BI-CAY

Bİ’ ÇAY ?

Fatma Kılıç
fatmakilic@gmail.com

Son Güncelleme: 09:42 19 Eylül 2019, Perşembe

Neredeyse dünya nüfusunun üçte ikisinin en popüler içeceği çay.. Binlerce yıldır toprakta ekiliyor biçiliyor farklı amaçlarla tüketiliyor. Çok eski zamanlardan beri sağlığa iyi yönde katkı sağladığı düşünülüyor. Günümüze dek su ile demlenip içilmesinden tutun öğütülüp ilaç niyetine tıbbi amaçla dahi kullanıldı ve hala kullanılıyor.

Çay Camellia sinensis adı verilen bitki esasen. Bizim bildiğimiz içecek olan çay ise bu bitkinin işlenmiş yaprağından yapılıyor. Çayın işlenme ve hasatına göre değişik türleri karşımıza çıkıyor. Bizim bildiğimiz ve daha çok tükettiğimiz siyah çay tam fermente edilmiş çay iken oolong çayı yarı fermente edilmiş çay, yeşil çay ise fermente edilmemiş, işlenmemiş çayı ifade ediyor.

Çayın faydaları sayılırken genelde önceliği yeşilçaya veriyoruz aslında özellikle biraz da konuya ilgili olduğumuz için kilo verme konusunda yazılanlar ve konuşulanlara bakılırsa yeşil çayın gölgesinde kalıyor siyah çay. Her ne kadar böyle olsa da siyah çayın hiç de öyle yeşil çayın gölgesinde kalmaması gerektiğini bize gösteren çalışmalar yapıldı ve hatta yapılıyor. Özellikle fazla olan kiloların verilmesinde bir yeşil çay kadar etkili olduğu söylenmekte.

Hem yeşil çayda hem de siyah çayda polifenoller dediğimiz maddeler var. Polifenol dediğimiz madde esasen bitkiyi özellikle ultraviyole ışınlardan koruyan ama aynı zamanda antioksidan özellikte yani bizi hastalıklara karşı koruyor. Bunu DNAmızı ve hücrelerimizi saran zarları koruyarak yapıyor. Bununla da kalmıyor bağırsakları da koruyor. Yeşil çayın molekül yarısı daha küçük olduğu için kolayca emiliyor ancak siyah çay için durum farklı. Siyah çayın molekülleri bağırsaklardan emilemeyecek kadar büyük bu yüzden bağırsakta kalıyor. Bağırsaklarımızda yaşayan yararlı birtakım bakteriler bulunur. İşte bağırsakta kalan çay molekülleri bizim için “dost” olan bakterilerin büyümesine yardımcı olur. Siyah çay içerisindeki polifenoller zararlı bakteri üremesinin önüne geçiyor ve böylece antimikrobiyal özellik gösteriyor.

Antikanser özelliğinin yanı sıra, siyah çay tüketimi diyabet hastaları için de faydalı, çünkü sadece kan şekerini düşürmekle kalmıyor aynı zamanda insülin durumunu da iyileştiriyor. Tabi bu etki çaya şeker veya tatlandırıcı eklenmediğinde kendini daha güçlü gösteriyor. Siyah çay tüketimi diyabet hastası olmayan sağlıklı erişkinlerde de postprandiyal yani öğün sonrası kan şekeri seviyelerini iyileştiriyor.

Yüksek trigliserit seviyesi ve obezite, şu anda tüm dünyada bir numaralı ölüm nedeni olarak kabul edilen kalp krizi gibi bir dizi kardiyovasküler hastalıkla doğrudan ilişkilidir. Düzenli olarak çay tüketmek ise kardiyovasküler hastalıkların başlama şansını azaltmaya yardımcı olur. Çay da zararlı kolesterol olarak bilinen LDL kolesterolü düşürmeye yardımcı oluyor. Ayrıca günlük olarak üç fincan siyah çay içmenin inme riskini azalttığı sonucuna varılmıştır. 

Kısacası, düzenli olarak siyah çay içmenin, vücudun antioksidan potansiyelini arttırdığı ve bunun da kronik hastalık riskini azaltmamıza ve genel sağlığı iyileştirmemize yardımcı olduğu kanıtlanmıştır.

Orta dereceli siyah çay içmek çoğu insan için genellikle güvenlidir. Çok miktarda siyah çay içilmesi sağlık sorunlarına neden olabilir. Bu çoğunlukla çayın içerdiği kafeinle ilgili yan etkilerden kaynaklanıyor. Siyah çay yüzde 2 ila 4 oranında kafein içeriyor. Özellikle kafeine duyarlı olan kişiler , çok miktarda çay içerken uykusuzluk , endişe , sinirlilik veya mide rahatsızlığı yaşayabilir .

Siyah çayın yan etkileri (çoğunlukla yüksek miktarlarda) şunları içerebilir:kaygı ve uyumakta zorluk, daha hızlı nefes alma, baş ağrısı, artan idrara çıkma, düzensiz kalp atışı, mide bulantısı ve kusma, gerginlik ve huzursuzluk, kulaklarda çınlama, titremeler. Bu semptomlardan herhangi birini yaşayan kişiler, çay tüketimini azaltmayı düşünmelidir. Semptomlar devam ederse doktora görünmeleri gerekir.

Çay, yemeklerle birlikte alındığında demirin biyoyararlanımını azaltır. Bu, vücudun demir emilim kabiliyetini azalttığı anlamına gelir. Demir eksikliği öyküsü olan kişiler, demir takviyesi veya demir açısından zengin bir öğün alırken çay içmemeye özen göstermelidir. Ayrıca siyah çay yemek ve içmek arasında bir saat bırakmaları gerekir . bunun dışında hamileler ve emziren anneler, yüksek tansiyon sorunu olanlar, ciddi düzeyde demir eksikliği olanlar, kafeine karşı duyarlı olan bireyler çay tüketimini çok abartmamalı miktarı dengede tutmalıdır.

Toparlayacak olursak çok sevdiğimiz siyah çayın yeşil çayın gölgesinde kalmasına müsaade etmeye gerek yok. Yeşil çayın yanında sağlıksız bir seçenek olarak algılanmamalı ve uygun ölçüde ve miktarda, boğazı yakmayacak uygun sıcaklıkta tüketim engelleyecek bir durum da yoksa gönül rahatlığıyla içebiliriz.

Uzman Diyetisyen Fatma Kılıç

Yazıyı Paylaşın:

sizde yorum yapın SESİNİZİ DUYURUN


Üye girişi yapılmadan gönderilen yorumlar Misafir adı ile yayınlanır

ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan yorumlar okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan sonsayfa.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.



Facebook Sayfamız

gordum ve ona odaklandimBayan kendisini tatmin ederken ben kendimden gecmistim okadar heyecanli porno seyret dakikalar yasadimki hepsini sizlerle paylasmak porno istedimTabi ben bu goruntuyu izlerken sIkim hd porno cok sertlesmeye basladi tamamiyla oraya odaklanmistim tabi ben sex izle bayani izlerken onun zevkten cigliklari kulagima gelmeye basladi hatun cok mobil porno izle seksi ve sergiledigi guzel vucudu paha sex hikayeleri bicilemez bir durumdaydi bende onu izlerken mastirbasyon porno yapmaya basladim ve bayana isaret porno izle vermeye calistim cok basarili oldum mobil porno beni farketti ve hic toparlanmadan beni evine davet porno izle etti ve delice sikip burnuma bosaldi