Liderlik-farki

Liderlik farkı...

Metin Yener
myener29@hotmail.com

Son Güncelleme: 22:23 13 Aralık 2015, Pazar
Geçmişi göz önüne aldığımızda...
Gelişmiş Ülkeler (G-20) topluluğunun yöneticilerini, başka bir deyişle; dünyanın kaderine hükmeden devletlerin liderlerini ağırlayacağımızı hayal bile edemezdik.
Ama ağırladık!..
Hem de en iyi şekilde...
Hem de Fransa'yı alt üst eden terör saldırısına inat; tek bir sıkıntı olmadan...
... 
G-20'nin; dünyaları biz yarattık havasındaki ukala liderlerinin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın karşısındaki hayranlığı ve Erdoğan'ın da onların önündeki rahatlığı görülmeye değerdi sanıyorum... 
Yapılan görüşmeler, alınan kararlar ve bağlantısı yapılan ekonomik yaptırımlar; bu zirvenin Türkiye'ye faydalarını ortaya koyuyor.
Gerçek olan şu ki...
Tüm bunlar; birilerinin elinden geldiğince karalamaya ve engellemeye çalıştığı Türkiye'nin, her geçen gün bölgesinde bir güç haline geldiğinin kanıtıdır.
... 
Kimin sayesinde?
Seversiniz ya da sevmezsiniz; gerçek devlet adamlığını ortaya koyan, ülkesinin gerçeklerini, sorunlarını ve ihtiyaçlarını yakından bilen, siyasi kariyerini değil devletinin çıkarlarını ön planda tutan ve geçmişten gelen aseletinin farkında olan bir liderin ve ona inanmış dava arkadaşlarının...
Yani; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın...
... 
Son olay da bunun en güzel kanıtlarından birisidir.
Bilindiği gibi; Rus askeri savaş uçağı Türk hava sahasını ihlal etmiş ve tüm uyarılara rağmen de geri çekilmeyince, savaş uçaklarımızca düşürülmüştü. 
Sonrasında ne oldu?
Bu durumu fırsat bilen dış unsurlar ve onların yerli işbirlikçileri 'bir bardak suda fırtına' kopartmak için ellerinden geleni arkalarına koymadılar. Dünya devi Rusya'nın; Türkiye'ye savaş ilan edeceğinden tutun da, ekonomik yaptırımlara gideceğine kadar bir çok senaryoyu ortaya attılar. Kısacası; Rusya'ya gereken gazı vermekten geri kalmadılar.
Ama; attıkları taşlar Türkiye Cumhuriyeti'ni ürkütmedi...
Ortalığın toz duman olduğu bir anda yine devreye Cumhurbaşkanı Erdoğan girdi ve deyim yerindeyse taşı gediğine oturttu. Önce profesyonel bir şekilde, iki ülke savaş pilotlarının konuşmaları ve görüntüler NATO'ya iletili. 
Tabi ki diğer ilgili ülkelere de...
Sonra da aynı materyaller sosyal medya üzerinden tüm dünyaya servis edildi. Yani; Rusya'nın ''Biz Türkiye'nin hava sahasını ihlal etmedik. Uyarılmadan vurulduk'' şeklindeki iddiaları anında berteraf edilmiş oldu. 
Konu burada kapandı mı peki?
Hayır.
Bu kez de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Rusya'dan 'özür dilemesi' gerekliliği ortaya atıldı. Ama Erdoğan bu aşamada da LİDERLİK FARKINI KONUŞTURDU ve geri adım atmadı, gereken cevabı anında verdi. Suriye sınırında düşürülen Rus savaş uçağının hava sahasını ihlal ettiği için vurulduğunu söyleyen Erdoğan, olay esnasında uçağın hangi ülkeye ait olduğunun bilinmediğini ifade etti ve "Aynı ihlal bugün yapılsa Türkiye yine aynı karşılığı vermek durumunda" dedi. 
... 
Dikkat edin...
Bu sözlerin anlamı şu: Türkiye eski Türkiye değil. Karşınızda her dediğinizi yapmaya hazır kadrolar da yok. Kimsenin işine karışmayız, kimsenin toprağında gözümüz yok; kimse de bizim işimize karışmasın ve toprağımıza göz dikmesin. 
Bu sözler sadece dünya ülkelerine yönelik değil. Aynı zaman da da; onların yerli işbirlikçilerine...
Sanıyorum yeterince açıktır.

Geçmişi göz önüne aldığımızda...

Gelişmiş Ülkeler (G-20) topluluğunun yöneticilerini, başka bir deyişle; dünyanın kaderine hükmeden devletlerin liderlerini ağırlayacağımızı hayal bile edemezdik.

Ama ağırladık!..

Hem de en iyi şekilde...

Hem de Fransa'yı alt üst eden terör saldırısına inat; tek bir sıkıntı olmadan...

... 

G-20'nin; dünyaları biz yarattık havasındaki ukala liderlerinin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın karşısındaki hayranlığı ve Erdoğan'ın da onların önündeki rahatlığı görülmeye değerdi sanıyorum... 

Yapılan görüşmeler, alınan kararlar ve bağlantısı yapılan ekonomik yaptırımlar; bu zirvenin Türkiye'ye faydalarını ortaya koyuyor.

Gerçek olan şu ki...

Tüm bunlar; birilerinin elinden geldiğince karalamaya ve engellemeye çalıştığı Türkiye'nin, her geçen gün bölgesinde bir güç haline geldiğinin kanıtıdır.

... 

Kimin sayesinde?

Seversiniz ya da sevmezsiniz; gerçek devlet adamlığını ortaya koyan, ülkesinin gerçeklerini, sorunlarını ve ihtiyaçlarını yakından bilen, siyasi kariyerini değil devletinin çıkarlarını ön planda tutan ve geçmişten gelen aseletinin farkında olan bir liderin ve ona inanmış dava arkadaşlarının...

Yani; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın...

... 

Son olay da bunun en güzel kanıtlarından birisidir.

Bilindiği gibi; Rus askeri savaş uçağı Türk hava sahasını ihlal etmiş ve tüm uyarılara rağmen de geri çekilmeyince, savaş uçaklarımızca düşürülmüştü. 

Sonrasında ne oldu?

Bu durumu fırsat bilen dış unsurlar ve onların yerli işbirlikçileri 'bir bardak suda fırtına' kopartmak için ellerinden geleni arkalarına koymadılar. Dünya devi Rusya'nın; Türkiye'ye savaş ilan edeceğinden tutun da, ekonomik yaptırımlara gideceğine kadar bir çok senaryoyu ortaya attılar. Kısacası; Rusya'ya gereken gazı vermekten geri kalmadılar.

Ama; attıkları taşlar Türkiye Cumhuriyeti'ni ürkütmedi...

Ortalığın toz duman olduğu bir anda yine devreye Cumhurbaşkanı Erdoğan girdi ve deyim yerindeyse taşı gediğine oturttu. Önce profesyonel bir şekilde, iki ülke savaş pilotlarının konuşmaları ve görüntüler NATO'ya iletili. 

Tabi ki diğer ilgili ülkelere de...

Sonra da aynı materyaller sosyal medya üzerinden tüm dünyaya servis edildi. Yani; Rusya'nın ''Biz Türkiye'nin hava sahasını ihlal etmedik. Uyarılmadan vurulduk'' şeklindeki iddiaları anında berteraf edilmiş oldu. 

Konu burada kapandı mı peki?

Hayır.

Bu kez de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Rusya'dan 'özür dilemesi' gerekliliği ortaya atıldı. Ama Erdoğan bu aşamada da LİDERLİK FARKINI KONUŞTURDU ve geri adım atmadı, gereken cevabı anında verdi. Suriye sınırında düşürülen Rus savaş uçağının hava sahasını ihlal ettiği için vurulduğunu söyleyen Erdoğan, olay esnasında uçağın hangi ülkeye ait olduğunun bilinmediğini ifade etti ve "Aynı ihlal bugün yapılsa Türkiye yine aynı karşılığı vermek durumunda" dedi. 

... 

Dikkat edin...

Bu sözlerin anlamı şu: Türkiye eski Türkiye değil. Karşınızda her dediğinizi yapmaya hazır kadrolar da yok. Kimsenin işine karışmayız, kimsenin toprağında gözümüz yok; kimse de bizim işimize karışmasın ve toprağımıza göz dikmesin. 

Bu sözler sadece dünya ülkelerine yönelik değil. Aynı zaman da da; onların yerli işbirlikçilerine...

Sanıyorum yeterince açıktır.

Yazıyı Paylaşın:

sizde yorum yapın SESİNİZİ DUYURUN


Üye girişi yapılmadan gönderilen yorumlar Misafir adı ile yayınlanır

ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan yorumlar okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan sonsayfa.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.



Facebook Sayfamız

gordum ve ona odaklandimBayan kendisini tatmin ederken ben kendimden gecmistim okadar heyecanli porno seyret dakikalar yasadimki hepsini sizlerle paylasmak porno istedimTabi ben bu goruntuyu izlerken sIkim hd porno cok sertlesmeye basladi tamamiyla oraya odaklanmistim tabi ben sex izle bayani izlerken onun zevkten cigliklari kulagima gelmeye basladi hatun cok mobil porno izle seksi ve sergiledigi guzel vucudu paha sex hikayeleri bicilemez bir durumdaydi bende onu izlerken mastirbasyon porno yapmaya basladim ve bayana isaret porno izle vermeye calistim cok basarili oldum mobil porno beni farketti ve hic toparlanmadan beni evine davet porno izle etti ve delice sikip burnuma bosaldi