"PKK 30 milyar dolarlık marka" - Sonsayfa Haberler Son Dakika

"PKK 30 milyar dolarlık marka"

Tantan on iki haftadır teröre karşı çözüm konusunda yaptığı önerilerine yenilerini ekleyerek 'PKK terör örgütü 30 Milyar Dolarlık bir markadır' sözünün arka planını açıkladı.

"PKK 30 milyar dolarlık marka"
Son Güncelleme: 11:46 19 Temmuz 2010, Pazartesi

Yurt Partisi Genel Başkanı ve eski İçişleri Bakanı Sadettin Tantan özellikle son iki haftadır teröre karşı çözüm konusunda çarpıcı açıklamalar yapıyor. İktidar ve muhalefete de önerilerde buluyor. Biz de Gazete Yurt olarak Tantan’la son dönem gelişmeleri ve teröre karşı “Eğer Yurt Partisi iktidara gelirse ne yapacağını” konuştuk. İşte o röportaj: 

GAZETE YURT- “Terör ve teröristle mücadele TSK’ya havale edilemez” diyorsunuz. Neden böyle bir açıklama yaptınız? Kim terörle mücadele edecek?

SADETTİN TANTAN- 2002 yılından bu yana iktidar partisi, “hak ve özgürlükleri sağlıyorum” derken, Türkiye’yi bölmek ve parçalamak isteyen silahlı ve silahsız terör örgütlerine psikolojik özgürlük havası veriyormuş gibi bir durum ortaya çıktı. Güvenlik ayağının içi boş bırakıldığı ortaya çıktı. Teröristle mücadelede de sadece asker vardır ve hem kolluk güçleri hem TSK da yetkisizlikten dolayı hak nezdinde itibarsızlaştırmıştır. Türkiye’deki yasal alt yapılar, suç oluşmadan önleyici tedbirler bakımından, yasal anlamda büyük boşluklar içermektedir. Önemli olan önleyici hareket kabiliyetidir. Yeni düzenlemelerle terörle mücadelenin hukuk ve kurumsal ayağının güçlendirilmesi gerekmektedir. TSK da bundan sonra devreye girmeli. Bunlar yapıldıktan sonra ancak BM’den kaynaklanan haklarınız doğrultusunda Kandil’e el koymanız gerekir. Uluslararası sözleşmelerden kaynaklanan ve Türk hukuk sistemine girmiş, iç hukuka girmesine gerek yasal alt yapılara yasalara acil ihtiyaç var, bunu da hayata geçirmeniz gerekiyor. Bu parlamentonun ise bunu yapması çok zor görünüyor.

GAZETE YURT- Neden bu parlamentoyla zor?

TANTAN- Siyasi iktidar geçen hafta terörle mücadele konusunda siyasi partilerle görüştü. Profesyonel ordu, özel hudut birlikleri gibi konuların konuşulduğunu basından ve yapılan açıklamalardan öğreniyoruz. Öğrendiğimiz bir şey daha var: Siyasi iktidar ve muhalefet, terörle mücadelenin yasal alt yapılarını düzenleme konusunu hiçbir düzlemde konuşmamışlar. Neden konuşmamışlar? Çünkü, terörü bitirmek gibi dertleri yok!

GAZETE YURT- Terörü bitirmek kolay mı?

TANTAN- Artık iç güvenlikten TSK’nın çekilmesi lazım. Terörle mücadelede en son kullanılacak güç olmalı. İç güvenlikte, suçlarla mücadele edecek kolluk güçlerinin, istihbarat örgütlerinin yeniden görev- tanım- tarifi yapılmalı ve hukuki ve kurumsal alt yapıları Türkiye’nin ihtiyaçlarına göre belirlenmeli. Güvenlik mimarlığı çerçevesi içerisinde önleyici suçlar açısından  Türkiye Başsavcılık Müessesi kurulurken bütün suçlar bakımından da arşiv oluşturulmalı, bilgi bankaları kurulmalıdır.(DNA Bilgi Bankası, Terörle Bilgi Bankası gibi…) Burada çalışacak hakim- savcıların, nitelikli kolluk güçlerinin, nitelikli uzmanların insanların yetiştirilmesi şart. Suçlar bakımından Araştırma enstitüleri kurulmalı. Organie suç örgütlerini ve terör örgütlerini besleyen, kayıt dışı ekonomi kara para ekonomisi, yolsuzluk ekonomisi, kumar ve fuhuş ekonomisine karşı mücadelede uluslararası sözleşmelerin içeriğine göre yeni yasal alt yapılar ve bunlarla ilgili mücadele edecek istihbarat ve kolluk güçlerinin görev tarifi yapılmalı.

GAZETE YURT- Bunlar çözüm diyorsunuz?

TANTAN- Yaşadığımız olaylarla kamuoyu birdenbire korku ve paniğe kapıldı. Bunlar çok süratli bir şekilde ortadan kaldırılabilir. Zor değil. PKK terörünü yok etmek çok kolay. PKK terör örgütünün kurulduğu günden bu yana yaşadığı değişimlere baktığınız zaman, başlangıcı farklı bugünkü yüzü daha farklı. Artık insanların kafalarına kırbaçla vurup “PKK budur? Örgütü kullananlar bunlardır” anlatmaya gerek kalmadı. Fazla derinlere inmeye de gerek yok. Artık her şey aleni. Saklı iştirakçilerden, “PKK’yla masaya oturun. Masaya oturun. Anlaşın” cümlelerini televizyonlarda duyuyoruz. Dünyanın hiçbir ülkesinde organize suç örgütüyle masaya oturulmaz. Bu konuşulamaz. Ama bunu işadamı, gazeteci, akademisyen televizyonlara çıkıp konuşuyor.

GAZETE YURT- Abdullah Öcalan da konuşuyor…

TANTAN- Abdullah Öcalan aktör. Konuşturanlara bakın. Söylediklerini tek tek yazabilecek kapasitesi yok. Gerçekçi olmak lazım. Devletin arşivlerinde kim kimdir, biliniyor. Artık yabancı basın bunu kafamıza vuruyor. Çok fazla geriye gitmeye gerek yok. 2005’li yıllarda çıkan haberlere bakın. ABD’li yetkililerin Kandil’de kimlerle görüştüğü, ne gibi faaliyetler içinde oldukları yazıldı çizildi. Daha yeni, Murat Karayılan’ın ABD’deki parasına, Amerikan mali sistemini rahatsız ettiği için el konacağı gündeme geldi. Peki, Türkiye o paraya el koymak için faaliyet içinde mi? Her şey meydanda. Önemli olan siyasi iradenin ortaya konulmasıdır. Ama siyasi irade hiç yok. İktidar sorunu bürokrasiye havale ederek, sorumluluğu üzerinden atıyor. Yasal altyapı ve irade olsa PKK’lılar gezemez. Ama AKP iktidara geldiğinden beri PKK ile mücadele etmekten kaçına gelmiştir. Hem ekonomik, hem siyasi hem de psikolojik anlamda PKK egemen olmuştur. AKP, PKK ile mücadele ederse iktidarda kalamayacağını biliyor. Çünkü PKK’yı kullananlar bunu böyle istiyor. PKK’yı kurdurtan, ona katkı sağlayan ülkelerin desteği çok açık.

GAZETE YURT- PKK’nın parasına el koymak… Açabilir misiniz?

TANTAN- Terör örgütü 25- 30 milyar dolarlık bir marka değerine ulaştı. Bu marka değerine ulaşırken, ekonomik- mali- siyasi anlamda hakimiyet alanını Türkiye ve dünyada değişik zeminlerde geliştirdi. OECD, ABD ve AB, kara para, terörün finansmanına el koyma, uyuşturucu- fuhuş ekonomisine karşı, yolsuzluk ekonomisiyle mücadele konusunda düzenleme yapılmasıyla ilgili Türkiye’ye devamlı yasal alt yapıların yapılması için çağrı yapıyor. Ama Türkiye’de ne bir entegre ne de kurumsal düzenleme var. İktidar ve muhalefetin de bunlar üzerinde durmaması dikkat çekicidir esas düşündürücü olan da budur. Terörün finansmanına yurt içi ve dışında el konulmalıdır. Bugüne kadar PKK’yı marka gibi kullanarak içte ve dışta, gayrı yasal zeminde zenginleşenlerin, zenginleşerek teröre finansör olanların da  mal varlıklarına el konulmalıdır.

GAZETE YURT- Batı’da terörle mücadele nasıl?

TANTAN- PKK, bir terör örgütüdür ama bir özelliğiyle de organize suç örgütüdür. Türkiye, hak ve özgürlükler bakımından Avrupa ve ABD’nin de ilerisine geçecek açılımlar sağladı. Siyasi iktidar, güvenlik ayağının için boş bırakırken, terörle mücadele kanununun içini boşalttı. Terörün ve teröristin övülmesi, alkışlanmasını da suç kapsamından çıkarttı. Oysa Avrupa ve ABD’de terör örgütlerinin övülmesi alkışlanması suç. Basına ve televizyona yansıdığı kadarıyla, Doğu ve Güneydoğu’daki yoksulluğun, adaletsizliğin, işsizliğin, fakirliğin, halkın cahil bırakılmasının PKK sorunuyla ayrı tutulduğunu görüyoruz. İktidar ve muhalefet, PKK terörünü kimin kullandığını, PKK üzerinden Türkiye’nin hangi tehditlerle  karşı karşıya bırakıldığını, bunun karşılığında nelerin istendiğini hala anlamamaktadır.

GAZETE YURT- Doğu ve Güneydoğu’daki vatandaşlarımız yıllarca terörle mücadele etmedi mi?

TANTAN- Yıllarca PKK’ya karşı direnen, ülkesine, devletine sahip çıkan, halkımız AKP iktidara geldikten sonra sanki PKK’ya direnmesi sanki bir suçmuş gibi dışlanarak, PKK’ya mahkum edilmiştir. PKK’nın siyasi, idari ve ekonomik aktörleri zenginleşirken, Kürt vatandaşlarımızın büyük bölümü, PKK’nın tehdidi altında, hem ekonomik anlamda çökertilmiş, cahil, yoksul bırakılmış, hem de kendi ülkesine yabancılaştırılmıştır.
Bu da çok büyük bir tehlikeyle karşı karşıya olduğumuzu göstermektedir. Irak’a el koyarak “özgürlük ve demokrasi getiriyorum” diyen Amerika, 21. yüzyılda insanlık suçu işlemiş, halkın fakirleşmesi ve cahil bırakılması sağlanmıştır. Irak halkı kendi içinde etnik- mezhepsel olarak böldürülmüş, halklar arasına kin tohumları atılmış, Irak’ta akıllı bir şekilde bu projeyi hayata sokmuştur.  Soru şu: Yanı başımızda bu proje uygulamaya sokulurken, siyaset, bürokrasi, entelektüeller ve iş çevreleri bundan ders çıkarmış mıdır? 

GAZETE YURT- Son günlerde çözüm yolu olarak “İmralı’yla masaya oturalım” çağrılarına nasıl bakıyorsunuz? Bu da bir çözüm yolu olamaz mı?

TANTAN- Dayatılmış ve yaratılmış olan bir sorun karşısında PKK’yla masaya oturma çağrıları yapılıyor. PKK eşittir dayatılmış olan aslında olmayan sorunun politik malzemesi olarak karşımıza çıkartılıyor. Bu durum, planlı ve projeli bir şekilde gerek siyasetçiler gerekse enformasyon ağı içerisindeki saklı iştirakçiler tarafından dile getiriliyor. Bu dayatılmış ve yaratılmış olan “KÜRT” sorunu konusunda “PKK’yla masaya oturalım” diyecek kadar ileri gidilirken, bunu söyleyenlerin, ne kadar cahil ve bağımlı oldukları da ortaya çıkmış oluyor. Bu isimler, bu açıklamalarıyla kendilerini bir kez daha Türk kamuoyuna tanıtıyorlar. PKK bir organize suç ve aynı zamanda terör örgütüdür. Hiçbir şekilde af gündeme gelemez hükümet yetkilileri de affı konuşamazlar ve masaya oturup, muhatap alamazlar. Onların görevleri terör ve organize suç örgütünü ortadan kaldırmaktadır, gerekli tedbirleri almaktır.

GAZETE YURT- Geçen haftalarda “KIRMIZI KİTAP” tartışması yaşandı. Siz de uzun zamandır, Ulusal Güvenlik Siyaset Stratejisi Belgesi’nin değişmesi gerektiği konusunda açıklamalarda bulunuyordunuz. O zaman bu çalışmayı destekliyorsunuz…

TANTAN- Ulusal Güvenlik Siyaset Stratejisi Belgesi’nin içeriğinin yeniden düzenlenmesi ya da basına yansıyan ismiyle “KIRMIZI KİTAP” tartışması gündeme düşmüştür. Türkiye temel alt yapılarını oluşturmadığı yaygın bir bilgi ağı olmadığı için de hangi veri ve bilgilere göre UGSSB belirlenecektir? Bugün gelinen noktada, Türkiye’nin hangi istihbarat verilerine göre hangi çalışmayı yapabileceği tartışmalıdır. Çünkü, hafızası ve arşiv bilgileri paramparçadır.
Olması gereken şudur: Uluslararası Güvenlik Siyaset Stratejisi Belgesi’ne göre, iç ve dış tehditler yeniden tespit edilmeli, bu tehdit algılamalarına göre kurumsal alt yapılar iç ve dış güvenlikten sorumlu hukuki ve kurumsal alt yapıları güçlendirilmeli, aktif, operasyonel, hareket kabiliyeti yüksek konuma getirilmelidir. Ülkeleri ve bizi de tehdit eden enerji savaşlarına, ekonomi savaşlarına, hukuk savaşlarına ve yüksek teknolojiden doğan savaşlara karşı, enformasyon ve bilgi savaşlarına karşı, temel alt yapılar oluşturulmalıdır. Bunlar yapılırken halkı kim bilinçlendirecektir? Sorulardan biri de budur! Halka beraber bu mücadeleyi yürütecek (içeride ve dışarıda) kurumların da süratli bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir.

GAZETE YURT- Kafamız karıştı! Siz “KIRMIZI KİTAP”ın değişmesini istemiyor muydunuz?

TANTAN- Ulusal Güvenlik Siyaset Stratejisi Belgesi’ni yeniden yazmak için yapılması gerekenleri bu siyasi iktidar yapamaz. Yapamaz, çünkü özellikle 2002’den bu yana Türkiye tutsaktır. Yanı başında Irak’ta, Kafkasya’da, havzasında kimin adına ne yaptığını kimse bilmemektedir. Ama bilinen bir gerçek var! İktidara geldiği günden bu yana AKP,  alt kimlik üst kimlik tartışmalarıyla Türk milletinin zihinlerini ayrıştırmıştır. AKP, bir taraftan süreç içerisinde çıkarttığı yasal düzenlemelerle, hak ve özgürlükler bakımından AB ve ABD’nin dahi üzerinde açılım sağlarken güvenlik ayağının içini de boş bırakmıştır. İktidar, yerel ve genel anlamda “Merkezi zayıflatıyoruz” diye yerele güç verirken, devlet disiplinin ortadan kalkmasına seyirci kalmıştır. Türkiye’yi bölmek isteyen örgüt, büyük ekonomi siyasi iradi güce ulaşırken adeta devletle ve siyasetle pazarlık noktasına gelmiştir ve siyasi iktidar, içten ve dışarıdan gelen “Örgütle masaya otur” tehdidi altına girmiştir. İktidar, dış politikada icazet aldığı ülke adına politika üretirken, Türkiye aleyhine gelişen olaylara, iktidarda kalmak için göz yummaktadır. PKK terör örgütünün, saklı iştirakçilerin, medyada kimi yazarların, bazı işadamlarının “İMRALI’YLA GÖRÜŞÜN, “ŞEHİR DEVLETLERİ” söylemleri, şu anda gündeme düşen Ulusal Güvenlik Strateji Siyaset Belgesi’yle ne kadar alakalıdır? Acaba iktidar, Türkiye’de yeniden bir devlet modeli mi oluşturmaktadır? Amaç, Türkiye’yi kabile, aşiret, cemaat, şehir devletlerine dönüştürmek midir?

GAZETE YURT- Başbakan Erdoğan yaptığı açıklamalarda PKK terörüne karşı ABD ve AB’den destek istiyor, İçişleri Bakanı Beşir Atalay “Habur yol kazasıydı” diyor. Bu açıklamaları nereye oturtuyorsunuz?

TANTAN- Başbakan Tayyip Erdoğan ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay, son söylemleriyle gerek devletin arşivlerinden gerek uluslararası arşivlerden ne kadar uzak olduklarını ortaya koymuşlar ve ülkeyi de ne kadar bilgisizce yönettiklerini itiraf etmişlerdir. Başbakan’ın “Bazı Avrupa ülkelerinin PKK temsilcilerini iade etmemesi manidar” cümlesi, Bakan Atalay’ın “Habur yol kazası” açıklamasıyla AK Parti Hükümeti’nin hiçbir şey yapmadığı ortaya çıkmıştır. ABD ve AB’ye “şunları şunları yapmadınız” diye yakınmaları da devlet yöneticiliğiyle açıklanamaz. “Habur yol kazasıdır” ifadesiyle de siyasi zihniyetin ülke güvenliği açısından olayları önemsemediği ortaya çıkmıştır. AKP’nin Türkiye’deki güvenlik olaylarını nasıl algıladığı da artık gözler önündedir. Her gün besleme söylemcilerini televizyon televizyon gezdiren, “PKK’yla masaya oturun”, “İmralı’yı muhatap alın”, “Türk kimliğiyle Kürt kimliğini ayırın” açıklamaları yaptırtan siyasi zihniyet, Türk halkının beynini kırbaçla dövmektedir.
Tekrar tekrar söylüyorum: AB ve ABD’ye terörle mücadeleyi havale eden siyasi iktidara soruyoruz: OECD, kara para, terörün finansmanına el koyma, yolsuzluk ekonomisiyle ilgili yasal alt yapıların yapılması için size çağrı yapıyor. Siz bu çağrıya neden kulak asmıyorsunuz? ABD ve AB’de terör örgütünün ve teröristin övülmesi, propagandası suçken, siz neden bu konuda yasal düzenlemeler yapmıyorsunuz? Hali hazırda var olan 3713 sayılı yasada terör örgütünün övülmesi, propagandası suçken siz neden bu yasayı ortadan kaldırdınız? Teröristle mücadeleyi neden askere havale ettiniz? Terörü ortadan kaldırmak siyasi otoritenin işi değil mi? Siz iktidar sahibi değil misiniz? Habur’da yaşananlardan sonra, devletin arşivlerinden de ne kadar uzak olduğunuz ortaya çıktı! Siz Türkiye’yi yönetmek için değil de, sizi iktidara getirenlerin dediklerini yapmak için mi halktan oy istediniz? Kürt- Alevi- Roman açılımı yaparak, yabancı istihbarat servislerinin yıllarca yapmak istediği ama başaramadığı açılımları yaptınız ve bunları yaparken de halkı kandırarak, saklı iştirakçilerinizle birlikte terör örgütünü bir marka haline getirdiniz? Anayasal değişiklik yapıyorum diye övünüyorsunuz ama en büyük tehdide, teröre karşı güvenlik ayağının içini boşaltıyorsunuz. Hem Anayasa da hem de diğer mevzuatlarda güvenlik ayağını oluşturacak yasal alt yapıları yapmadığınız gibi, ABD ve AB’den “destek” bekliyorsunuz. İktidarda olan siz misiniz yoksa başkaları mı

Yurthaber

Haberi Paylaşın:

sizde yorum yapın SESİNİZİ DUYURUN


Üye girişi yapılmadan gönderilen yorumlar Misafir adı ile yayınlanır

ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan yorumlar okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan sonsayfa.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
escort izmir


Facebook Sayfamız

gordum ve ona odaklandimBayan kendisini tatmin ederken ben kendimden gecmistim okadar heyecanli porno seyret dakikalar yasadimki hepsini sizlerle paylasmak porno istedimTabi ben bu goruntuyu izlerken sIkim hd porno cok sertlesmeye basladi tamamiyla oraya odaklanmistim tabi ben sex izle bayani izlerken onun zevkten cigliklari kulagima gelmeye basladi hatun cok mobil porno izle seksi ve sergiledigi guzel vucudu paha sex hikayeleri bicilemez bir durumdaydi bende onu izlerken mastirbasyon porno yapmaya basladim ve bayana isaret porno izle vermeye calistim cok basarili oldum mobil porno beni farketti ve hic toparlanmadan beni evine davet porno izle etti ve delice sikip burnuma bosaldi