Gene-esmer-gunlerdeyiz

Gene esmer günlerdeyiz.

Av.Erol Akpınar
erolak@sonsayfa.com

Son Güncelleme: 21:37 25 Ekim 2011, Salı

Terörün aldığı canların üzüntüsü yoğun bir şekilde yaşanırken ülkemizin

diğer bir ağır gerçeği Van’da canımızı yaktı.

Tabii bu iki felaketin biri Yüce Allahtan geldi, gidenler ona kavuştular,

özlem ve acıları bize kaldı.

Ötekisi, hala bir çıkış yolu görünmeyen terör belasındandır ki, inişli

çıkışlı dönemleriyle bela olmaya devam edecek gibi görünüyor.

Bir arkadaşım yorum yazmış da sormuş bana.

Bir kaç sene önce PKK nın tasfiye sürecine girdiğini yazmıştınız, şimdi ne

diyeceksiniz demiş.

İnsan hakları, kardeşlik, binlerce yıllık aynı toprağın ekmeğini yemiş,

suyunu içmiş olmanın hakkı gibi nedenlerle, bu çatışma, bu kan dursun

isteriz hepimiz.

Ama görünen o ki, Kürt toplumunu esir almış, çatışmadan nemalanan önemli

bir güç var .

Bu gücün başında da Apo denen bir bebek katili.

Türkiye’deki Kürt’leri yönetme iddiasıyla, önderleri olma iddiasıyla

yeterinden çok fazla şımartılmış bu adama, hem idarecilerimiz hem de Kürt

nüfusumuz fazlaca yüz verdiler.

Adamı der top edip paketleyerek yurda getirdiklerinde söylediklerini

hatırlayanınız var mı ?

Her şeyi yapmaya, her çareyi bulmaya amade bir yalakayı yani.

Geçen zaman içinde, giderek şımararak ve şımartılarak, devletle ve

milletle pazarlıklar yapan ve şartlar koşan bir sahte lider olup

çıkıverdi.

Siyasi haklarına kavuşan, serbest ve dürüst seçimlerle sandıktan çıkan ve

Türk Milleti ve bölge halkı için çalışması gereken vekilleri esir alan bu

adam, giderek ve süratle ilerleyerek topraklarımız içinde ayrı bir

hükümran güç olmanın temellerini atmaya kalkıştı.

Seçimlerde istediği koşulları dayatma tehditleri ile, askere saldırmaya

ara veren terör örgütüne karşı, Hükümetin pek de verimkar olmayacağı ve

esasen halkın buna izin vermeyeceği anlaşıldığında da yoğun saldırılara

başladılar.

Şehitler verdik.

Kanımca, bu yoğun saldırıları asıl, PK nın sonunu getirecektir.

Hükümete misliyle cevap vermekten başka yol bırakmadılar.

Bugün asker Kuzey Irak’ta harekat halinde ise, Kuzey Irak Bölgesel

Yönetimi de sesini çıkaramıyorsa, yerleşim alanları ve kampları yerle bir

ediliyorsa ve yüzlerce Kürt genci ölmüş ve binlercesi yaralanmış ise,

bunun müsebbibi ve vebali terör örgütünü yönetenlerdedir.

Bugün onlarca Türk annesi yastadır ve ağlamaktadır.

Ama yüzlerce Kürt annesi de yastadır ve ağlamaktadır.

Böyle büyük kitlesel çöküntüler, çözümü mecbur kılmakta ve

yakınlaştırmaktadır.

Kürt nüfusumuz artık şu gerçeği daha açık olarak görecektir.

Bugünün Türkiye’si içerde ve dışarıda, otuz yıl öncesine göre , yirmi yıl

öncesine göre ve on yıl öncesine göre yüzlerce defa daha güçlü ve etkin

bir devlettir.

Bu terör örgütü ve arkasındaki bir kısım dost (!) güçlerinin Türkiye’ye

karşı yapabilecekleri her kötülük, yıllar geçtikçe daha fazla

azalmaktadır.

PKK nın ve başındaki İmralı mahkumunun birkaç bin Kürt gencinin romantik

hayalleriyle oynaması belki birkaç yıl daha sürebilir.

Ama Türkiye dev adımlarla büyüyor.

Bu gücün karşısında, PKK nın kendi akrabalarını felakete götürürken, Türk

milletine verebileceği zarar yakın yıllar içinde çok düşük kalacak ve

giderek azalarak bitecektir.

Ayrıca son yirmi beş şehidin bir gecede kaybı gibi facia, sanırım

rehavetten kaynaklanan bir askeri hatadır.

Bu tür hatalar da giderek azalacak ve bitecektir.

Bu coğrafyayı biz seçmedik.

Dünyanın en tehlikeli ve en belalı bir coğrafyasında yaşıyoruz.

Ama binlerce yıldan beri kan dökerek , can vererek ayakta kalmayı ve

giderek daha güçlü olmayı beceriyorsak, PKK ve yandaşları bize pek hafif

kalır

Öyle değil mi sayın yorumcu kardeşim.

Yazıyı Paylaşın:

sizde yorum yapın SESİNİZİ DUYURUN


Üye girişi yapılmadan gönderilen yorumlar Misafir adı ile yayınlanır

ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan yorumlar okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan sonsayfa.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

YORUMLAR

Toplam 2 adet yorum eklenmiştir.
27 Ekim 2011 14:22

Mahir SİNANOĞLU

Evet öyledir. Hem makalenin muhtevasına hem de hüküm cümlenize aynen katılıyorum. Yeter ki irademiz müdahaleye açık hale getirilmesin. Azim ve kararlılığımızı tekrardan gözden...Evet öyledir. Hem makalenin muhtevasına hem de hüküm cümlenize aynen katılıyorum. Yeter ki irademiz müdahaleye açık hale getirilmesin. Azim ve kararlılığımızı tekrardan gözden geçirmeye sevk edecek argümanlar bir daha oluşturulmasın. Kangren olmuş sorunu kökünden halletme kasıt ve kararlılığı, iktidarda olmayı ya da kalmayı riske etse bile \"bunları yaşamaktansa iktidarda olmamak daha iyidir\" şeklindeki duyarlılık bir cibilli karakter olarak daima var olsun ve faal olsun. » Yorumun Devamı

27 Ekim 2011 14:15

Mahir SİNANOĞLU

Evet öyledir. Hem açıklamalarınıza, hem de hüküm tespitinize aynen katılıyorum. Yeter ki irademiz müdahaleye açık hale getirilmesin. Niyet ve kararlılığımızı tekrardan gözden...Evet öyledir. Hem açıklamalarınıza, hem de hüküm tespitinize aynen katılıyorum. Yeter ki irademiz müdahaleye açık hale getirilmesin. Niyet ve kararlılığımızı tekrardan gözden geçirmeye sevk edecek argümanlar bir daha oluşturulmasın. Bu kangren sorunu kökünden halletme kastı ve kararlılığı, iktidar olmayı/iktidarda kalmayı riske etse bile \"böyle manzaralar görmektense iktidarı kaybetmek daha iyidir\" dedirtecek hissiyat, cibilli bir karakter olarak taşınmaktan vazgeçilmesin. » Yorumun Devamı