Seçim Vaadleri açılıyor
Av.Erol Akpınar
erolak@sonsayfa.com
Son Güncelleme: 00:11 14 Mart 2011, Pazartesi
CHP ye kurulan tuzağın ertesinde gazeteci kimliğiyle olayın başrol oyuncusu olan hanımın tanıyan tanımayan herkes tarafından ipliği pazara çıkarıldı.
Önceki yazımda bu hanımın ruhsal bir sıkıntısı olduğunu düşünmüştüm.
Bugün okuduklarımız, kendisinin bir komplonun oyuncusu olmaktan daha fazla, rahatsız bir kimliğin sahibi olduğu anlaşılıyor.
*
Bu tehlikeyi zararsız atlatan CHP dün Ankara’da bir spor salonunda gerçekleştirdiği seçime hazırlık toplantısında, ilk seçim vaadleri Genel Başkan tarafından kamuoyuna aksettirildi.
Biz eskiler, seçim vaadlerinin her türlüsünü görmüş ve arkasından hiçbir şeyin gelmediğini yaşamış olduğumuz için şerbetliyizdir.
Seçime yönelik vaadlerin hangi taraftan gelirse gelsin pek de kıymeti harbiyesinin olmadığını bilir ve anlayışla karşılarız.
Burada önemli olan Liderin söylediklerinin, halkın dert ve özlemleriyle ne kadar örtüştüğü meselesidir.
Lider söyler, halk dinler.
Seçimden sonraki yıllara verilen sözlerin hemen hiç biri hatırlanmaz.
Ama seçim öncesinde, önemli olan dinleyenler bu sözlere ne kadar sempati duyarlar ?
Çoğuna inanamasalar bile, verilen sözler onların gönüllerinde yatan arzularla örtüşüyorsa, akılları biraz çelinebilir.
Oy verme hücresine girdiklerinde, verilen onlarca sözden, bir tek tanesi bile onlara birazcık inandırıcı görünmüş, gönüllerine birazcık yatmış ise, elerindeki evet damgasını, o tarafa basıverirler.
*
Dünkü ilk seçim söylemlerinde Gandi neler söyledi, bir bakalım.
Önce yoksul ailelere yardım sözü.
Gandi, her yoksul aileye, nüfusuna göre 600 – 1200 lira arasında aylık ödeyecekmiş.
Hem de aylıklar ailenin erkeğine değil, kadınına verilecekmiş.
Şimdi düşünün.
İktidar her seçimde bunca yardım dağıtıyor.
Ama fasulye , bulgur, makarna torbalarının üzerinde iktidar partisinin harfleri yazılı.
Alsan bir türlü, almasan, açlığın gözü kör olsun.
Şimdi adam sana maaş vereceğim, evin kadını bankaya gidecek, her ay parasını alacak diyor.
İster bulgur alır, ister makarna, veren parti değil, devletin kendisi.
Verir vermez ama, akla yakın ve gönüle sıcak değil mi ?
*
Askerlik konusu ikinci büyük konu.
Bedelliyi bir sefere mahsus çıkaracağım diyor.
On binlerce gencin ve ailenin beklentisi var.
Olur veya olmaz.
Bir yanda bedelli programımızda yok diyen iktidar.
Öbür yanda, bir seferlik bedelli çıkaracağım diyeni dinleyen on binlerce ailenin bireyleri.
Haklı veya haksız, çıkarır veya çıkaramaz, ama bu insanlara bir sıcak ümit vermiyor mu ?
Hele askerlik süresinin önce 9 aya, sonra 6 aya indirilmesi ?
Profesyonel orduya geçilmesi ?
Bunu bekleyenlerin sayısını hesap edebilir misiniz ?
*
İşçi, memur, çiftçi, emekli hayatından memnun mudur bilemem ?
Ama onlara da her siyasetçi gibi bolca vaadler söylüyor.
*
İşçi sendikalaşmak ister, arkasında kendisinin ait olduğu bir güce yaslanmak ister.
Peki bu günkü sendikalardan ve sendika ağalarından memnun mudur işçi ?
Sizi sendika ağalarından, sarı sendikalardan kurtaracağım diyor Gandi ?
Yapar, yapamaz ama, işçinin yüreğindeki sese uygun mudur bu sözler ?
*
Bir de anketlere meselesi var.
Kim parayı en çok veriyorsa, onu açık ara öne çıkaran anketler.
Bunlara da dokundurmuş .
İnanmayın diyor.
Uyduruyorlar diyor.
Anketlere göre tavrını koyan tarafsız seçmeni bu sözler kuşkuya düşürmüyor mu, ona bakın.
*
Bir de bugün iktidar sözcülerinin bu vaadlere karşı sözlerine bakın.
Kızıyorlar, horluyorlar, küçümsüyorlar.
Onları da bir parça rahatsız ediyor bu sözler.
*
Muhalefet bu.
Elbette söyleyecek.
Yapar veya yapamaz ama söyleyecek.
Onlar da söylesinler, söyleyecekler.
Sonra halk kararını verecek.
Millet bu.
Ne derse doğrudur.


sizde yorum yapın SESİNİZİ DUYURUN
Üye girişi yapılmadan gönderilen yorumlar Misafir adı ile yayınlanır
ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan yorumlar okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan sonsayfa.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.