ÖZEL YETKİLER sonra GERİ ALMALAR
Av.Erol Akpınar
erolak@sonsayfa.com
Son Güncelleme: 15:33 14 Şubat 2012, Salı
Bu haftaya girerken ülkenin en önde gelen konusu MİT Başkanı ve arkadaşlarının şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınmak üzere Savcılığa çağrılmaları, bu kişilerin Savcılığa gitmek yerine dilekçe göndererek Savcılığın görevine itiraz etmeleriydi.
Gerçekten de MİT Kanunu ile Ceza Muhakemesi Kanunu arasında bu konuda yeteri kadar ve kesin bir açıklık yoktu.
MİT Hukuk Müşavirliği daveti çıkaran Savcıya MİT Kanunu uyarınca Başbakanın izin vermesi gerekir derken, Savcı CMK 250. maddesi gereğince ben yetkiliyim diyordu.
Halbuki, Yasalarda ,bir konuda bir genel ve bir özel hüküm varsa, özel hüküm geçerli kabul edilecektir.
Ama Savcı direndi, hayır ben yetkikliyim ifadelerini alacağım diyordu.
Uzunca bir süreden beri ,özelikle 250. maddenin temas ettiği ve katalog suçlar denilen örgüt suçlarının kapsamına giren soruşturmalarda, ifadeye çağrılanların derhal tutuklanması gibi bir teamül oluşmuştu.
Bu soruşturma için MİT Başkanı ve Arkadaşları Savcı tarafından sorguya davet edilince, onlardan çok devletin üst kademelerinde şafak söktü.
Ya tutuklanırlarsa diye yukarıları bir telaş aldı.
*
Herkes biliyor ki, bu arkadaşlar, Kürt meselesinde karşı tarafla görüşmeler yapmak ve sorunun her yönüyle tartışılıp bir olumlu yöne doğru götürülüp götürülemeyeceğini araştırmak üzere bizzat Başbakan tarafından görevlendirilmişlerdi.
Raporlarını ve hesaplarını da elbette kendilerine görevlendiren otoriteye vereceklerdi.
Ama birileri devreye girdi.
İki tane Emniyet görevlisi, bu görevlilerle karşı taraf arasında yapılan görüşmelerde çizmeyi aştıklarını düşünerek, buna ilişkin ellerine geçen belgeleri bir fezlekeye bağlayarak Savcıya gönderdiler.
Savcı Bey, tamam, bu iş benimdir, gelin bakalım ifadeye diye adamları çağırdı.
Allahtan Savcı Bey, bu güne kadar yapılanlar gibi, ekipleri sabahın dördünde adamların evlerine gönderip dertop da edebilirdi.
Neyse ki yapmadı.
Peki ne yapmalıydı ?
Olayı normal kanallardan işin sahibine sormalıydı.
Bu adamları Oslo’ya kim gönderdi ?
Başbakan.
Bu adamlar döndüklerinde raporlarını kime verdiler ?
Başbakan’a.
O zaman, bu Savcı Beyin yapacağı şey şuydu.
Dosyayı koltuğunun altına alıp, önce bağlı olduğu Özel yetkili Başsavcı vekiline gidecekti.
Ben böyle böyle düşünüyorum, bu arkadaşları Başbakan görevlendirmiş ama, sanırım elimdeki belge ve delillere göre bunlar sınırları aşmışlar, suç işlemişler , haklarında soruşturma açmalıyız diyecekti.
Özel yetkili Başsavcı vekili konuyu ciddi görecek ve önce Başsavcıya, sonra da Bakanlığa soracaktı herhalde.
Bakan da Başbakana.
Başbakan bir suç işlendiğine kani olursa, her zamanki gibi, gidebildiğiniz yere kadar gidin kardeşim diyecekti.
Veya, oturun oturduğunuz yerde, ben olanı biteni biliyorum, görev de benim , sorumluluk da benim diyecekti.
*
Bu Özel yetkili Savcılar, Özel Yetkili Mahkemeler, Sıkıyönetim Mahkemelerinin, sonra da Devlet Güvenlik Mahkemelerinin dönüştürülmesi suretiyle oluşturulmuş organlardır.
Normal zamanlarda, normal demokratik ülkelerde bunların yeri yoktur.
Anormal olan, sıradan bir Adalet Görevlisi olan bir Savcıya, Özel Yetkili apoleti takılması suretiyle onun gerçekten de olağanüstü ve bağımsız bir adalet görevlisi olduğunu düşünmesi, tek başına, hiç kimselere danışmadan, görüşmeden, müşavere etmeden devletin en tepe noktalarında görev yapan insanları ifadeye çağırmasıdır.
Bu anormallikse, Devlet de başka bir anormalliğe başvurmak zorunda kalıyor.
Kişiye veya olaya özel Yasa çıkarıp, adamları Savcının elinden kurtarmaya karar veriyor.
Tasarı bugün Adalet Komisyonunda, Perşembe günü de Mecliste görüşülecek.
Gece de Resmi Gazetenin mükerrer sayısında yayınlandı mı, işlem tamam,
Savcı Beyle, polis müdür yardımcıları da, gerçekten özel yetkili olduklarını düşünerek yaptıkları işin faturasını, özel yetkilerinin ellerinden alınmasıyla ödemiş olacaklar.
Böylece MİT Başkanı da bir kazaya uğramaktan son anda kurtarılacak.
Kullanıcı Girişi
Kullanıcı Kayıt
sizde yorum yapın SESİNİZİ DUYURUN
Üye girişi yapılmadan gönderilen yorumlar Misafir adı ile yayınlanır
ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan yorumlar okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan sonsayfa.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


çok ama çok teşekkürler Erol Bey
Erol Bey çok ama çok teşekkürler ilgi ve alakanız için, çokkk memnunum sizi tanıdığım ve yazılarınızı okuduğum için,5 yıllık cezaların erteleneceğini bilmek nasıl bir müjdedir...Erol Bey çok ama çok teşekkürler ilgi ve alakanız için, çokkk memnunum sizi tanıdığım ve yazılarınızı okuduğum için,5 yıllık cezaların erteleneceğini bilmek nasıl bir müjdedir benim için anlatamam.» Yorumun Devamı