Karakter Boyutu:   

ÖNCE SAKLANACAKLAR, SONRA YAKALANACAKLARMIŞ

1 Ağustos 2010 Pazar

Erol Akpınar

Dünya üzerinde imparatorluklar kurmuş ve yönetmiş büyük devletler var.

 

 

Bu büyük devletlerin de elbette sağlam, yıkılmaz, asırlardan beri kararlılıkla yürüttükleri devlet gelenekleri var.

 

 

Öyle büyük devlet kolay kolay olunmuyor çünkü.

 

 

Bilgi ve ilim yanında, köklü gelenekleri olması lazım.

 

 

Bizim Osmanlı İmparatorluğu da büyük devletlerdendir.

 

 

Dünyanın en belalı coğrafyasında, altıyüz seneden fazla hüküm sürmek için elbette büyük devlet olmak lazımdır.

 

 

Bu devlette, her şey kurallara bağlıdır.

 

 

Kimin ne yapacağı, kimin ne  karar vereceği, kimin uygulayacağı, yüz yıl, iki yüzyıl önceden bellidir.

 

*

 

Osmanlı İmparatorluğu da büyük devletlerdendi dedik.

 

 

Ya Türkiye Cumhuriyeti nasıldır ?

 

 

Çok büyük bir imparatorluğun doğal ömrünü tamamlayıp yıkılmasından sonra, onun temelleri üzerinde yeniden kurulan Türkiye nasıl bir devlettir ?

 

 

Yaşamadığım bölümleri hakkında çeşitli kaynaklardan duyup okuyup edindiğim bilgileri bir yana bırakırsak.

 

 

Son elli yılda yaşadığım Türkiye Cumhuriyetini yönetenler hiç de büyük devlet adına yaraşır yöneticiler olamadılar.

 

Elli senedir seçilmişler ile bürokrat ve askerler arasında bir türlü olması gereken dengeyi tutturamadık

Son elli yılın 45 yılında, asker höt dedi, siyasi iktidar masanın altına saklandı.

 

 

Son birkaç yılda, siyasetçi höt dedikçe,  bu defa asker altına   kaçacak masa arıyor.

 

 

Yıllardan beri dengeyi bir türlü tutturamadık gitti.

 

 

*

 

2007 de Genelkurmay Başkanı, gece yarısı bir muhtıra yayınladı.

 

 

Eyvah dedik, fırtına patladı, patlayacak.

 

 

Amaaaa.

 

 

Bırakın fırtına patlamasını, siyasi iktidar, elinin tersini şöylece bir sallayarak, bildiği yolda iş işlemeye devam etti.

 

 

İşte o gün bugündür, askerin saldırılara açık bir hedef ve   geçmişin tüm acı tecrübelerinin hesabının sorulduğu bir sanık  haline geldiğini gördük.

 

 

*

 

 

Dedim ya, bir türlü dengeyi tutturamıyoruz.

 

Şimdi, 102 subay (aralarında halen görevde olan generaller var) hakkında yakalama kararı çıkarılmış.

 

 

Bu yakalama kararları bir kere kara kitaba uymuyor.

 

 

İki defa tutuklanmış bu subaylar, iki defa da salıverilmişler.

 

 

Şimdi yeniden yakalanmalarına karar veriliyor.

 

 

 

Ceza Muhakemesi Kanununun 98 maddesinde öyle yazmıyor ama ne gam, Mahkeme öyle karar veriyor. Sanki mahallede çelik çomak oynuyoruz. ( Bu çelik çomak oynama lafı, yaşı ellinin üzerindekilerin bilebileceği bir laf. Şimdi mahallede çelik çomak mı oynanıyor, yoksa internet kafelerde porno sitelere mi giriliyor, bilemem elbette )

 

 

Evet, 102 subay yakalanacak.

 

 

Ama bu sefer, Ordunun da tepesi fena atmış anlaşılan.

 

 

Askerleri vermiyorlar.

 

 

Rivayete göre güvenli bölgelere alınan bu yakalanacak askerle, Askeri Şuranın biteceği güne kadar muhafaza edilip, terfileri yapılacak, ondan sonra da, alın, sizin olsun denilecekmiş.

 

 

Zira, Yasaya göre tutuklu olan askerler terfi ettirilemiyorlarmış.

 

 

Yakalaması olan ve fakat henüz tutuklanmayanlar terfi ettirilebiliyormuş.

 

 

Yani yakalaması olan askerler tefi ettirilecekler, sonra da buyurun alın denilecekmiş.

 

 

Bu konu, iki gecede bir Konutta bir araya gelen Genelkurmay Başkanı ile Başbakan arasında varılan bir anlaşma ile böylece halledilecekmiş.

 

 

Yani Askeri Şuranın sonuna kadar yakalanacaklar saklanacaklar, sonra saklandıkları yerden çıkacaklarmış.

 

 

Görülüyor ki, siyasi güç, askeri ne kadar geriletmiş olursa olsun, onun da gücü bir yere kadar etki edebiliyormuş

 

 

Bir de olayı yüksek yüksek tepelerden izleyen Cumhurun Başı var tabii.

 

 

O da bu nezih ve rasyonel senaryoyu sükunet ve vazifesini yapanların huzuru içinde seyretmekte.

 

 

Dünyanın sayılı imparatorluklarının birinin varisi, büyük bir devletiz yani ya hani.

 

 

Kendileri, huzur içinde olan biteni seyretmekte imişler.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dünya üzerinde imparatorluklar kurmuş ve yönetmiş büyük devletler var.

 

 

Bu büyük devletlerin de elbette sağlam, yıkılmaz, asırlardan beri kararlılıkla yürüttükleri devlet gelenekleri var.

 

 

Öyle büyük devlet kolay kolay olunmuyor çünkü.

 

 

Bilgi ve ilim yanında, köklü gelenekleri olması lazım.

 

 

Bizim Osmanlı İmparatorluğu da büyük devletlerdendir.

 

 

Dünyanın en belalı coğrafyasında, altıyüz seneden fazla hüküm sürmek için elbette büyük devlet olmak lazımdır.

 

 

Bu devlette, her şey kurallara bağlıdır.

 

 

Kimin ne yapacağı, kimin ne  karar vereceği, kimin uygulayacağı, yüz yıl, iki yüzyıl önceden bellidir.

 

*

 

Osmanlı İmparatorluğu da büyük devletlerdendi dedik.

 

 

Ya Türkiye Cumhuriyeti nasıldır ?

 

 

Çok büyük bir imparatorluğun doğal ömrünü tamamlayıp yıkılmasından sonra, onun temelleri üzerinde yeniden kurulan Türkiye nasıl bir devlettir ?

 

 

Yaşamadığım bölümleri hakkında çeşitli kaynaklardan duyup okuyup edindiğim bilgileri bir yana bırakırsak.

 

 

Son elli yılda yaşadığım Türkiye Cumhuriyetini yönetenler hiç de büyük devlet adına yaraşır yöneticiler olamadılar.

 

Elli senedir seçilmişler ile bürokrat ve askerler arasında bir türlü olması gereken dengeyi tutturamadık

Son elli yılın 45 yılında, asker höt dedi, siyasi iktidar masanın altına saklandı.

 

 

Son birkaç yılda, siyasetçi höt dedikçe,  bu defa asker altına   kaçacak masa arıyor.

 

 

Yıllardan beri dengeyi bir türlü tutturamadık gitti.

 

 

*

 

2007 de Genelkurmay Başkanı, gece yarısı bir muhtıra yayınladı.

 

 

Eyvah dedik, fırtına patladı, patlayacak.

 

 

Amaaaa.

 

 

Bırakın fırtına patlamasını, siyasi iktidar, elinin tersini şöylece bir sallayarak, bildiği yolda iş işlemeye devam etti.

 

 

İşte o gün bugündür, askerin saldırılara açık bir hedef ve   geçmişin tüm acı tecrübelerinin hesabının sorulduğu bir sanık  haline geldiğini gördük.

 

 

*

 

 

Dedim ya, bir türlü dengeyi tutturamıyoruz.

 

Şimdi, 102 subay (aralarında halen görevde olan generaller var) hakkında yakalama kararı çıkarılmış.

 

 

Bu yakalama kararları bir kere kara kitaba uymuyor.

 

 

İki defa tutuklanmış bu subaylar, iki defa da salıverilmişler.

 

 

Şimdi yeniden yakalanmalarına karar veriliyor.

 

 

 

Ceza Muhakemesi Kanununun 98 maddesinde öyle yazmıyor ama ne gam, Mahkeme öyle karar veriyor. Sanki mahallede çelik çomak oynuyoruz. ( Bu çelik çomak oynama lafı, yaşı ellinin üzerindekilerin bilebileceği bir laf. Şimdi mahallede çelik çomak mı oynanıyor, yoksa internet kafelerde porno sitelere mi giriliyor, bilemem elbette )

 

 

Evet, 102 subay yakalanacak.

 

 

Ama bu sefer, Ordunun da tepesi fena atmış anlaşılan.

 

 

Askerleri vermiyorlar.

 

 

Rivayete göre güvenli bölgelere alınan bu yakalanacak askerle, Askeri Şuranın biteceği güne kadar muhafaza edilip, terfileri yapılacak, ondan sonra da, alın, sizin olsun denilecekmiş.

 

 

Zira, Yasaya göre tutuklu olan askerler terfi ettirilemiyorlarmış.

 

 

Yakalaması olan ve fakat henüz tutuklanmayanlar terfi ettirilebiliyormuş.

 

 

Yani yakalaması olan askerler tefi ettirilecekler, sonra da buyurun alın denilecekmiş.

 

 

Bu konu, iki gecede bir Konutta bir araya gelen Genelkurmay Başkanı ile Başbakan arasında varılan bir anlaşma ile böylece halledilecekmiş.

 

 

Yani Askeri Şuranın sonuna kadar yakalanacaklar saklanacaklar, sonra saklandıkları yerden çıkacaklarmış.

 

 

Görülüyor ki, siyasi güç, askeri ne kadar geriletmiş olursa olsun, onun da gücü bir yere kadar etki edebiliyormuş

 

 

Bir de olayı yüksek yüksek tepelerden izleyen Cumhurun Başı var tabii.

 

 

O da bu nezih ve rasyonel senaryoyu sükunet ve vazifesini yapanların huzuru içinde seyretmekte.

 

 

Dünyanın sayılı imparatorluklarının birinin varisi, büyük bir devletiz yani ya hani.

 

 

Kendileri, huzur içinde olan biteni seyretmekte imişler.

YORUMLAR (12 adet)Yorum Yaz

Misafir

01.08.2010 18:00

Yasindan basindan utan...Askerin cevirdigi firildaklari gorme, ondan sonra buyuk devlet ahkami kes...

Misafir

01.08.2010 02:37

ABD: Koşaner bizim adamımızWall Street Journal WSJ, Marc Champion imzalı haberde, bu yılki YAŞın "alışılmadık ölçüde önemli" olduğu belirtildi. Türkiyenin "İslami eğilimli hükümetinin ordunun ve adli kurumların belini kırmaya çalıştığını" öne süren gazete şu ifadeleri kullandı: "Anahtar mesele, askerin eski usule bağlı, laiklik taraftarı adayı olan Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Işık Koşanerin Genelkurmay Başkanı olmasını sağlayıp sağlayamayacağı." WSJ : "Anahtar mesele, askerin eski usule bağlı, laiklik taraftarı adayı olan Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Işık Koşanerin Genelkurmay Başkanı olmasını sağlayıp sağlayamayacağı.Askerin, Koşanerin istediği ve aralarında 2003teki darbe planı iddiasıyla ilgili olarak yargılanmayı bekleyen subayların da bulunduğu isimlerin onun yanında görev almasını sağlayıp sağlayamayacağı da en az o kadar önemli."Darbe yapacak kamufle isim, başa geliyor: WSJye konuşan siyasi analist Gareth Jenkins ise Orgeneral Koşanerin son iki yıldır sessiz kaldığını ve Genelkurmay Başkanı olmasının hükümet tarafından engellenmesinin beklenmediğini belirttikten sonra, "Ordu AKPnin onun atanmasını engellemesine bahane bulamaması için Koşaneri pamuğa sardı" yorumunu yaptı.

Misafir

31.07.2010 21:49

TSK İÇİNDE ARARAT DAĞI ŞOKU...İşte Türk Savcılarının, Türk Asker ve Polisinin Dahi Giremediği TSK Tesisleri, Kozmik Büroları: NATO amaçlı TSK tesisinde ARARAT DAĞI ve ARARAT DAĞI Mason Locası: İncirlik Üssü deki Mason Locaları / 231. 1. Eellowship Military Lodge No: 82. / 232. 2. Mount Ararat Mil Lodge, incirlik Air Base No: 36. / 232 ...kutuphane.tbmm.gov.tr:8088/2008/200805021.pdf .ve tuhaf bir mesaj; Message:: Thank you for giving me advice for a work on liberty. Date: Sun, 15 Nov 1998 15:15:39 0500 .Name:: Devin D.Carter .Email:: Devin.Carter@incirlik.af.mil , Location:: Milwaukee, Wisconsin.Lodge:: Mt. Ararat Military Lodge No36 .Lodge Loc :: Incirlik, Turkey .Office:: N/A .RQFCtopic: I need info. on the Dew of Hermon,and info on Mt. Ararat. Message:: Im currently an E.A. and desperatly need this info mation the library here on Incirlik AB is small please help me in my search. Thank You. Kaynak: http://web.mit.edu/dryfoo/Masonry/RQ4C/rq4c_98Q4.html EvetBu tesislere; Büyük Kulüp üyesi İlker Paşa bile giremez..TSK ın NATO amaçlı İncirlik Tesisi ya da İncirlik Üssü; ABDnin Askeri Masonluk Locasıdır...ABDnin Türkiyede 5 veya 6 tane ASKERİ MASON LOCASInın olduğu biliniyor. Üstelik hepsi de TSK tesisleri içinde .. Peki hangi Subaylar; bu askeri mason localarına üyedir?.. IMF; aslında Incirlik Masonic Family demek .. İşte web: http://www.fellowship82.org/minutes/Minutes14Jan05.doc İlgili diğer siteler: 1http://fellowship82.com/ 2http://www.d9beehive.com/Lodges/82/82.html 3http://fellowship82.com/indexjones.htm 4 http://www.incirlik.af.mil/ 5http://209.85.129.132/search?q=cache:JDb9HAHAJkJ:www.huberheightsmasonictemple.org/Trestleboard/TBOct2607.pdfIncirlikMasonicFamilyamp;cd=8amp;hl=tramp;ct=clnkamp;gl=tr

Misafir

31.07.2010 20:49

Avrupada Pkk şirketleri: KarSazdan sonra şimdi de DOGSİAD kuruldu. Tam adı: DOGSIAD CLUB EUROPE.Başında Av. Erhan Baran var. Baran; AlmanyaKöln Avukatlar Barosu üyesi. Baranın Almanya ile çok yakın ilişkileri var. Baran, aynı zamanda TürkAlman Ticaret Odası üyesi..Baranın, Kölnde Oğuz Sarıkaya ile birlikte Hukuk Bürosu var.

Misafir

31.07.2010 20:38

Türkiyede 1950lerden bu yana askeri ve sivil Amerikan ajanları nerede eğitiliyor, nerede yetiştiriliyor? Balgat Amerikan Okulu George C. Marshall Schoolnda...ODCTye bağlı..Yani NATOGladyo Karargahı içinde..Bizim Seferberlik Tetkik Kurulu ile beraber..İçinde bir Baptist kilisesi, bir de şapel var..İncirlikte ve İzmirde olduğu gibi bir de Mason Locası var.. ulku ocaklari caddesi de bulunan ve george c. marshall ankara american high school olarak da anilan okul. ilgilenenler icin adresi: http://www.ankaehs.eu.dodea.edu/

Misafir

31.07.2010 16:48

PKK; uluslar arası bir şirketHem de itibarlı, saygın bir şirket Bütün AB üyeleri, bu şirkete kapılarını ardına kadar açmışlar: Avrupadaki PKK bağlantılı şirketlerin, Almanya merkezli Kürt İşverenler Birliğince terör örgütü PKKya yılda 1 milyar Avro aktardığı belirtiliyor. MİT raporuna giren şirketlerSABAH, PKKya yılda bir milyar euro civarında kaynak sağlayan Avrupadaki şirketlerin izini sürdü. Çoğu Almanyadaki bu şirketlerin sağladığı para, Kürt İşverenler Birliğince PKKya aktarılıyor. Terör örgütü PKKnın silah ve cephanelerinin Almanyada faaliyet gösteren Uluslararası Kürt İşadamları ve İşverenler Birliği KARSAZ üyesi şirketlerin sağladığı gelirle satın alındığı öne sürüldü.Merkezi Frankfurtta bulunan KARSAZa üye Almanyadaki şirketler, örgütün uyuşturucu parasının aklanmasında ve Kandil başta olmak üzere Kuzey Iraktaki PKK kamplarına gönderilmek üzere silah ve mühimmat temin edilmesinde önemli rol oynuyorAlmanyadaki şirketler KARSAZın toplam cirosunun yüzde 70ini kontrol ediyor. KARSAZın kağıt üzerindeki resmi adresi ise Kaiserstrabe 60 Frankfurt. Ancak bu adreste sadece Çinli firmaların bulunduğu bir han var. KARSAZın izine Almanyadan sonra Belçikada da rastlanıyor. KARSAZ, Brükseldeki KONKURD adlı Kürt dernekleri federasyonuna bağlı. İstihbarat raporlarına göre KONKURDu, perde arkasında PKKnın Canan Kurtyılmazdan sonraki yeni Avrupa sorumlusu Sabri Ok yönetiyor. PKKnın finans kaynağı KARSAZa üye bin şirket bulunuyor. İstihbarat raporlarında bu şirketlerden 279unun adı geçiyor. Buna göre 279 şirketten 147si Almanyada bulunuyor. Avrupada da Fransada 49, İsviçrede 14, Hollandada 13, İngilterede 12, Avusturyada 10, İsveçte 8, Yunanistanda 2, Danimarka, Belçika ve Romanyada ise birer şirket var. Türkiyede de biri İzmir, diğeri Diyarbakırda olmak üzere iki KARSAZ üyesi bulunuyor. Bunlardan birinin Satranç Anonim Şirketi olduğu öne sürüldü. Diyarbakırdaki bir işadamı derneği de KARSAZ üyeleri arasında yer alıyor. KARSAZ üyesi şirketlerin çoğu gıda, inşaat ve tekstil şirketi. Türkiye, Hollanda ve Fransa makamlarının PKKnın mali kaynaklarıyla ilgili raporları, KARSAZın yılda 1 milyar Euro kara para akladığını ve bu parayı terör örgütüne gönderdiğini ortaya koyuyor. SABAHın ulaştığı belgelere göre, PKK, uyuşturucu gelirini bir Alman bankası aracılığıyla Ermenistan ve Güney Kıbrıstaki bazı bankalara gönderiyor. PKKya ait şirket ve kişilere ait bu hesaplardaki parayla da terör kamplarına gönderilecek silah ve mühimmat satın alınıyor. PKKnın kasası KARSAZın faaliyetleri, Hollanda istihbarat teşkilatı AIVDnin hazırladığı raporda, şu ifadelerle yer alıyor: "Çalışmalarımız sonucunda Mustafa Yıldırım ve Hacı Karakoyunun PKKnın finansörü olduğu anlaşılmıştır. Yıldırım, şirketleri aracılığıyla PKKnın topladığı parayı ticaret adı altında Kuzey Iraka aktarmaktadır. Bir muhbirimize göre Hollandada PKKnın uyuşturucu alanında ve siyasi alandaki büyük gruplardan birinin başında Metin Cansız yer alıyor." PKKnın uyuşturucu trafiğini yöneten isimlerden birinin halen cezaevinde olan Hakkari Yüksekovalı Hikmet Serdar olduğu öne sürülüyor. http://www.kanal04.com.tr/guncel/pkkninfinansagimerkezialmanya.html

Misafir

31.07.2010 12:31

Terörün Kirli Finansörleri: AfganistanİranTürkiye;Büyük Uyuşturucu Hattı NATO un Afganistan İşgalinden bu yana; bölgesel uyuşturucu üretim ve ticareti yüzde 1000 arttı.Afganistan halkı uyuşturucuya mahkum edildi.Halkın dörtte üçü uyuşturucu ticareti yapar hale geldi.Yarısı da uyuşturucu kullanmaya başladı.H.Baybaşinin ifadesiyle NATO Gemileriyle,Tırlarla Batıya uyuşturucu taşınıyor ABD,İngiltere ve İsrailin kontrolündeki bu ticarette PKK ın ve Türk Generallerinin rolü var

Misafir

31.07.2010 10:51

Bahçeli Bile İsyan Etti Bahçeli: ATIN Milliyetçi Hareket Partisi MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, darbelerin Türkiyeye şimdiye kadar bir yarar getirmediğini söyledi.Darbeci anlayışta olanların demokratik kültür içerisinde eritilmesi gerektiğini belirten Bahçeli,"Muvazzaf subay özelliğini taşıyanların ordudan atılması gerekir." diye konuştu. Bahçeli,"Muvazzaf subay özelliği taşıyanlar ise ordudan atılmalıdır.Ancak bunlar farklı farklı alanlarda,yeni tartışma zeminine sokmaya gerek yoktur" ifadelerini kullandı.

Misafir

31.07.2010 10:19

NATO İstihbarat Paşalarının Büyük İhaneti 3 bakan hemen istifa etmeli; hatta Hükümet Muktedir olmayan, Zavallı Hükümet ve Bakanlar istemiyoruz Millet, sizi boşuna iktidara getirmedi Ne bu korkaklık, ürkeklik, gaflet ve aymazlık 102 BALYOZCU REZALETİnden özellikle 3 bakan sorumlu: CEMİL ÇİÇEK, VECDİ GÖNÜL, BEŞİR ATALAY Balyozcu, Darbeci subaylar açığa alınmalı, yerlerine yeni komutanlar atanmalı ve açığa alınanlar Pazar günkü YAŞda atılmalı diyor herkes. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bütün hukukçular. Ama 3 bakan; Hükümetin, devletin, TSK in itibarını, güvenirliğini ayaklar altına alma pahasına direniyor Yakalama Emri çıkarılalı 7 gün oldu; Yüce Devlet adamları bulamadı Of

Misafir

30.07.2010 14:37

Arınç: Darbecileri atın Bahçeli: Darbecileri atın Ergenekona, Kafes ve Balyoz darbe planlarına, cuntalara, çetelere adı karışmış,hakkında soruşturma açılmış,ağır cezada yargılanan Darbeci, Kirli subaylar ve sanıklar için Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç;hepsini açığa alın ve atın diyor MHP lideri Devlet Bahçeli; hepsini açığa alın ve atın diyor Hukukçular, sivil toplum,siyasetçiler ayakta;açığa alın ve atın diyorlar Bütün bu tepkilere ve infiale rağmen hala Genelkurmay; MS Bakanı susuyor, Tık yok

Misafir

30.07.2010 10:11

Yeter...Yetti be..Atın bunları artık...102 balyozcu subayı koruyacağım diye Türk Ordusunu, Türk Devletini sarstınız, rezil ettiniz yeter be Atın bunları Ordudan Atın bunları kodese Devlet de, TSK de, millet de rahatlasın Hani bunların yeri yurdu belliydi; çağrılırlarsa hemen gelirlerdi.6 gün oldu; haklarında yakalama emri olduğu halde gelmediler TSK, Genelkurmay yönetimi; kuvvet komutanları ve komuta kademesi; resmen ve fiiilen devlete, demokratik hukuk sistemine meydan okuyor, suç işliyor TSK; çetelerin, cuntaların Ordusu?

Misafir

30.07.2010 00:16

102 Balyozcunun yakalanması...aradan 6 gün geçti..Ne muvazzafı yakalanabildi; Merkez Komutanlığı ABDye bağlı ya Ne de emeklisi; hani Türk Polisi yakalardı vecdi gönül; ne işe yarar? kokmaz, bulaşmaz..konuşsa; abuk sabuk konuşur.İstese şu an 102 balyozcuyu açığa aldırır; muvazzafların yerine başka komutanları atatır..nerede o irade, o akıl, o basiret, o cesaret..beşir atalay da pek farklı değil.Jandarma da Atalaya bağlı; nasıl bağlı ise.Bir de cemil abi fenomeni var.Gladyonun Yağız Türkmeni T.C. tarihinin en büyük hukuk skandalını yaşıyuruz bunlar sayesinde.Bu üç bakan da bir an önce istifa etmelidir.5 gündür emeklileri bile yakalayamadılar


 

GÜNÜN YORUMU

Şu palavraya bakın!!!

Elimde “Referandum 2010” başlıklı bir bülten var… Ön yüzünde bazı sanat&…

Devamı »

GAZETE ÖZETLERİ

Gündem 
Şok! Bizzat Yargıtay dinlemiş
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, yürüttüğü soruşturma sonucunda Yargıtay ve Danıştay'ın dışarıdan dinlenmediğine karar verdi.
 

Fotoğraf Galerileri

Erol Akpınar

Bayrama Girerken
Okunma: 1138

Yasin Özışık

Erbakan'ın Önder Sav'dan Ne Farkı Var?
Okunma: 2186

Sevda Türküsev

Bayramınız Bayram Olsun...
Okunma: 1056

İrfan Sönmez

NİÇİN EVET
Okunma: 451

Ömer Özkan

Karar Senin Kardeşim
Okunma: 719

Metin Yener

Şaşırmayın Sayın Başbakan!..
Okunma: 6016

Makbule Batur

Rahibe Kıyafeti
Okunma: 1332

Burhan Özfatura

Ramazan'ı Cennet'te yaşamak..
Okunma: 1151

Fuat Tütüncüoğlu

Tarım Bağ-Kur’lular bu yazıyı iyi okuyun
Okunma: 1443

Nusret Türker

REFARANDUM
Okunma: 1838

Videolu Haberler

Tekzip 
İl başkanı Şimşek'e ikinci şok
Bahçelievler'de meydana gelen ve CHP'li bir kadının broşür dağıtırken AK Partililer tarafından dövüldüğü iddiasının doğru olmadığı ortaya çıktı.
 
MAGAZİN 
"Tecavüz sahnesinde yastık yoktu"
Hülya Avşar, 1986’da oynadığı ‘Fatmagül’ün Suçu Ne?’ filminin dizi versiyonunda rol alan ve tecavüz sahnesi için...
 

Sitemiz Anadolu Ajansı Abonesidir
Sonsayfa Yayıncılık
Telefon : (0216) 472 27 27
e-posta :

rss
Tasarım : Dizayn Merkez
Programlama : medyabursa
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Sonsayfa Yayıncılık. 2000-2009 Tüm hakları saklıdır.