Katliam beyazperdeye taşınıyor - Sonsayfa Haberler Son Dakika

Katliam beyazperdeye taşınıyor

Dünyayı ayağa kaldıran fotoğraflar film oluyor

Katliam beyazperdeye taşınıyor
Son Güncelleme: 18:14 03 Haziran 2011, Cuma

Deniz Öner/Hürriyet

İran-Irak savaşı sırasında Irak uçaklarının Halepçe`ye düzenlediği ve 6 bine yakın insanın yaşamını yitirdiği kimyasal saldırıyı hem çektiği fotoğraflarla hem de üst düzey yetkililerle yaptığı röportajlarla katliamı an be an yaşatan Türk gazeteci Ramazan Öztürk, şimdi kendi yaşadıklarını beyazperdeye taşıyor.

Aslında hepimiz onu Halepçe’de yaşananları çektiği fotoğraflarla özellikle de katliamın sembolü haline gelen ‘Sessiz Tanık’ fotoğrafıyla tanıyoruz. Ramazan Öztürk yaşanan kanlı günleri hem yerinde yaşadı hem de fotoğraflayarak büyük bir gazetecilik başarısına imza attı.

Halepçe'de toplam 6 bin insan öldü. Harabeye dönen şehirin bir sokağında, son nefesinde bile çocuğunu düşünen yaşlı bir adamın fotoğrafı dünyayı ayağa kaldırdı.

Dile kolay sekiz buçuk yıl süren İran-Irak Savaşı'nı başından sonuna kadar cephelerde izleyen Ramazan Öztürk katliamın sembolü haline gelen fotoğrafı ‘Sessiz Tanık' ismini filmine de verdi. 'Sessiz Tanık'ı “Uluslararası İlk Kürt Filmi olarak kabul edilen bu filmin senaryosunu okuyan Türk, Kürt, Arap… herkes ağlıyor.” sözleriyle anlatıyor.

Sohbet sırasında çok heyecanlı ve çok mutlu olduğu her halinden belli olan Öztürk ayrıca filmin kalitesi söz konusu olunca da oldukça iddialı. Yılların gazetecisi Ramazan Öztürk 10 milyon dolar bütçelik filmi hakkında tüm ipuçlarını ilk kez hurriyet.com.tr’ye anlattı.

‘Halepçe Katliamı’nda yaşadıklarınızı beyazperdeye yansıtmaya ne zaman karar verdiniz?

Film yapma fikri aklımda hep vardı. 2009’un Mart ayında Bağdat’ta Kimyasal Ali’nin davasına tanık sıfatıyla katıldığım sırada, televizyonlara ilk kez resmen katliamı filme çekeceğim açıklamasını yaptım.

Film projesinin üzerinde de 2 buçuk yıldır çalışıyoruz. Hikâye hazırdı ama ortada senaryo yoktu. Daha sonra Ünal Küpeli’yle birlikte hikâyeyi senaryolaştırdık. Ortaya çıkan senaryo gerek Türkiye’de gerekse Irak’ta çok beğenildi. Senaryo bittikten sonra, ki bu da 1 buçuk yıllık bir süreyi kapsıyor, filmin hayata geçmesi için görüşmeleri sürdürüyorum.

TÜRKİYE’DEN BANA DESTEK GELMEZDİ

Filmi kendi imkanlarınızla mı çekiyorsunuz?

Kuzey Irak Kürt Bölgesel Yönetimi destek veriyor. Zaten senaryo Irak’ta Kültür Bakanlığı tarafından aylarca incelendi ve öyle onaylandı.

Onların destek vermeleri daha doğru. Çünkü hikâye onların hikâyesi. Evet, ben gazeteci olarak yaşananlara tanık oldum ama dediğim gibi hikâye onların hikâyesi.

Peki Türkiye’den destek almayı düşünmediniz mi?

Hayır. Çünkü destek gelmezdi.

Senaryoyu okuduktan sonra nasıl tepki gösterdiler peki?

Özellikle Irak halkı çok sevindi bu proje karşısında. Önce Kültür Bakanlığı tarafından incelenen bu senaryonun kendileri için bir ilk ve çok kapsamlı bir hikaye olduğunu söylediler.

Yetkililer geçtiğimiz Cumartesi beni çağırdı ve bu projenin üst düzeye de kabul gördüğünü söyledi. Bu güne kadar Kürtler ve Halepçe üzerine hazırlanan birçok proje arasında uluslararası bir yere sahip olduğunu ve gerçekleşmesi için her türlü desteğin verileceğini belirttiler. Bununla birlikte iş adamlarından da sponsor olarak katkı beklediklerini dile getirdiler.

O halde uluslararası ilk Kürt filmini Türkler çekiyor diyebiliriz…

Evet, film Türkiye’den çıkacak.

Filmin bütçesi ne kadar?

10 milyon dolar gibi bir bütçeyle başlıyoruz.

Filmin yönetmeni kim?

Yönetmen, filmin senaristliğini de yapan Ünal Küpeli olacak. Ama filmi tek yönetmenle çekmeyeceğiz. Bir de uluslararası alanda ün yapmış Fransız yönetmenimiz olacak.

OYUNULAR DÜNYA SİNEMASINA YAKIŞACAK NİTELİKTE

Filmi izleyenler bir belgesel mi izleyecek yoksa sizin ‘Halepçe Katliamı’nda yaşadıklarınız mı?

Ana kurgusu bir gazetecinin yani benim yaşadıklarım olacak.

Filmde yer alacak oyuncular belli mi?

Filmde iki başrol var. Bir gazeteci erkek yani ben, diğeri ise sınır tanımayan bir kadın doktor. Bu rolleri oynayacak isimlerle şu anda görüşmelerimiz devam ediyor. O yüzden isimleri söylemek çok doğru olmaz. Ama şöyle bir şey söyleyebilirim, Avrupa filmlerinde sıkça rastladığımız ve çok hayranı olan isimler olacak.

Neden Türk oyuncuları oynatmayı düşünmediniz?

Bu iki kişinin dışındaki diğer oyuncular Türk olacak. Yine onlar da kamuoyunca çok sevilen ve takdir gören isimler olacak.

Peki neden Türk oyuncular başrollerde yer almadı?

Şöyle ki benim o dönemdeki yaşım 31. O yaşlardaki Türk oyuncular da benim içime bir türlü sinmedi. Aslında biz bu filmi sadece Türkiye’ye yapmıyoruz. Tüm dünya sineması için yapıyoruz. O yüzden de filmde yer alacak başrol oyuncularının dünya sinemasına yakışacak nitelikte olmasını tercih ettik.

Türkiye’de yok mu o halde 30’larında tecrübeli isimler?

Mesela benim gönlüm çok isterdi ki bu filmin başrolünü yani beni, Şener Şen ya da Haluk Bilginer oynayabilsin. Ama dediğimiz gibi daha genç bir oyuncuya ihtiyacımız var.

Film çok gerçek bir hikâye o halde.

Gerçek hikaye olması bu filmin en önemli özelliği. Hikaye,1987’de Talabani’nin Türk teknisyeni kaçırmasıyla başlıyor, 2009’un Mart ayında Bağdat yüksek mahkemesinde Kimyasal Ali’nin davasında tanıklık etmemle bitiyor. Yani 22 yıllık gerçek bir süreci anlatıyor.

Çekimler nerede gerçekleşecek?

Ayrıca film sadece lokal bir bölgede çekilmiyor. Filmin içerisinde 4 farklı ülkede de çekilecek. Çekimlerin yüzde 80’i de hikâyelerin gerçekte geçtiği yerlerde olacak.

Madem çekimler gerçek mekânlarda çekilecek o halde halk da film de yer alacak…

Evet, yerel halk filmin diğer oyuncuları olacak. Çekimlerin gerçekleşeceği yerlerde halkla konuşulup anlaşıldı ve hepsi hazır.

TÜRKİYE’DEN BANA ÖDÜL GELMEZ

Filminizi bir festival filmi olarak mı yoksa gişe filmi olarak mı görüyorsunuz?

Festivallerin hepsini deneyeceğiz. Buna Cannes da dahil. Filmin izleneceğini ve gişede çok iş yapacağını düşünüyorum. Her ne kadar sinema eleştirmenleri ikisinin bir arada olacağını düşünmese de bu film hem gişe hem de festival filmi olacak.

Filminizin Türkiye’de ödül alacağını düşünüyor musunuz?

Hayır, ödül vereceklerini zannetmiyorum. Ben Türkiye’de ödüllerin yerine gittiğine inanmıyorum. Ön yargılı da olmak istemiyorum ama Türkiye’de 88’den bu yana hiçbir yarışmaya katılmayan ben bu filmle de ödüllendirileceğimi zannetmiyorum.

Haberi Paylaşın:

sizde yorum yapın SESİNİZİ DUYURUN


Üye girişi yapılmadan gönderilen yorumlar Misafir adı ile yayınlanır

ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan yorumlar okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan sonsayfa.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
escort izmir


Facebook Sayfamız

gordum ve ona odaklandimBayan kendisini tatmin ederken ben kendimden gecmistim okadar heyecanli porno seyret dakikalar yasadimki hepsini sizlerle paylasmak porno istedimTabi ben bu goruntuyu izlerken sIkim hd porno cok sertlesmeye basladi tamamiyla oraya odaklanmistim tabi ben sex izle bayani izlerken onun zevkten cigliklari kulagima gelmeye basladi hatun cok mobil porno izle seksi ve sergiledigi guzel vucudu paha sex hikayeleri bicilemez bir durumdaydi bende onu izlerken mastirbasyon porno yapmaya basladim ve bayana isaret porno izle vermeye calistim cok basarili oldum mobil porno beni farketti ve hic toparlanmadan beni evine davet porno izle etti ve delice sikip burnuma bosaldi