Yazıcıoğlu MHP'den neden ayrıldı?

Ağabeyi , Muhsin Yazıcıoğlu'nun çok çile çektiğini ve hapislerde işkence gördüğünü, buna rağmen devletine sitem etmediğini belirtirken en yakın dava arkadaşı hedefinin Müslüman Türk Birliği olduğunu söylüyor,

Yazıcıoğlu MHP'den neden ayrıldı?
Son Güncelleme: 17:59 11 Şubat 2010, Perşembe

Araştırmacı Yazar Mehmet Emin Gerger, "Bilinmeyen Yönleriyle Muhsin Yazıcıoğlu adlı eserinde, merhum BBP Liderinin Milli Birlik ve Kardeşlik Projesinin ana hatlarını ve perde arkasını gözler önüne seriyor.

Kitapta kendisiyel söyleşi yapılan Muhsin Yazıcıoğlu'nun ağabeyi Yusuf Yazıcıoğlu, helikopter kazasının bir an önce aydınlatılmasını istiyor.

Kaza ile ilgili düşüncelerinin hala netlik kazanmadığını belirten Yusuf Yazıcıoğlu, "Bu konuda bir çok tereddüt ve endişelerimiz var" diyor.

İŞKENCELERE RAĞMEN DEVLETE SİTEM ETMEDİ

Muhsin Yazıcıoğlu'nun çok çile çektiğini ve hapislerde işkence gördüğünü belirten ağabeyi Yusuf Yazıcıoğlu, "Ancak gördüğü bütün işkencelere, haksızlıklara rağmen, devletine sitem etmedi" diyor.

HEDEFİ MÜSLÜMAN TÜRK BİRLİĞİNİ KURMAKTI

Yazıcıoğlu ağabeyinin Türkiye'nin önderliğinde Müslüman Türk Birliğini Kurmak istediğini belirterek, "Türküyle. çerkeziyle, Kürdüyle, Alevisiyle, Sünnisiyle, bu topraklarda. bu vatanda, atalarımız, dedelerimiz, Türk Bayrağı altında nasıl yaşadıysa, bundan sonra da kardeşlik, barış ve hürriyet içerisinde yaşayıp, müreffeh ve mutlu olarak yaşamalarını istiyordu" dedi.

Araştırmacı Yazar Mehmet Emin Gerger'in "Bilinmeyen Yönleriyle Muhsin Yazıcıoğlu adlı eserinde Yazıcıoğlu'nun yol arkadaşları onun hedeflerini anlatırken o dönem adı MÇP olan Milliyetçi Haraket Partisi kadroları ile yollarının neden ayrıldığına dair açıklamalar da yapıyorlar.

MÇP İLE YOLLAR NEDEN AYRILMIŞTI

Kitapta kendisiyle söyleşiye yer verilen bir diğer isim Ülkü Ocakları Eski Genel Başkanı ve BBP Kurucu üyelerinden Hasan Çağlayan.

"Yazıcıoğlu'nun davası Allah Rasülünrün davasıydı" diyen Çağlayan, onunla birlikte gönüllerde birlik vakfını kurdularını söylüyor.

Muhsin Yazıcıoğlu ile yollarının kesiştiği 1973 yılından sonra gelişen olayları anlatan ve birliklerinin bozulmadığını belirten Çağlayan, "Hemen hemen aynı dönemlerde birlikte çalıştık. Arkadaşlığımız devam etti. O genel başkan, ben Genel Başkan Yardımcılığında aynı evlerde kaldık. Ta hapisha­neye düşünceye kadar. Hapishaneye de aynı evde yakalanarak beraber girdik. Hapis­hanede de arkadaşlığımız oldu. Hapishaneden soma da iş arkadaş­lığımız devam etti. Yani her şeyimizi paylaştık, bir kardeş gibiy­dik. Yakın bir hukukumuz ve kardeşliğimiz vardı" diyor.

Çağlayan hapisten çıktıktan sonraki hayatlarına da yer verdiği söyleşide MÇP ile yollarının nasıl ayrıldığına da yer veriyor ve diyor ki: "

Hapishaneden çıktıktan soma "Milliyetçi Çalışma Partisi" (MÇP)'nin yönetimine seçildik. Muhsin bey Genel Sekreter Yar­dımcısı oldu. Ben de o dönemde kendisiyle birlikte çalıştım. Son­ra MÇP'den Muhsin Bey'le birlikte ayrılarak, Büyük Birlik Partisini" kurma kararı aldık.... ... O günkü şartlar içerisinde Milliyetçi Çalışma Partisinden ayrılışımızın sebebi bizim hapishaneye düşme gerekçemizle, ha­pishane öncesindeki mücadele sebeplerimiz, gayelerimiz, inançla­rımız, ideallerimiz, amaçlarımız MÇP'de devam ederken sıkıntıya girdiğimizi, ideal ve uğruna öldüğümüz inanç ve değerlerden, sapmalar ve tezatlar ortaya çıktı. Bu konularla ilgili rahmetli Al­parslan Türkeş Bey'le çok ciddi şikayetlerimiz, görüşmelerimiz oldu. Konuları kendisine ilettik. Bu şartlar içerisinde (yani o gün) çalışma ve mücadeleye devamla ilgili sıkıntılarımız olduğunu ifade ettik...

AYRILDILAR MI, İHRAÇ MI EDİLDİLER?

Çağlayan, Yazıcıoğlu ile birlikte yolllarını ayırdıkları partiden kendilerinin mi ayrıldığı, yoksa ihraç mı edildikleri tartışmasını da şu cümleleri ile yanıtlıyor: "Sonra o günlerde, Muhsin Yazıcıoğlu "ittifak" ile MÇP'den, TBMM'ye girdi. Milletvekili oldu. MÇP, TBMM'de iken (Muhsin Bey'le birlikte) halka, dava arkadaşlarımıza izah edemeyeceğimiz, yapamayacağımız bazı hal ve hareketler ortaya açıktı. Bunları izahta zorlanmaya başladık. Netice itibarıyla öyle bir hale geldik ki, bu itirazlar sıkıntılar sonucunda, bir rivayete (görüşe) göre "Milliyetçi Çalışma Partisi'nden" bu insanlar yani, Muhsin Bey ve arkadaşları "ihraç edildiler veya bu insanlar MÇP'den ayrıldılar. Bu iki görüşün her ikisi de doğrudur.

FİKİR AYRILIĞI MI, METOT AYRILIĞI MI VARDI?

"Fikir ayrılığı, anlaşmazlığı mı vardı yoksa metot ayrılığı vs. mi vardı?" sorusuna Çağlayan'ın kitapta verdiği yanıt şöyle: "Fikre tezat icraatlar oluyordu. Biz diyorduk ki, fikir dumura uğratılıyor. Bir taraftan da fikirde de sapmalar meydana geliyor­du. Aynı şeyleri ifade ediyoruz ama icraatta bir şey göremiyoruz. Fikrin dışında icraatlar ortaya çıkıyordu. Bu nedenle de MÇP'den ayrıldık"

Çağlayan, Yazıcıoğlu ve kadrosunun hedefini şöyle özetliyor: " Büyük Birliğin hedefi Milli Mutabakattır. Biz diyoruz ki, ön­ce insan... Her şey insan için. Ülkede ki birlik ve beraberlikle ilgili meselelerde Türkiye'de yaşayan insanları bir kilimin desen­leri olarak görüyoruz. Afişlerimiz de bir kilimdi. Rengarenk bir Yörük veya Türkmen kilimiydi. Onun desenleri, renkleri, çeşitli­likleri ona güzellik katıyor. Biz Türkiye'deki farklılıkları, Türki­ye'nin zenginliği olarak değerlendiriyoruz. "Büyük Birlik" admı partiye koyuşumuzun sebebi de budur. Türkiye'deki birliği, Milli Mutabakatı sağladığımız andan iti­baren, Osmanlı bakiyesi topraklar üzerindeki milletlerin hepsini kucaklamış oluyoruz. Dünyaya açılırken, Bosna, Batı Trakya, Kosova, Makedonya, Kafkaslar, Türk Cumhuriyetleri, Kerkük vs. geniş bir coğrafyaya yayılmış insanların Türkiye'de birleştiği ve büyük birlikteliği sağladığı Türkiye cumhuriyeti Devleti vardır.

Biz Türkiye içinde ve dışında arzu ettiğimiz büyük birliği sağlamayı hedefliyorduk... Düşüncemiz buydu"

Araştırmacı Yazar Mehmet Emin Gerger, "Bilinmeyen Yönleriyle Muhsin Yazıcıoğlu adlı kitabında aynı zamanda Muhsin Yazıcıoğlu'nun şiirleri, onun için yazılmış şiirler, Yazıcıoğlu'nun önemli konuşmaları ve fotoğraflarına da yer veriliyor.

Kaynak: Haber7

Haberi Paylaşın:

sizde yorum yapın SESİNİZİ DUYURUN


Üye girişi yapılmadan gönderilen yorumlar Misafir adı ile yayınlanır

ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan yorumlar okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan sonsayfa.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

YORUMLAR

Toplam 5 adet yorum eklenmiştir.
29 Ocak 2011 14:46

helal olsun

NEDENSE INSANLARA ONLAR HAYATTA IKEN KIYBEDIĞIMIZIN KANITI GIBI OLUNCE KIYMETLERINI ANLAYIP YANIP TUTUŞUYORUZ EĞER OLDUĞUNDE VERILEN DESTEK YAŞARKEN VERILSEYDI KIM BILIR ŞİMDI TURKIYE BELKI...NEDENSE INSANLARA ONLAR HAYATTA IKEN KIYBEDIĞIMIZIN KANITI GIBI OLUNCE KIYMETLERINI ANLAYIP YANIP TUTUŞUYORUZ EĞER OLDUĞUNDE VERILEN DESTEK YAŞARKEN VERILSEYDI KIM BILIR ŞİMDI TURKIYE BELKI ABDYE KAFA TUTAN BIR ULKE OLABILECEKTI ÇUNKU BIRLIKTEN GUÇ DOĞAR MUHSIN YAZICIOĞLU TURK ISLAM DUNYASINI BIR ARAYA GETIRECEK ADIMLARI ATMIŞ AMA KIMSE BUNU GOREMEMIŞ GORENLER ISE YA SESSIZ KALMIŞ YADA SABOTE ETMIJ UZULUYORUM TURKIYEYE VATANDAŞIMIZ BILE SALLA BAŞI ALMAAŞI YAPOYOR NASIL DEVLET YAPMASIN» Yorumun Devamı

11 Şubat 2010 22:10

Mekanın cennet olsun

Ey koca reis sen dondun bizim yüreğimiz yandı mekanın cennet olsun.

11 Şubat 2010 20:57

Yorum

Aslan Olduğu için .

11 Şubat 2010 19:51

neden

bir ülkü davası içinde omuz omuza çalışırken iddia ettiğiniz aksaklıkları yada hataları içinizde çözmek varken ayrılmanız yada ihracınız savunulan davaya ne kadar zarar verdiğini...bir ülkü davası içinde omuz omuza çalışırken iddia ettiğiniz aksaklıkları yada hataları içinizde çözmek varken ayrılmanız yada ihracınız savunulan davaya ne kadar zarar verdiğini bugünleri yaşarken iyice anlamamız gerekir..rahmetli hatasıyla sevabıyla bugün aramızdan ayrıldı allah yattığı yeri nur içinde yapsın.» Yorumun Devamı

11 Şubat 2010 19:36

ıkı yuzluler

ya su mnh yı bı tulu anlamıyorum...mıletın ınancınıda sıyasetınıze alt etınızya artık ne dıyım sıze..Allahınızdan bulun...bı taraftan ezbercı ve ıkıyuzlu bahcelı bı...ya su mnh yı bı tulu anlamıyorum...mıletın ınancınıda sıyasetınıze alt etınızya artık ne dıyım sıze..Allahınızdan bulun...bı taraftan ezbercı ve ıkıyuzlu bahcelı bı taraftanda dın dusmanı denız baykal....su ezbercı bahcelı kendısını ulkucumu sanıyo..kulahıma anlatsın...apoyu ıpten alıp koltuga oturdugunda avrupa parlamentosu dıye zırvalayım duruyodu...ama sımdı apo uzerınden sıyaset yapıyo...merak etme senınde sonun DP gıbıolucak..turkıyede MUHSIN YAZICI harıcınde gercek ulkucu goremıyorum..gercekten varsa oylelı bırı saygı duyarım cunku ne demek ıstedıgımı ıyı bılırler...ama bahcelı ve baykal hıkayesıde cok sumez onlarda bı lodosa kapılıp yok olurlar..onlar gıbı nıcelerını gorduk..derın devletlerı coktu sımdı sıra onlarda...son cırpınısları...oymu ıstıyosunuz ...avucunuzu yalarsınız....» Yorumun Devamı

Facebook Sayfamız