Asıl sorulması gereken soru...
Metin Yener
myener29@hotmail.com
Son Güncelleme: 02:40 11 Şubat 2012, Cumartesi
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül şaşkın!..
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan şaşkın!..
TBMM Başkanı ve Milletvekilleri şaşkın!..
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu şaşkın!..
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli şaşkın!..
Hatta ve hatta…
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş bile şaşkın!..
Neden?
Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Sadrettin Sarıkaya’nın; MİT Müsteşarı Hakan Fidan, eski müsteşar Emre Taner ve eski müsteşar yardımcısı Afet Güneş ile iki MİT görevlisini telefonla ifadeye çağırmasından dolayı.
…
Burada garipsenecek, şaşırılacak olay; Cumhuriyet Savcısı Sarıkaya’nın bu görevlileri ifadeye çağırması değil bence… Sayın Savcı; kendince bir eksiklik veya yanlışlık görmüş olacak ki (görevi bu) ifadeye çağırıyor. Asıl şaşılacak olay; tüm üst düzey yetkililerin bu işi ‘yanlış’ bulup ‘şaşırdıklarını’ açıklamaları ve buna karşın da bir şey yapamıyor olmaları.
Bunu anlamak gerçekten güç…
Görünen şu ki; Türkiye Cumhuriyeti’nin en ‘mahrem’ kurumlarından birisi olan ve ülkemizin kaderinin belirlenmesinde ‘kilit rol’ oynayan Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) bu yaşananlarla ciddi kan kaybedecektir. Yani; ülke olarak biz kaybedeceğiz.
İran’ın durumu ortadadır.
Suriye resmen kaynıyor.
Irak malumunuz….
K.Irak’ta sahnelenmeye çalışılan oyun açık ve net…
Fransa’nın Ermeniler üzerinden oynamaya çalıştığı oyun hepimizce biliniyor.
Diğerlerini sıralamaya gerek görmüyorum…
Peki tüm bunlar olurken biz ne yapıyoruz?
Ülkemizin güvenliğini ‘birinci derecede’ ilgilendiren bir kurumu ablukaya alıyor, deyim yerinde ise; yerden yere vuruyoruz.
PES!..
…
En ilginç olan ise; MİT’in üst düzey yetkililerinin ‘terör’ konusunda ‘somut ve kalıcı’ adımlar atılması konusunda yaptıkları çalışmaların, ‘birileri’ tarafından sabote edilmesi. Türkiye Cumhuriyeti’ne ‘en ağır darbeyi’ indiren ‘terör’ belasını ortadan kaldırmayı amaçlayan bu konudaki görüşmelerin, hem de tüm detayları ile ‘sızdırılması’; bu işin profesyonel birileri tarafından sahneye konduğunu gösteriyor.
Bu konuda bir çok hedef gösterilebilir. Ancak benim aklıma ilk gelen; İsrail. Bu işte İsrail parmağını aramak, sanıyorum yanlış bir düşünce olmaz. Hatırlarsanız; Hakan Fidan MİT Müsteşarlığı’na getirildiğinde, İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak şunları söylemişti: “Türkiye dost bir ülke, aynı zamanda stratejik müttefikimiz. Ancak geçen haftalarda gizli servisin başına İran destekçisi bir kişinin atanması bizi endişelendiriyor.”
Bu konuşmaların sonrasında ne mi oldu?
İsrail; kendisine düşman ülke veya örgütlerin eline geçebileceği kaygısıyla Türkiye’ye bilgi aktarımını sınırlandırdı. Yani; istihbarat anlamında ilişkiler resmen sekteye uğradı. Sonrasında ise; MİT’te yeni bir çığır açan Müsteşar Hakan Fidan, İsrail tarafından hedef tahtası yapıldı.
…
Bence soruşturmaya takılmak yerine; MİT’in yaptığı ‘kritik çalışmaları’ çarşaf çarşaf ortaya döken kim, ona bakmak gerekiyor. Çünkü; ülkenin geleceğini belirleyecek bu çalışmaların, hem de böylesi kritik bir dönemde pervasızca sokağa dökülmesi, akılla izah edilecek gibi değil.
Kim ve kimler yaptı bunu?
İşte asıl soruşturulması gereken konu bu…
Kullanıcı Girişi
Kullanıcı Kayıt
sizde yorum yapın SESİNİZİ DUYURUN
Üye girişi yapılmadan gönderilen yorumlar Misafir adı ile yayınlanır
ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan yorumlar okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan sonsayfa.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


kritik çalışmalar dediğiniz ülkenin pazarlanmasımı hadi canım sende biraz dürüst olun dürüst