Bir Hafta Önce , İki Hafta Sonra
Av.Erol Akpınar
erolak@sonsayfa.com
Son Güncelleme: 16:46 17 Kasım 2011, Perşembe
Her zaman böyle miydi, bilemiyorum.
Ama son iktidarımız zamanında, her konuda bir hafta önce kesin ifadelerle
söylenen şeylerin bir hafta sonra gene kesin ifadelerle tam tersinin
söylendiğine o kadar çok tanık olduk ki, artık hiçbir konuda kötümser veya
iyimser olmaya yer yok diyebiliriz.
Bugün iki konuyu işlemek istiyorum.
Birincisi Bedelli Askerlik.
Çok uzun zamandan beri bedeli askerlik uygulamasına geçilmesi yönünde
talepler, ısrarlar ve beklentiler vardı.
Hükümet de askerler de her defasında, böyle bir konunun gündemlerinde
olmadığını söyler dururdu.
Bunun için de vatana hizmet edenler, sınır boylarında görev yaparken şehit
düşenler ile para ile görevden yırtanların mukayesesi yapılır ve bedel
ödeyerek askerlik görevinden kurtulmanın etik olarak kabul edilemeyeceği
ifade edilirdi.
Birden bire ne oldu ?
Bedelli konusu hızla gündeme girdi.
O kadar çabuk oldu ki, hemen Meclisten geçeceği kesin gibi olduğu, bu
hafta sonuna yetişmezse, inşallah gelecek hafta işin bitirileceği
Başbakanın ağzından açıklanırken, toplanacak paraların miktarı ve nerelere
harcanacağı da ifade edilir oldu.
Ben, yanlış anlaşılmasın , bedelli uygulamasına sıcak bakanlardanım.
Vatan, millet , Sakarya süslemeleriyle, bir hafta arayla bir söylediğinin
tersini söylemelerine değinmektir amacım.
Birileri bedelliden gelecek paranın, depremde yıkılan Van’ın yeniden
kurulması ve imarına harcanacağını söylüyor.
Ne güzel .
30 yaşın üzerinde olup da askere gitmeyenlerin sayısını 400.000 olarak
söylüyorlar.
400 bin asker kaçağı olana kadar, bunlardan kaçını yakalayıp da ibret için
cezalarını veriyor bu devlet ?
Bunu yapamıyorsan, bari bir şekilde karşılığını tahsil edip de
felaketlerin acısını gidermek bence çok akıllıca.
Tabii, tahsil edilecek parayı, borçlara, faizlere, abuk subu projelere
harcamamak kaydıyla.
Abuk subuk projeler deyince aklıma Marmara'dan Karadeniz’e ikinci kanal
aklıma geldi.
Sahi ne oldu o iş, bilen var mı ?
*
Günün ikinci konusu sporda şike cezaları.
Mecliste yasa yapılırken, milletvekillerinin yarısı hazır değilken ve
hazır olanların da üçte ikisi başını koltuğa yaslayıp da mışıl mışıl
uyurken yasa yapılırsa sonuç böyle oluyor.
Şike yapana 12 sene hapis !
Bizde adam öldürenler, tahrikti, iyi haldi diye ancak 12 sene yatarlar.
Adam ne yapmış.
Filanca takıma, rakibimi yenerseniz alın size şu kadar para demiş.
Haydi hoop içeriye.
Suçta ve cezada denge diye bir kavram var.
Şimdi, bütün partiler ortak bir teklif veriyorlar.
Ceza 1 – 3 seneye indiriliyor.
Bir de verilecek ceza ertelenemeyecek, paraya çevrilemeyecekmiş.
Külahıma anlatsınlar.
Gece yarısı, gene bazı yorgun vekiller mışıl mışıl uyurken, erteleme de
çıkar, paraya çevirme de.
Ne olduysa Aziz Yıldırım ile Tayfur Havutçu’ya oldu.
Bu işin mağdurları onlar.
Herkes aynı fikirde , konunun kurbanları onlar oldular.
Haa, bu arada Sevgili Arınç büyüğümüz de, olmaz öyle şey, kanun yapmışız,
çocuk oyuncağı mı bu zırt pırt değiştirelim demişti ya.
Beş gün mü, on gün mü evveldi, pek yakındaydı hani.
Bu vesileyle ona da saygılarımızı
iletelim.


sizde yorum yapın SESİNİZİ DUYURUN
Üye girişi yapılmadan gönderilen yorumlar Misafir adı ile yayınlanır
ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan yorumlar okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan sonsayfa.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.