MEVSIMLER-GECERKEN

MEVSİMLER GEÇERKEN

Fatma Kılıç
fatmakilic@gmail.com

Son Güncelleme: 09:41 26 Eylül 2019, Perşembe

Hava sıcaklığı artık düşmeye başladı bile. Ağaçlardaki yapraklar zamanı geldi diyip kendilerini bırakıyor ve sonbaharı yazın artçı sıcaklarına rağmen yavaştan hissetmeye başlıyoruz. Gelgitli sıcaklıklarla karşılaşsak da artık daha soğuk havayı hissediyoruz. Beslenme alışkanlığımız da elbette mevsimlere göre değişiyor. Yaz aylarında daha rahatlatıcı ve ferah, hafif yiyecekler tercih ederken soğuk havalarda daha yağlı şeyler yeme isteği duyuyoruz. Zeytinyağlı soğuk sebze yemeklerinin salataların yerini kök sebzelerle yapılmış yemekler, çorbalar kısaca daha yağlı ve sıcak yiyecekler alıyor. Sadece beslenme alışkanlığımız ve belki de ruh halimiz değil vücut direncimiz de bu süreçte değişebiliyor.

Sıcaklığın değişimiyle beraber bu geçiş döneminde başta grip salgını olmak üzere soğuk algınlığı ve enfeksiyon hastalıklarının görülme sıklığında da artış görüyoruz. Yetersiz ve dengesiz beslenme alışkanlığı olanlarda soğuk algınlığı ve bazı enfeksiyon hastalıklarına yakalanma riski daha olabiliyor ve bu hastalıkları diğer kişilere kıyasla belki de daha ağır seyredebiliyor.

Özellikle son zamanlarda televizyon, gazete, internet gibi mecralarda mucize olarak nitelendirilen tek bir besine yönelmek yerine besin çeşitliliğinin sağlanması, doğru seçimlerin yapılması, yeterli ve dengeli beslenme konusunda sürekliliğin sağlanması hastalıklardan korunmada çok daha etkindir.

• Sebze ve meyve hastalıklara karşı direncin oluşumunda oldukça yararlıdır, günde toplamda 5 porsiyon tüketilmelidir. Yani bu 5 porsiyon içerinde 3 porsiyon sebze 2 porsiyon meyve olacak şekilde denge sağlanmalıdır.1 porsiyon meyve 1 orta boy meyveye eşdeğerdir. 1 porsiyon sebze yemeği ise ortalama 4 yemek kaşığı kadardır.

• A ve C vitaminleri bağışıklık sistemini güçlendiren önemli vitaminlerdir. Havuç, brokoli, kabak, lahana, karnabahar, maydanoz gibi sebzeler; mevsimine göre portakal, mandalina, elma, greyfurt gibi meyveler tercih edilebilir. Sebze ve meyvelerin taze olarak tüketilmesi daha yararlıdır.

• Sebzeler mümkün olduğunca kısa sürede ve diriliği korunacak şekilde pişirilmelidir. Özellikle ıspanak, brokoli gibi yeşil sebzelerin çok fazla haşlanmaması gerekir. Vitamin kaybını önlemek için sebzelerin haşlama suyu kesinlikle dökülmemelidir. Sebzelerin haşlama suları çorba, makarna, erişte yapımında kullanılabilir. Böylece hem vitamin kaybı aza indirilmiş olur hem de suyun eklendiği yemeğe hoş bir tat bırakacaktır.

• Meyve ve sebzeler tüketilmeden önce mutlaka bol su ile iyice yıkanmalı ancak sebze ve meyveleri yıkarken deterjan veya sabun kesinlikle kullanılmamalıdır.

• E vitamini de yine soğuk algınlığı ve diğer enfeksiyonlara karşı vücut direncini arttırır. E vitamininin kaynakları ıspanak gibi yeşil yapraklı sebzeler, fındık, ceviz, balık, yumurta, zeytinyağı, fındıkyağı ve kuru baklagillerdir (fasulye, nohut, mercimek gibi). İmkan dahilinde günde 1 avuç fındık, ceviz vb. yağlı tohumlardan yenilmelidir.

• D vitamini değerlerinize baktırmayı ihmal etmeyin. Güneş etkisini yavaştan azaltırken doktorunuza veya aile hekiminize danışıp kan değerlerinizi kontrol ettirebilirsiniz. Hekiminiz uygun gördüğü takdirde eksikliğiniz varsa takviye edilmesi için vitamin takviyesini önerecektir. Vitamin takviyeleri sadece hekim kontrolünde olmalıdır.

• Vücut ısısını dengede tutabilmek için bol sıvı tüketilmesi unutulmamalıdır. Her gün en az 1.5-2 litre (8-10 su bardağı) su içilmelidir. Çok çay tüketilmesi vücuttan su atılımına sebep olur. Bu nedenle ölçülü tüketilmeli, çok sıcak içmemeye dikkat edilmelidir.

• Ateş yükselmesi durumunda sıvı tüketimi artırılmalı ve yeterli enerji alınmalıdır. Artan enerji ihtiyacının karşılanması için ölçülü olarak tahin pekmez de tüketilebilir.

• Bebeklerin enfeksiyon hastalıklarından korunmasında anne sütü çok önemlidir. Bebeklere ilk 6 ayda sadece anne sütü verilmeli, daha sonra uygun tür ve miktarda ek besinlere geçilmeli ve 2 sene emzirmeye devam edilmelidir.

• Beslenmenin yanı sıra vücut direncinin en büyük düşmanlarından biri hijyen eksikliğidir. El temizliğine de dikkat edilmelidir. Eller sürekli temiz tutulmalıdır.

• Fiziksel aktivite yaparak vücut direnci artırılmalıdır. Bunun için düzenli olarak yürüyüş yapmak ihmal edilmemelidir. Havalar soğudukça dışarıda yapılabilecek aktiviteler de kısıtlandığından zaman planlaması iyi yapılmalıdır.

Uzman Diyetisyen Fatma Kılıç

Yazıyı Paylaşın:

sizde yorum yapın SESİNİZİ DUYURUN


Üye girişi yapılmadan gönderilen yorumlar Misafir adı ile yayınlanır

ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan yorumlar okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan sonsayfa.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.



Facebook Sayfamız

gordum ve ona odaklandimBayan kendisini tatmin ederken ben kendimden gecmistim okadar heyecanli porno seyret dakikalar yasadimki hepsini sizlerle paylasmak porno istedimTabi ben bu goruntuyu izlerken sIkim hd porno cok sertlesmeye basladi tamamiyla oraya odaklanmistim tabi ben sex izle bayani izlerken onun zevkten cigliklari kulagima gelmeye basladi hatun cok mobil porno izle seksi ve sergiledigi guzel vucudu paha sex hikayeleri bicilemez bir durumdaydi bende onu izlerken mastirbasyon porno yapmaya basladim ve bayana isaret porno izle vermeye calistim cok basarili oldum mobil porno beni farketti ve hic toparlanmadan beni evine davet porno izle etti ve delice sikip burnuma bosaldi