Kışanak'a bir kaç soru...
Metin Yener
myener29@hotmail.com
Son Güncelleme: 00:07 03 Şubat 2012, Cuma
BDP Eş Başkanı Gültan Kışanak (ki gerginlik politikası yanlısı olduğu aşikar), partisinin grup toplantısında konuşma yapıyor. Partilerine yönelik saldırıların kesintisiz devam ettiğini vurgulayarak; son olarak aralarında Eruh Belediye Başkanı'nın da bulunduğu çok sayıda partilinin gözaltına alındığını söylüyor ve; ‘‘Bu operasyonlar; siyasi iktidar tarafından yönetilen, yönlendirilen siyasi katliam operasyonlarıdır’’ diyor.
Doğaldır…
Sözlerine devam ediyor: Tutuklu Van Milletvekili Kemal Aktaş’ın cezasının infazıyla ilgili işlemlerin durdurulmasını isteyen Kışanak, ‘‘Anayasa'nın 83. maddesine göre verilmiş ceza varsa bile dönem sonuna bırakılması gerekir. Cezaevinde tutulan tüm milletvekilleri derhal serbest bırakılmalıdır. Tutuklu bulundukları her an Türkiye için kara lekedir’’ diyor.
Doğaldır…
Başbakan’a ve diğer yetkililere çatıyor, çeşitli taleplerden bahsediyor ve bu taleplerin gerçekleşmesi gerektiğinin altını özellikle çiziyor. Meclis’te tüm siyasal görüşlerin sınırsız şekilde kendini ifade etmesi gerektiğini kaydeden Kışanak; bunun için demokratik ortamın olması gerektiğini vurguluyor.
Doğaldır…
Tüm bu talepler; Meclis’te bir kesimi temsil eden milletvekili tarafından dile getirilmiştir/getirilmelidir de… Çünkü; bu Meclis halkın iradesini yansıtmaktadır/yansıtmalıdır da…
Ancak…
Kışanak’ın sonraki sözleri işin tadını kaçırıyor. Lafı döndürüyor, dolaştırıyor ve İmralı’ya getiriyor. Yani; Türk milletinin en hassas olduğu konuya. Yarayı derinden derinden oyuyor. Ve resmen şunu söylüyor: ‘‘AKP, Kürt sorununu (kendince bu sorun varmış) çözebilmek için demokratik yolları, müzakereyi gündemine almak zorundadır. Diyalog ve müzakerede İmralı kritik bir rol oynamaktadır. Diyalog ve müzakerenin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi ve barışın ortaya çıkması için Öcalan’ın bu rolünü oynayabileceği koşullara sahip olması gerekiyor.’’
Yahu bu nasıl iş?
Bu millet İmralı’daki caniye daha nasıl şartlar sunacak? Hangi mahkum onun sahip olduğu şartlarda cezasını çekiyor? Tutuklu paşalar bile onun sahip olduğu haklara sahip değil. Bu nasıl bir samimiyetsizliktir, bu nasıl dalga geçmektir? Milletin gözünün içine baka baka, hem de milletin verdiği vergilerden maaş alan ve en rahat şekilde yaşayan birisi olarak, nasıl böyle bir yaklaşım sergiler?
HİÇ DOĞAL DEĞİL…
…
Tüm bunları geçelim…
Ve Gülten Kışanak’ın Uludere olayı ile ilgili son sözlerine bir bakalım: ‘‘ABD 'bizim istihbaratımız yok' dedi, MİT de 'yok' dedi. O zaman ortada belki bir istihbarat da yok. Genelkurmay Başkanı bu yalanı söylediyse, Başbakan da bu yalanın peşine takıldıysa çıksın onu söylesin. 'Ben de bunu cezalandırıyorum' desin. Demokratik yönetim budur, askeri vesayetten sıyrılmak budur. Üç paşayı güdemiyorsun, halkı kandırarak güdeceğini zannediyorsun.’’
…
‘Üç Paşa’yı güdememek…’
‘Halkı kandırarak gütmek…’
Sözleri aynen böyle…
Şerefli Türk Ordusu’nun Şerefli Paşaları ve geçmişi sayısız başarılarla dolu olan, gittiği her yere adalet ve barış götüren, başka milletler gibi asmilasyon uygulamayan ŞEREFLİ, ASİL TÜRK MİLLETİ resmen ‘sürü’ olarak nitelendiriliyor.
Ey Kışanak…
Yanlış yoldasınız ve giderek de batıyorsunuz. Bu yaklaşım doğru bir siyasi yaklaşım değil. Türk Ordusu’nun Er’inden Paşa’sına kadar tüm personeli bizim çocuklarımızdır ve hepsi de bu vatan uğruna canlarını seve seve vermeye hazırlardır. Çünkü; bu asalet ‘damarlarındaki asil kanda’ mevcuttur. Merak etmeyin; kimse onları ‘gütmeye’ cesaret edemez. Etmeye kalkanlar da bu güne kadar cevabını en iyi şekilde almışlardır. Tarihe birazcık göz atarsanız; ne dediğimi anlarsınız.
Türk halkına (Kürt, Türk, Laz, Gürcü, Arnavut, Rum, Çerkez, Ermeni, Tatar, Roman, Arap, Yahudi vb.) gelince… Tarihi geçmişi şan ve şerefle dolu olan bu asil halkı da kimse gütmeye (bunu telaffuz bile ettirmeyiz) cesaret edemez. Ettirmedik de…
Örnekleri için bknz: TARİH…
Kısacası Kışanak…
Boşuna uğraşıyorsunuz ve boşuna yırtınıyorsunuz. Bu Halk; siz ve sizin gibilere bu güne kadar pirim vermedi vermeyecek de… Siz bu provakasyon kokan çalışmalardan ve açıklamalardan vaz geçin de; temsil için yemin ettiğiniz ve bu sayede para aldığınız vatandaşların asli sorunları ile ilgilenin.
Mesela…
VAN DEPREMZEDELERİ ne haldeler; ne yer, ne içerler ve bu karda kışta nasıl yaşarlar?
Yüzlerce çocuk yaşta kızımızın mal gibi alınıp satıldığından; okula gönderilmediğinden haberiniz var mı?
Ya işsiz gezen Kürt gençlerinden…
Veya büyük şehirlerde rezillik içerisinde okuma savaşı veren Doğu’lu gençlerimizden…
Bunlar mı önemli; yoksa her türlü konfor içerisinde keyif süren ve her fırsatta Kürt vatandaşları karalayan terörist başı mı?
Sahi hangisi?
Kullanıcı Girişi
Kullanıcı Kayıt
sizde yorum yapın SESİNİZİ DUYURUN
Üye girişi yapılmadan gönderilen yorumlar Misafir adı ile yayınlanır
ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan yorumlar okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan sonsayfa.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


KIŞANAK MAŞADIR
Sadece Kışanak değil, BDP'lilerin hepsi İ;mralı'ya göbekten bağlıdır. Onlar Kürt vatandaşların oyları ile kendi çıkarları için çalışıyorlar. Kürt vatandaşlar bunu net...Sadece Kışanak değil, BDP\'lilerin hepsi İ;mralı\'ya göbekten bağlıdır. Onlar Kürt vatandaşların oyları ile kendi çıkarları için çalışıyorlar. Kürt vatandaşlar bunu net görmeliler. Oy veren onlar, dağda ölen onlar; keyfini süren ise başkaları. Yazıktır...» Yorumun Devamı