İsrail'e 'Günah benden gitti' dedik

Ortadoğu Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya, Türk dış politikasındaki değişimi anlattı:

İsrail'e 'Günah benden gitti' dedik
Son Güncelleme: 08:47 16 Eylül 2011, Cuma

Ortadoğu Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya, Türk dış politikasındaki değişimi anlattı:

Barış için 'kim olursan ol' denilerek masaya çağrılıyordu. Tunus sonrası söylem değişti. Türkiye artık doğruya doğru eğriye eğri diyor...

Arap baharıyla birlikte yeni bir Ortadoğu şekilleniyor. Peki Ortadoğu'da nasıl bir değişim olacak? Bu durum ilişkilere nasıl yansıyacak? İşte Şehir Üniversitesi Rektörü Prof. Gökhan Çetinsaya'nın yorumları: 

- İsrail konusunda Ankara açısından bardağı taşıran son damla, New York Times'a sızan BM raporu mu?
Kriz iki boyutlu. Biri Mavi Marmara sonrası izlenen görüşme süreci ve raporla gelinen nokta. İkincisi yeni kurulan Ortadoğu'da İsrail'le Türkiye'nin karşı karşıya gelmesi. Türkiye- İsrail arasında görüşme trafiği oldu. Tıkanıklıklar sonucu bu noktaya gelindi.

- Ne gibi tıkanıklıklar oldu?
Birkaç kere uzlaşmaya çok yaklaşıldı. Aniden İsrail süreci bozdu. Başta böyle miydi? Türkiye, İsrail ve Suriye arasında barış görüşmelerini neticelendiriyordu ki Gazze olayı patlak verdi. Türkiye kendini ofsaytta hissetti. Mavi Marmara olayı olmasa ertesi sabah Dışişleri Bakanı, İsrailli muhatabıyla New York'ta görüşecekti. Mavi Marmara'dan sonra bile diplomasi trafiği yürütüldü.

'GÜNAH BENDEN GİTTİ' DİPLOMASİSİ
- Yani Türkiye diplomasinin tüm gereklerini yaptı...
Sadece Mavi Marmara değil, ister Suriye ister Libya olsun Türkiye muhataplarını iknaya çalışıyor. Diplomasinin yetersiz kaldığı noktada 'günah benden gitti' deyip diğer yöntemlere başvuruyor. Uluslararası hukuk dışı bir hareket değil bu.

- Raporu sızdıranın amacı ilişkileri tamamen koparmak mı?
Şüphesiz ama ne Mavi Marmara olayı ne Palmer Raporu tek başına incelenecek olaylar değil. Arkasında üç resim var: Yeniden şekillenen Ortadoğu, Arap Baharı ve Filistin Devleti'nin BM'de kabul edilip edilmeyeceği. Ortadoğu'da kartlar yeniden karılıyor.

- Değişen parametreler Türk dış politikasına nasıl yansır?
2002 öncesi Ortadoğu'ya yönelik iki eksen vardı. Biri İran-Irak ekseni. Türkiye, Atatürk döneminden bu yana İran ve Irak ilişkilerinde bir düzen oturtmuştu. Şam ve Kahire'den ise uzak durmuştu.  2002'den sonra yeni dış politika tanımlandı. AK Parti döneminde demokrasiden, hukuk devletinden, İslam ülkelerinin otoriter rejimden kurtulmalarının yararından bahsedildi. Fakat Irak'ta yaşanan tecrübeden sonra bu söylemde değişiklik oldu. Ülkeleri rejim değişikliğine zorlamanın zarar getirdiği görüldü. Türkiye evrimci bir çizgi izlemeye başladı. Suriye örneğindeki gibi.

'ORTA SINIF'IN KORUNMASI ÖNEMLİ
- Nasıl bir çizgi bu?
Türkiye, ne kadar diktatörlük olursa olsun bu devletlerle ilişki içine giriyor, yavaş yavaş kendi fikirlerine adapte ediyordu. Çünkü yalnızlaşan devletler radikal kararları daha hızlı alır. Türkiye ekonomik ambargoya bile karşı çünkü orta sınıfları da yok edersiniz. Orta sınıfın yok olması yeni rejime geçişi engellemek demek. Irak savaşından sonra iki kamp ortaya çıkmaya başladı. Biri Amerikan karşıtları-İran taraftarları. Diğeri Amerikan yandaşları-İran karşıtları. Türkiye iki kampın da toplantılarına katıldı ama içinde yer almak istemedi.

- Ne yaptı peki?
'Bu büyük bir fırsat, gelin birlikte barış kuralım, aynı masaya oturalım' dedi. Suriye'de çok başarılı oluyordu. Neredeyse Suriye'yi İran'ın dairesinden çıkarıp, uluslararası sistemle buluşturuyordu. Ama Tunus'taki seyyar satıcı barutu ateşledi. Ortadoğu sarsılmaya başladı, Türkiye'nin söylemi 3. kez değişti.

- Değişen söylemde ne var?
'Kim olursan ol, gel masanın etrafında hep birlikte oturalım, ortak yol bulmaya çalışalım' söylemi sürdürülemez oldu. Türkiye 'doğruya doğru, eğriye eğri' demeye karar verdi. Bu dönüşümde etik olarak doğru yerde olmak istiyor. Diktatörleri değil, Arap baharı sürecini destekleyen ülke olmak istiyor.

SAMİMİYETTE KAZANAN TÜRKİYE
- Başbakan'ın Ortadoğu gezisi nasıl bir mesaj içeriyor?
Başbakanın son gezisi 'maddi ve manevi olarak yanınızdayız' mesajı içeriyor. Amaç ağabeylik yapmak değil. Zaten artık ağabeylik yapmak, model olmak mümkün değil. Kurucu rol almak bu, doğal süreçleri kolaylaştırmak. Bence bu süreçte samimiyet sınavından geçen tek bir ülke Türkiye.

Kaybeden İsrail olacak
-  İsrail-Türkiye ilişkisinin kopma noktasına geldiği söyleniyor. Kazanan kim olur?
Ortadoğu'nun değişimi noktasında kazanan Türkiye, kaybeden İsrail.  Türkiye'ye daha çok ihtiyacı olan taraf İsrail. Türkiye vizyonu, amaçları doğrultusunda İsrail karşısında hakkını aramasaydı o iddiasından vazgeçmiş olacaktı.

-  İran'la da kopma noktasına gelinebilir mi?
Arap Baharı'ndan en rahatsız olan ülkelerden biri İran. Türkiye'nin Ortadoğu'da yükselen değer olması da hoşuna gitmiyor. İsrail Batı kampının üyesi olarak Türkiye'yle restleşiyor ama İran'ın Batı kampının istenmeyen çocuğu olarak ipleri koparmak istemeyeceğini düşünüyorum. İsrail 'nasılsa büyük ağabeyler bizi barıştırır' güvencesi içinde.

- 'Obama Amerikası denge siyaseti izliyor, İsrail'e sahip çıkıyor' diyorsunuz.
İsrail meselesi Amerika için dış değil iç politika meselesi. Obama'nın Cumhuriyetçilere muhtaç olduğu bir dönemde, Ortadoğu'da keskin politikalar izlemesi kolay  değil. Ortadoğu'da sorunlara son vermek İsrail-Filistin barışını sağlayabilmekten geçer. İsrail'i ikna etmek lazım. Arap Baharı dediğimiz dönüşümler tamamlanıp meydanlardaki insanların iradeleri dış politikaya yansımaya başladığında İsrail'in işi daha da zorlaşacak. 1979 sonrası tanımlanan Camp David düzeni değişecek. Amerikan mali desteğiyle süren rejimler, İsrail'le sorun çıkarmıyordu. Ama bu zımni anlaşmanın yürümesi mümkün değil.

- Türkiye'nin Filistin'i tanıması dengeleri değiştirir mi?
Amerika veto hakkını kullanacağını söyledi. Türkiye ise desteğini sürdürecek ama bunalıma dönüşeceğini zannetmem.

OYUN BOZUCULARLA ARA AÇILIYOR
- Arap Baharı'nı destekleyen Türkiye'nin hangi ülkelerle arası açıldı?
Türkiye Ortadoğu'da oyun kurucuysa, barış söylemini desteklemeyen iki oyun bozucu vardı. İsrail ve İran. Türkiye onları da aynı masada tutmaya çalışıyordu. Ama Arap Baharı'yla İran'la araya soğukluk girerken; İsrail'le ilişkiler sürdürülemez noktasına geldi.  Palmer raporu ile de ilişkiler koptu diyebiliriz.

PKK'YA SİLAH VERSE DE DURUM DEĞİŞMEZ
- İsrail'in PKK'yı destekleyeceği de söylentiler arasında.
İsrail 1960'lardan başlayarak Ortadoğu'da Arap dünyasına karşı Kürt hareketlerini desteklemiştir. Kuzey Irak'taki Kürt yönetimiyle ilişkisini düzenlemiş Türkiye karşısında böyle bir şey yapabileceğini, yapsa da etkili olabileceğini düşünmüyorum.

- Kuzey Irak yönetimi ikili oynuyor olabilir mi?
Yeni Ortadoğu'da İran sorunu da var. İran'ın elinin güçlenmesinden Kürt yönetimi rahatsız ve Türkiye dengeleyici bir unsur. Kar-zarar hesabı yapıldığında politika değişikliğine gidileceğini sanmıyorum.

- İsrail PKK'ya destek verirse, Türkiye ne kadar etkilenir?
Türkiye'ye istediği zararı verebilir mi bilmiyorum. Çünkü Türkiye'nin iç sorunlarını çözmesi daha önemli. Zaten Kandil'de zapt edemediğiniz bir güç var. İsrail birkaç ton silah gönderdiğinde farkı fark etmeyeceğiz. Kürt sorununa müdahalesiyle Türkiye'ye çok zarar veremez ama Ermeni meselesinde durum değişebilir. O noktada bile Türkiye geri adım atmamalı. Türkiye ne kadar çabuk bu diyeti reddederse milli çıkarımıza yarayacak olan bu olur.

YENİ İKİLİ MISIR-TÜRKİYE
- Arap Baharı Ortadoğu'daki ilişkileri nasıl etkiler?
Yeni şekillenen Ortadoğu'da, Körfez ülkeleri ve Suudi Arabistan'ı ayırmak istiyorum. Onların siyasi, iktisadi ve sosyal yapıları farklı. Ama Irak İran'a yakınlaşırken, Suriye İran'dan uzaklaşacak gibi gözüküyor. Eğer trend böyle giderse, Türkiye'nin Mısır ve bölge ülkeleriyle işbirliğine gidebileceğini öngörebiliriz. Bu da Ortadoğu'daki dengeler açısından yepyeni bir olay olacaktır. Ayrıca İran'daki rejim de değişmezse, Ortadoğu'da 'Türkiye Sünni, İran Şii rejimlerinin tarafında' gibi bir ayrışma da olabilir.

 

Kaynak: Akşam Gazetesi

Haberi Paylaşın:

sizde yorum yapın SESİNİZİ DUYURUN


Üye girişi yapılmadan gönderilen yorumlar Misafir adı ile yayınlanır

ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan yorumlar okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan sonsayfa.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.



Facebook Sayfamız

gordum ve ona odaklandimBayan kendisini tatmin ederken ben kendimden gecmistim okadar heyecanli porno seyret dakikalar yasadimki hepsini sizlerle paylasmak porno istedimTabi ben bu goruntuyu izlerken sIkim hd porno cok sertlesmeye basladi tamamiyla oraya odaklanmistim tabi ben sex izle bayani izlerken onun zevkten cigliklari kulagima gelmeye basladi hatun cok mobil porno izle seksi ve sergiledigi guzel vucudu paha sex hikayeleri bicilemez bir durumdaydi bende onu izlerken mastirbasyon porno yapmaya basladim ve bayana isaret porno izle vermeye calistim cok basarili oldum mobil porno beni farketti ve hic toparlanmadan beni evine davet porno izle etti ve delice sikip burnuma bosaldi