28 Şubat'ı baban mı yaptı?
Mehmet Emin Ulu
memunulu@sonsayfa.com
Son Güncelleme: 12:24 22 Şubat 2012, Çarşamba
Mehmet Ali Birand’ın hazırladığı “Son Darbe 28 Şubat” isimli belgesi seyrederken sula yumağı beynimi kurcaladı. Bu suallere sebep Birand’ın üslubu mu, yoksa birilerinin Birand’ın kulağına eğilip “Sakın failler üzerinde durmayasın! Yoksa…” diye kulaklarını çekenlerden mi oldu bilmiyorum.
Hiçbir belgesel, hele yakın tarihimizde demokrasiye vurulmak istenen böylesine büyük darbeyi anlatan bir belgeselde darbeciler asla ıska geçilmemeliydi…
Ya çelişkilere ne demeli?
28 Şubat darbesi herkesin bildiği gibi Post Modern Bir Darbe olduğu konusunda toplumda ortak bir kanaat var. Peki, aynı ortak kanaat, neden “Darbeyi kim yaptı?” sorusunun cevabına gelince oluşmuyor.
Oluşmaz, çünkü böyle durumlarda hemen karşımıza zihniyet meselesi ortaya çıkıyor. Zihniyet meselesi ortaya çıkınca da kimileri sağ gösterip sol vurma gayretine giriyor. Zihinleri bulandırmak, ortalığı karıştırmak, zanlıları suçsuz ilan etmek, faillerin suçlarını örtbas etmek gibi hukuku da hukuksuzluğa dönüştürecek bir saplantının içine giriyorlar. Yani demokrasiye indirilen darbeyi gölgelerin yapabileceğini söylüyorlar.
Şahsen ne ben, ne de bir başkası darbeyi “Şunlar yaptı.” deme cüretini gösteremeyiz. Bu düpedüz hukuka müdahale olur. Aklıselim sahibi hiçbir insanın böylesine bir abesle iştigal etmesi de düşünülemez. Yalnız yüreğimizi bu kadar acıtan, askeriyeden, sivillere, akademisyenlere varıncaya kadar herkesi alt üst eden; devletle halk, devletle siyasi irade arasında; potansiyel düşman olarak görülen kişileri ihbar eden, kurumlardan atan, ceza veren hainlerin faillerinin olmadığını söylemek de bir darbedir.
Bu cezalardan birine çarptırılmış olmanın verdiği sıkıntıyı, üniversiteden zorunlu olarak emekliye ayrılmakla hâlâ yaşayanlardan biriyim. Nasıl bu olayların faili yoktur, diyebilirim. Bu kadar vurdumduymaz, bu kadar iğrenç bir komedyayı nasıl sürdürebiliriz.
Şu “Ergenekon” denen terör örgütü üyeliği iddiasıyla yapılan tutuklamaların ardından bir siyasi partinin başkanı (ki Kılıçdaroğlu’ndan başkası değildir.) ne demişti?
“Nerede bu örgüt, ben de gidip üye olacağım.” Bir muhalefet lideri, böylesine bir sözü nasıl söyler…? Yanılma payı hiç mi bırakmaz…
Son günlerde değişen MİT kanunu için söylenen sözler de bundan daha basit değildir. Üstelik kapalı oturumda öğrendiklerini unutarak… Kapalı oturumda konuşulanları, bu millet uzun yıllar öğrenmeyeceğine göre; muhalefetin çığırtkanlığı olsa olsa seçim yatırımından başka bir şey değildir.
Daha önce de söyledik. Devlet adamı olmak kolay değildir. Hele şu günlerde etrafınız ateş çemberindeyken…
Hele MOSSAD’ın, CİA’nın ve KBG’nin ülkemizi sıkıştırmak için yapmadıklarını bırakmadıkları an…
MİT’i birlerinin eline teslim etmek; ülkemizi karıştırtmak, birbirimizi kırdırmak için uğraşan casus teşkilatlarıyla işbirliği yapmak demektir.
Şunu asla unutmayalım… Her fiilin bir faili vardır. 28 Şubat’ın failleri de vardır. Yoksa babam yapmadı ya?
Fakat 28 Şubat’ın faillerini gizleyenleri, faillerini ve onun gibi düşenleri artık bu millet sevmiyor, sevmeyecek de…
Asıl korku bu...
Sahi, korkunun ecele faydasını gören var mı?


sizde yorum yapın SESİNİZİ DUYURUN
Üye girişi yapılmadan gönderilen yorumlar Misafir adı ile yayınlanır
ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan yorumlar okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan sonsayfa.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.