Alev Alatlı'dan Türk-Kürt analizi

Alev Alatlı: Kürt bir etnisitenin Türk bir milletin adı

Alev Alatlı'dan Türk-Kürt analizi
Son Güncelleme: 13:54 06 Ağustos 2010, Cuma

Etnik kimlikler üzerinden yürütülen politikaların öteki etnisiteleri tahrik ederek bumerang etkisi yapacağını belirten Alev Alatlı, 'Kürt' bir etnisitenin 'Türk' bir milletin adı' diyor

 

Türkiye, açılım tartışmalarının ortasında başlayan terör nedeniyle oldukça çetrefilli bir dönemden geçiyor. Bu zorlu süreç, kendisini siyaset gündeminde de oldukça net bir şekilde hissettiriyor. İşte böyle bir dönemde, Akşam gazetesinden Şenay Yıldız Türkiye'nin bilge kadınlarından olarak görülen yazar Alev Alatlı'nın kapısını çaldı ve sorularına yanıt aradı.

 

Türkiye'deki 'laik-dinci' diye tanımlanan bir kutuplaşmadan bahsediliyor. Sizce bu tanımlama doğru mu? Mevcut kutuplaşmanın ideolojik ve felsefi temelleri var mı?

Ben dindarlığın muhtelif derecelerini ifade eden bir sınıflandırmayı tercih ederdim: Bir uçta Asr-ı saadet dönemi şeriat yanlılarının, diğer uçta deistlerin, yani evrenin Allah tarafından yaratıldığına inanmakla birlikte Kuran-ı Kerim'in bütününü benimsemeyenlerin yer aldığı bir skala düşünün. Meseleyi böyle hayal ederseniz, Türkiye'de teokratik bir düzeni savunan birileri var olsa bile, sayılarının 'kutuplaşma' diyebileceğiniz boyutlarda olmadığını görürsünüz. Bakın, önümüz Ramazan, önce Bodrum boşalacak, sonra da 'laik' kutbunda olduğunu düşündüğümüz kesimlerin eğlence mekanları. Aynı şekilde, 'deist'ler de, 'kutup' oluşturacak nicelikte değiller. Benim gördüğüm hepimizin skalanın ortasının biraz sağında, biraz solunda yer aldığı. Ve değiştiği.

 

Bu değişimin nedeni nedir?

Uluslararası topluma eklemleniyor olmamız. Avrupa şampiyonu bir kadın atletiniz varsa, Fortune'un dünyanın en güçlü kadınları listesinin baş sıralarında yer alıyorsanız, bir Elif Şafak'ınız, bir Ayşe Arman'ınız tüm telmihleriyle oluşmuşlarsa, şeriat kutbundan hızla uzaklaşmışsınız demektir. Kadınlar üzerinden konuşuyorum, çünkü tüm semavi dinlerde ilk haliyle kalmışlığın başlıca göstergesi kadının konumudur.

 

HÜKÜMSÜZ BİR AÇILIM TERÖRÜ BİTİREMEZ

Pek çok kişi, 'terör biter' umudu ile Kürt açılımına destek verdi. Başbakan'ın da 'analar ağlamasın' söylemi biraz bu mantıkla ön plana çıktı. Terör ve Kürt sorunu arasında nasıl bir ilişki var?

Analar tabii ki, hiç ama hiç ağlamasın! Gözü yaşlı bir anayı iyileştirecek ne dünyevi, ne de ilahi bir ödülün olmadığını biliyorum. Öte yandan, münferit bir etnisiteye dönük olduğunu vurgulayan 'Kürt açılımı' türünden bir tanımı hükümsüz buluyorum. Hükümsüz bir açılımın terörü bitirebileceği düşüncesinin ise fevkalede nahif olduğu ortada.

 

BUMERANG ETKİSİ

Önce İnegöl, ardından da Hatay'da Kürt kökenli vatandaşlarımızı hedef alan birtakım olaylar yaşadık. Siz bu olayların perde arkasını nasıl okuyorsunuz?

Az önce ifade etmeye çalıştığım gibi, etnik farklılık vurgulayan her hüküm, her icraat, kendi içinde ayrımcılık barındırdığı gibi, eninde sonunda 'öteki' etnisiteleri de tahrik ve tehdit edecektir. Bir tür bumerang yapar. Unutmayın ki, ortada fol yok yumurta yokken, provokasyon 6-7 Eylül olaylarını tetiklemeyi başarabildi. Tavuk kümesine tilki girmeye görsün!

 

Bu tarz bir provokasyon kimin çıkarına olabilir?

PKK'nın varlığından kimler nemalanıyorlarsa, onların. Silah satıcılarından, siyasi kariyerlerini bunun üzerine bina edenlere, uyuşturucu tüccarlarından bölgede oynanan siyasi köşe kapmacının hırslı aktörlerine varıncaya kadar, geniş bir yelpazeyi oluşturanların tümünün işine gelir. Türkiye'nin bu iş için harcadığı milyar dolarları düşünün, bu harcamalardan nemalanan ulusal ve ulusal olmayan birimler hangileridir? Tek ve doğrudan bir cevabı yok bu sorunun.

 

AKLIMIZI BAŞIMIZA TOPLAMA ZAMANI

Bu çerçevede, Türkiye'de Kürt-Türk ayrımı son dönemde keskinleşiyor mu? Geçen sene açılımla başlayan süreç bu ayrışmayı nasıl etkiledi?

Bunu bilemem, elimde yeterli veri yok. Ama aklımızı başımıza toplamanın zamanıdır. Ağzımızdan çıkanın, kulağımızın bile değil, mantığımızın süzgecinden geçmesi gerekir.

 

Bu sözleriniz kime? Siyasetçilere mi, halka mı?

Siyasetçiyi halk doğurur, halkı da siyasetçi. Simbiyotik bir ilişkidir, biri diğeri olmadan yaşayamaz. Onun için diyorum, romantik spekülasyonları bir yana bırakıp meselenin özüne bakmak gerekir. Türk-Kürt ayrımı ifadesinin de anlamsız olduğunu söyleyeyim. 'Kürt' bir etnisitenin, 'Türk' bir milletin adıdır. Yani, 'Türk' derken, farklı etnisitelerden oluşan bir 'bütün'den bahsederiz. 'Irk' ya da 'soy' bağlamında bir nitelikten değil. Hal böyle olunca, bu ifade de bir gerçekten çok bir 'niyet'in, bir 'temenni'nin seslendirilmesidir.

 

KÜRT SOLUNA KULAK VERİN

'Ben bir Kürt aydını olsam' başlıklı yazılarınızda oldukça önemli tespitler yapmıştınız geçmişte. Bugünün koşullarına uyarlarsanız, bir Kürt aydınına ne önerirdiniz?

'Gerçeklik kontrolü' yapmasını önerirdim. Pilotların kullandıkları bir 'check-list' gibi düşünün. Uçağınız havada kalacaksa, başta pilot olarak kendi beceriniz olmak üzere, 'olmazsa olmaz'lar vardır, öyle değil mi? Böyle bir 'gerçeklik kontrolü'nden bahsediyorum. Coğrafi, tarihsel, sosyolojik, ekonomik, kurumsal, dinsel, kültürel temeller... vs. Romantizme dalmadan, dolduruşa gelmeden irdelenmelidir. Bakın, kimse kimseye 'kendisine bir millet inşa etsin' diye yardım etmez. Yeterli altyapınız, azminiz ve gerekçeniz varsa, bunu kendiniz yaparsınız. Bu çerçevede, necip basınımızın sesini duymadığı bir DSİP, Devrimci Sosyalist İşçi Partisi vardır. Adı üstünde devrimci gelenekten gelir. 'Kürt sorunu, Kürtlerin bir ulus olduğunun tanınması meselesidir' öncülüyle başlar ve 'Kürtler, millet olmamışlardır. Çünkü burjuvazi önderliğinde devrim yapmışlıkları yoktur. Abdullah Öcalan'ın gerici önderliğinde, Amerikan ve AB emperyalizmine dayanarak millet olunamaz' diye sürdürürler. Kürt aydınlarının, Kürt soluna kulak vermelerini önerirdim. Kürt aydınlarının mı? Haşa! Aydın sıfatını kendisine layık gören her etnisiteden mürekkep yalamışların!

 

Kim temsil ediyor Kürt solunu?

Ben toplumcu gerçekçi bir gelenekten bahsediyorum. Sanmayınız ki böyle bir gelenek yoktur, ya da yoktu. Adı şu olur, bu olur, fraksiyonlara ayrılır ama özde oradadır. Kürt solu ayakta kalabilseydi, İmralı'daki naşerifin haddine düşmemişti, sarok diye biji çektirmek çoluğa çocuğa.

 

KILIÇDAROĞLU ELEŞTİRİSİ

CHP'nin yeni liderinin söylemlerini Türkiye'de solu yeniliklerin öncüsü yapabilecek ve iktidara taşıyabilecek bir söylem olarak görüyor musunuz?

Hayır, ne yazık ki, ne 'sol' görüyorum, ne de 'söylem!.' Ne yazık ki, ünlemimi timsahın gözyaşı gibi de görmeyin. TBMM'de sahici bir muhalefetin var olduğunu görmek isterdim. Olmadı. Dilbazlık, devlet adamlığı ile örtüşen bir nitelik değildir.

 

Eksen kayması fantastik ve çocuksu

İngilizce dışında dil bilmeyen, bırakın Ortadoğu'yu Avrupa'yı bile e-mailler üzerinden ve gökdelenlerinden değerlendirmeye razı olan Amerikan basınına bakarak, eksen-kayması gibi kaygıları fantastik ve çocuksu buluyorum. Dış politikada yeni yeni gördüğümüz haysiyetli tutumun kalıcı olmasını dilerim. Yeri gelmişken, ifadesini Kılıçdaroğlu'nda bulan taşra, dilerseniz küçük burjuva, temkinliliğinin düşüncesini bile korkutucu buluyorum.

 

Etnik kimlikler üzerinden siyaset rasyonel değil

'Açılım' ya da başka bir şey, etnik kimlikler üzerinden yapılan siyaset rasyonel değildir. Rasyonel olmadığı için de, rasyonel sonuçlar alınamaz. 'Demokratikleşme'ye gelince, o da adı konmuş bir etnisite için değil, tüm yurttaşlar için alınması gereken bir dizi önlemler mahiyetindedir. Öyle olmalıdır. Unutmayın ki, 1948 Beyannamesi'nin adı İnsan Hakları Beyannamesi'dir. Türk, Kürt ya da Ermeni hakları beyannamesi değil.

 

ÇOCUKLARIMIZI 'PAŞAM' DİYE SEVERİZ

YAŞ'a az bir zaman kala, aralık ayından önce mahkemeye çıkarılamayacak olan 102 sanık hakkında Balyoz Darbe Planı iddiaları nedeniyle yakalama kararı çıkarılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ordu, bir ulusun kendinde olduğunu hayal ettiği değerleri temsil eder. Bizimki veya bir başka ulusunki, 'ordu' esas itibarıyla bir mistifikasyondur. Bir ulusun kendisinde olduğunu vehmettiği yüksek ahlak, fedakarlık, cesaret, inanç, ölüme meydan okuma gibi, yüce değerleri temsil eder. Örneğin, 'Rusya, Rus ordusudur' derlerken Ruslar, ifade ettikleri budur. Biz, çocuklarımızı 'Paşam' diye severken, gelecek kuşaklar için temenni ettiğimiz vasıfları belirtiriz. Kızıl Ordu, 1990'ların başında kolu kanadı kırılıp, ünlü korosu 'Oynama şıkıdım şıkıdım' diye çadır tiyatrosu misali turneye çıkmaya mecbur bırakıldığında, Putin, onca gücüne rağmen Beslan'ı bile kontrolu altına alamamıştı. Kıssadan hisse: Eşkıya muamelesi yaptığınız bir komutanın verdiği ölüm emrine itaat edilmesini beklerseniz, çok hüsrana uğrarsınız.

 

MAVİ MARMARA BAŞARIYA ULAŞTI

Siz Filistin konusunda da özel çalışmalara imza attınız. Gazze'ye Mavi Marmara ile yardım gönderilmesinin ardından İsrail'in 9 Türk'ün öldürülmesine neden olan olayları nasıl değerlendiriyorsunuz? Filistin sorununa katkı yapmak adına doğru eylemler midir bunlar sizin gözünüzde?

Kesinlikle! Gerek IHH, gerekse partneri olduğu Free Gaza Hareketi'ni içim titreyerek desteklediğimi söylemeliyim. Evet, şehit vermiş olmamıza karşın, başarıya ulaştılar. Evet, Türkiye Cumhuriyeti hükümeti vatandaşlarına her halukarda sahip çıkmayı bildi. IHH, Birleşmiş Milletler tarafından danışmanlık statüsü tanınmış 3000 örgütten birisi, ECOSOC üyesi, STK olduğundan, devlet adına daha fazlası, sapla samanı karıştırmak olurdu.

 

MEDYANIN SATIR ARALARINI OKUYOR

Beykoz'daki evinden bazen aylarca hiç çıkmayıp, çalıştığını anlatan Alatlı, toplumdaki değişimi medyanın kullandığı popüler kelimeler üzerinden analiz ettiğini anlatıyor.

 

Haberi Paylaşın:

sizde yorum yapın SESİNİZİ DUYURUN


Üye girişi yapılmadan gönderilen yorumlar Misafir adı ile yayınlanır

ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan yorumlar okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan sonsayfa.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.



Facebook Sayfamız

gordum ve ona odaklandimBayan kendisini tatmin ederken ben kendimden gecmistim okadar heyecanli porno seyret dakikalar yasadimki hepsini sizlerle paylasmak porno istedimTabi ben bu goruntuyu izlerken sIkim hd porno cok sertlesmeye basladi tamamiyla oraya odaklanmistim tabi ben sex izle bayani izlerken onun zevkten cigliklari kulagima gelmeye basladi hatun cok mobil porno izle seksi ve sergiledigi guzel vucudu paha sex hikayeleri bicilemez bir durumdaydi bende onu izlerken mastirbasyon porno yapmaya basladim ve bayana isaret porno izle vermeye calistim cok basarili oldum mobil porno beni farketti ve hic toparlanmadan beni evine davet porno izle etti ve delice sikip burnuma bosaldi