Mit,Hastane ve Başbakan =OPERASYON
Davut Çakmak
dcakmak@sonsayfa.com
Son Güncelleme: 20:09 16 Şubat 2012, Perşembe
Biz MİT’i Devletin dış istihbaratından sorumlu olan birim olarak bilirdik.
Meğer MİT Devlete karşı yapılan ayaklanmaların organizatörlüğününü yapmakla kalmamış, Devlete başkaldıran askerlerimizi şehit eden, milletin canına ve malına zarar veren Devlet düşmanları ile işbirliği yaparmış ta haberimiz yokmuş…
Bu ne çelişkidir…
Askere dokun, MİT’e dokunma paniklemesi yapan başbakan,
‘’Savcıların MİT’e dokunmasından dolayı, ne den bu kadar korkuyorsunuz?’’
Bence Başbakan, Cumhurbaşkanı ve diğer işbirlikçilerin korkuları, Devlet adına değil tamamen kendileri için taşıdıkları bir korku olmalı…
Bu işin ucu birilerine çok kötü dokunuyor ki, birden Adalet ve İçişleri Bakanları kırmızı alarma geçirilerek, olayın kapanması yolunda çalışmalar başlattılar.
Suç işleyen korkak insan, adaletten kaçar.
Korkaklar başkalarının koltukları altında yer aramaya çalışarak, işlediği suçtan kurtulmaya çalışırlar.
Devlet adına olsa, o zaman “Yargı bağımsızdır, adaletin işine karışılmaz” der.
MİT müsteşarını huzura kabul etmeden, savcıya ifade vermesini sağlatırlardı.
Tıpkı Balyoz, Ergenekon ve Şike davalarında olduğu gibi…
Özel Yetkili İstanbul Savcısı Sadettin Sarıkaya jet hızıyla dosyadan el çektirilirken HSYK, Balyoz ve Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılarla ilgili yapılan şikâyetleri uzun süredir sonuçlandırmıyor.
Deniz Feneri davasının savcıları ile ilgili süratle iddianame de düzenlediler.
Bu durum“yargıda çifte standart” değil de nedir?
Siyasi iktidar ve siyasi iktidar yanlısı HSYK, burada kendi direktiflerini yerine getirmeyen ve bağımsız davranan cumhuriyet savcılarına da gözdağı veriyor.
Yani ‘bizim direktiflerimizi yerine getirmezseniz sizi de soruşturmadan alırız, yetkinizi alırız’ demek istiyorlar.
MİT olayında hükümetin söylediği ile İlker Başbuğ soruşturmasında söylediği arasında tezat bir durum var.
Genelkurmay Başkanı’nın yargılanması için anayasaya hüküm koyan bu siyasi iktidar.
Görevi sırasında işlediği suçlarla ilgili Yüce Divan’da yargılanacağı hükmü getirildi.
MİT olayında ise tam tersi yapılıyor. ‘Başbakan’ın iznini alacaksın’ deniliyor.
Daha önceki olaylarda böyle bir uygulamaya gidilmemiş.
Böyle kural hiçbir zaman işletilmemiş.
Şimdi ne diyorlar: ‘’Savcılar yasaların üzerinde değil’’
MİT OPERASYONU VE BAŞBAKAN’IN AMELİYATININ ZAMANI BİR TESADÜF MÜDÜR?
Başbakan İstanbul da katıldığı cenaze töreninin ardından Medipol Hastanesi’nde Prof. Dr. Dursun Buğra ve ekibine kontrol yaptırdı.
Öğleden sonra gizlice hastaneye gitti.
Kontrolden sonra ikinci ameliyat kararı alındı.
İstanbul’a asıl gelme sebebi de buydu.
İşte tam bu sırada, Beşiktaş’taki Özel Yetkili Savcı Sadrettin Sarıkaya KCK soruşturması kapsamında başta yeni ve eski MİT müsteşarları olmak üzere beş MİT’çiyi ifadeye çağırması internete düştü.
Başbakan Erdoğan bunu internetten öğrendi. Ve apar topar gece 21.30 uçağıyla Ankara’ya hareket etti.
Ameliyat kısa bir süreliğine ertelendi.
Çünkü Başbakan Erdoğan meselenin aslında nereye kime uzandığını fark etmişti.
Krize el koyacaktı.
Başbakan Erdoğan’ın ameliyat olacağını birileri nereden biliyordu?
MİT’çilerin ifadeye çağrılmasının zamanlamasını kimler Başbakan’ın ameliyatına denk getirmişti?
Yoksa bütün bu olanlar bir tesadüf müydü???
Kullanıcı Girişi
Kullanıcı Kayıt
sizde yorum yapın SESİNİZİ DUYURUN
Üye girişi yapılmadan gönderilen yorumlar Misafir adı ile yayınlanır
ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan yorumlar okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan sonsayfa.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


ALİ FEYİZOĞLU
SEVGİLİ DOSTUM TEBRİK EDİYORUM
elbet bir gün bunların hesabı sorulur... bir dur diyen çıkacaktır..
terör
Yaşasın legal mi legal,bir numarası,iki numarası da belli;belgeli,delilli yeni bir terör örgütümüz de oldu."MİTKON TERÖR ÖRGÜTÜ" vatana,millete hayırlı uğurlu olsun.