Fatma Kılıç - Otizme Bakış - Sonsayfa Haberler Son Dakika
Otizme-Bakis

Otizme Bakış

Fatma Kılıç
fatmakilic@gmail.com

Son Güncelleme: 10:11 29 Kasım 2019, Cuma

Yaklaşık üç hafta önce Aksaray’ da otizmli çocukların başına gelenleri biliyoruz. Her ne kadar olay soğusa da çocukların yuhalanması iddaası vicdanla bağdaşmayacak cinsten, iç karartan bir hadiseydi. Çok şey yazılıp çizildi, söylendi, gösterildi. Fakat kat etmemiz gereken yol daha uzun olsa da geç değil. Otizmli bir cerrah adayı asistan Ali Vefa olarak karşımıza çıkan dizi karakteri ile aslında yıllardır yapılmak istenen şey farklı bir yol ile deneniyor. Bana kalırsa başarılı da olunuyor. Hala otizmin tam olarak ne olduğunu bilmeyen ve hatta farkındalık günlerinde paylaşımlar yaparken Down sendromuyla karıştıranlar bile var. Bu yetmezmiş gibi bir diğer sıkıntımız ise bu çocuklarımızın toplumda dışlanması ve ailelerinin çektiği ağır psikolojik yük. Bunu değiştirmek ve bu durumu iyileştirmek yalnızca hekimlerin, psikologların, halk sağlığı uzmanlarının ya da politikacıların değil hepimizin görevi. Topyekun gayret gerektiren bir mesele. “Otizm nedir, hangi sıkıntıları beraberinde getirir çözüm için ne yapılır?” ı yazmayı bu alanda bizzat araştırma yapmış biri olarak anlatmayı borç bilirim.

Otizm daha doğrusu Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) diyelim öncelikle. OSB evvela bir hastalık olarak görülmüyor. Hastalık yerine bozukluk diyoruz. Özelliği de şu ki tekrarlayan ve basmakalıp davranışlar ile karakterize olan bu bozukluk sosyal iletişim ve etkileşimde yaşanan problemleri de beraberinde getiriyor. Nörogelişimsel bir bozukluk esasen. Her iki cinsiyette görülse de erkeklerde kız çocuklarına göre 4 kat daha fazla görülüyor. OSB şiddeti hafiften ağıra kadar uzanabiliyor. Bu nedenle her otizmli bireyin aynı şekilde değerlendirilmemesi gerekiyor.

Otizm tanısı genellikle 2-3 yaşta konuluyor. Bu noktada ailenin çocuk üzerindeki gözlemi çok büyük önem taşıyor. Başlıca dikkat edilmesi gereken belirtiler arasında göz temasında eksiklik, bir konuya aşırı ilgi veya anormal derecede ilgisizlik, bir şeyi tekrar tekrar yapmak (örneğin; kelimeleri veya cümleleri tekrarlamak, ileri geri sallanmak veya bir kolunu devamlı çevirmek gibi), başkalarına bakmamak ve dinlememek, sıradan seslere, kokulara, temaslara karşı aşırı hassasiyet bulunuyor. Bu durumları fark eden aileler muhakkak uzman bir hekimle görüşmeli.

Peki otizm neden oluyor? Otizmin gelişme nedeni üzerine çok fazla araştırmalar yapıldı ve yapılmaya da devam ediyor. Her ne kadar çok fazla risk faktörü keşfedilse de “Otizmin nedeni işte budur!” diyebildiğimiz kesin bir kanıt maalesef henüz yok. hem genetik hem de çevresel birçok faktör etkili bu bozuklukta. Çocuk henüz anne karnındayken annenin maruz kaldığı ilaçlar, ağır kimyasallar, yine annenin geçirdiği hastalıklar veya psikolojik travmalar, obezite ve diyabet otizme neden olduğu düşünülen faktörler arasında. Aşılar için özellikle sosyal medyada suçlayıcı paylaşımlar yapılsa da bunun aslı astarı yok. Aşıların otizme neden olduğuna dair bir kanıt olmadığı gibi aşının otizme neden olduğunu çürüten ve iddaanın asılsız olduğunu ortaya koyan kanıtlanmış çalışmalar mevcut. Bu noktada çocuklar için muhakkak gerekli olan aşıları yaptırmak istemeyen aileler bu durumu iyice düşünmeli ve gerçekten yaptıkları bu hatadan dönmeli. Bu konuda özellikle geleceğimiz olan çocuklar için somut bir şey yapmak istiyorsak çevremizde böyle düşünen aileleri uyarmak bizlere düşüyor.

Otizmli çocukların derdi sadece sosyal alanda bitmiyor maalesef. Büyük bir kısmı normal gelişim gösteren akranlarına nazaran daha çok ve daha şiddetli uyku ve beslenme sorunları yaşıyor. Her ne kadar çocukların çoğu dönem dönem yemek seçip iştahsızlık yaşasa da otizmli çocuklarda bu durum daha ağırlaşıyor. Bir çocuğun büyümesinde uykunun ve beslenmenin yeri düşünüldüğünde ne kadar üzerinde durulması gereken bir konu olduğu da açık bir şekilde önümüzde duruyor.

Otizmde tedavilere baktığımızda özel eğitim ve farklı terapi yaklaşımları öne çıkıyor. Reçete edilen ilaçların yanı sıra bazı takviye edici ürünler de kullanılabiliyor. Ayrıca hekim önerisiyle diyetisyenler tarafından uygulanan farklı diyet tedavilerine de başvurulabiliyor. Dikkat edilmesi gereken husus ise kesinlikle doktor ve diğer tedavi basamaklarında görev alan uzmanların kontrolü ile bunu sağlamak. Aileler çocuklarının elbette ki iyiliğini düşünseler de birçok yola başvuruyor, maddi ve manevi anlamda maalesef sömürüye açık oluyorlar. Temennimiz o ki bunların da denetim altında olması…

Gelelim otizmde yaşanan diğer sıkıntılara. Hani Aksaray’ da yaşanan olayı bir aklımıza getirelim. Bu vahim olayın içinde bulunan ve küçücük çocukları yuhalayan zihniyete. Gönül isterdi ki tam aksi olsun ancak bu zihniyete sahip olan çok sayıda insan var. Otistik çocuklar aynı yaştaki normal gelişim gösteren akranlarına kıyasla daha agresif davranışlar sergileyebiliyor. Fakat bu çocuklar çevresindeki her şeye her koşulda zarar veren çocuklar da değil. Bu çocukların özel eğitim, çeşitli terapiler ve farklı tedaviler sayesinde akranlarıyla kaynaşmasına kesinlikle bir engel değil. Okulların bir kısmında kaynaştırma sınıfları bulunuyor. Çocuklar için çok iyi bir fırsat. Hem kaynaştırmaya alınan çocuk hem de arkadaşları için çok iyi bir iletişim fırsatı bu. Buna tepki göstermek yetmeyip çocuklara bu tepkiyi yansıtmak kesinlikle bilmemenin ve sorgulamamanın eseri. Bilmemek ve hatta bilmemenin ötesinde anne olduğu halde başka çocuklara hele de duyusal ve duygusal yönden çok daha hassas çocuklara bunlara yaşatmak, yaşatılmasına izin vermek çok büyük ve düzeltilmesi gereken bir ayıp.

Güzel şeylerden bahsederek yazıyı bitireyim. Otizm konusunda farkındalık oluşturmak ve çocukların yaşadıkları sıkıntılara çözüm sunmak amacıyla yakın zamanda güzel işler de yapılıyor. Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, vakıflar, üniversiteler çok güzel projeler üzerinde çalışıyor. Güzel işler çıkaracağımıza, topluma bilhassa çocuklara yani geleceğimize iyi bir yatırım yapabileceğimize inancım tam. Sağlıklı günler diliyorum.

Uzman Diyetisyen Fatma KILIÇ

Yazıyı Paylaşın:

sizde yorum yapın SESİNİZİ DUYURUN


Üye girişi yapılmadan gönderilen yorumlar Misafir adı ile yayınlanır

ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan yorumlar okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan sonsayfa.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
escort izmir


Facebook Sayfamız

gordum ve ona odaklandimBayan kendisini tatmin ederken ben kendimden gecmistim okadar heyecanli porno seyret dakikalar yasadimki hepsini sizlerle paylasmak porno istedimTabi ben bu goruntuyu izlerken sIkim hd porno cok sertlesmeye basladi tamamiyla oraya odaklanmistim tabi ben sex izle bayani izlerken onun zevkten cigliklari kulagima gelmeye basladi hatun cok mobil porno izle seksi ve sergiledigi guzel vucudu paha sex hikayeleri bicilemez bir durumdaydi bende onu izlerken mastirbasyon porno yapmaya basladim ve bayana isaret porno izle vermeye calistim cok basarili oldum mobil porno beni farketti ve hic toparlanmadan beni evine davet porno izle etti ve delice sikip burnuma bosaldi