatsan bile istediği gibi anlar
Doç. Dr. Emin Işık (Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi): Mevlana ile ilgili her şey bir sektöre dönüştü. Ama Mevlana yanlış bile anlatılsa gençlerde doğrusunu öğrenme isteği uyandırır. Son dönemde yazılan kitaplarda bir olumsuzluk görmedim ama olsa bile yazarlar Mevlevi dedesi değil ki yüzde yüz doğruyu yazsın. Onlar kendilerine göre bir kurgu yapar. Okur da merak edip Mevlana’yı araştırmak ister. Zaten televizyon seyreden, futbolla coşan halka Mevlana’yı doğru olarak anlatsan bile onlar kendi istedikleri gibi anlar.

Sanatçılar bir etik kurul oluşturmalı
Prof. Dr. Kenan Gürsoy: (G.Ü. Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı, Felsefe Bölümü Başkanı) Hz Mevlana’ya olan ilgi kadar insanların onu ve çevresini doğru değerlendirmeleri de çok önemli. Örnek olmuş bir insanın hayatı yalan yanlış birtakım olaylara sahne olmuş gibi gösteriliyor. Böylelikle ona verdiğimiz değeri yozlaştırıyoruz.

Sanat kendince özgürdür ama elimizi vicdanımıza koymamız gerekiyor. Mevlana anlatılsın da doğru ya da yanlış önemli değil demek kabul edilemez. Bu konuda yapılması gereken ise Hz. Mevlana’nın hayatı anlatılırken doğruluğu kanıtlanmış belgelerden yola çıkmak. Dolayısıyla sanatçıların kendi içlerinde oluşturacakları bir etik kurul buna benzeyen durumlarda müdahil olabilir. Bu müdahale sanatın kendi içinden olduğu için tüm sorunlar daha kolay çözülür.

Mevlana sansasyon için yanlış anlatılmamalı
Esin Çelebi (Mevlana’nın 22. kuşak torunu): Nasıl bir heykeltıraş Hz. Mevlana’nın sözlerinden etkilenip heykel yapabiliyorsa, bir kuyumcu kolye yapıyorsa, ressam resim yapıyorsa yazar da tabiî ki Mevlana’dan etkilenebilir. Kendince içine roman özelliği olan bazı öğeleri de koyarak işleyebilir. Dolayısıyla Mevlana yanlış yansıtılmıyor. Ama sansasyon yaratmak için yanlış şeyler yazılmamalı.

Bu konuda daha fazla eser üretilmeli
Ahmet Ümit (Yazar): Bab-ı Esrar ile Mevlana’nın bilinmesi ve tanınmasını istedim. Üç yıllık araştırmamda yoğun olarak Mevlana ailesinin onayladığı metinleri okumaya çalıştım. Hem aklıma hem vicdanıma uygun bir hikaye kurdum. Elbette Mevlana’nın yüzde 100 doğru yansıtılamadığı yerler de olacak. Ama bu konuda daha fazla roman, film ve metin üretilmeli. Dolayısıyla herkes bir görüşe elbette başvuracak, yorumlayacak. Yorumlamalar sırasında elbette yanlışlıklar da olacak. Bunu bir tabu olarak görmemek lazım.

İlginin nedeni rant ve para
Hamit Çakmut (Mevlana Eğitim ve Kültür Derneği Başkanı): Son zamanlarda başımızı nereye çevirsek hemen her yerde semazenleri görüyoruz. Bunun nedeni de bu işten rant ve para sağlamak. Mevlana ile ilgili yeni çıkan eserleri de takip ediyorum. O kitaplarda genellikle Hz. Mevlana’nın yaşadığı dönemdeki psikolojik tahliller yapılmış. Özellikle Elif Şafak ve Ahmet Ümit kitaplarını yazarken iyi bir araştırma yapmış, yanlış bir bilgilendirmeye rastlamadım.

Haberi Paylaşın:

sizde yorum yapın SESİNİZİ DUYURUN


Üye girişi yapılmadan gönderilen yorumlar Misafir adı ile yayınlanır

ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan yorumlar okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan sonsayfa.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
escort izmir izmir escort izmir escort bayan porno porno izle antalya escort bursa escort buca escort izmir escort bayan bursa escort


Facebook Sayfamız

gordum ve ona odaklandimBayan kendisini tatmin ederken ben kendimden gecmistim okadar heyecanli porno seyret dakikalar yasadimki hepsini sizlerle paylasmak porno istedimTabi ben bu goruntuyu izlerken sIkim hd porno cok sertlesmeye basladi tamamiyla oraya odaklanmistim tabi ben sex izle bayani izlerken onun zevkten cigliklari kulagima gelmeye basladi hatun cok mobil porno izle seksi ve sergiledigi guzel vucudu paha sex hikayeleri bicilemez bir durumdaydi bende onu izlerken mastirbasyon porno yapmaya basladim ve bayana isaret porno izle vermeye calistim cok basarili oldum mobil porno beni farketti ve hic toparlanmadan beni evine davet porno izle etti ve delice sikip burnuma bosaldi