Nasil-bir-baskanlik-sistemi

Nasıl bir başkanlık sistemi?

Metin Yener
myener29@hotmail.com

Son Güncelleme: 01:25 17 Nisan 2015, Cuma
7 Haziran’da genel seçim...
Sonra?
Yeni Anayasa ve Başkanlık Sistemi...
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından her fırsatta vurgulanan bu durum; AK Parti seçim beyannamesinde de açıkça dile getirildi.
Peki; nedir bu başkanlık sistemi?
Nasıl işleyecek?
Dünyadaki örnekleri ile ne tür farklılıklar gösterecek?
Gelin birlikte bir göz atalım...
... 
Bizzat Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından okunan seçim beyannamesindeki başkanlık sistemi kısaca şöyle olacak: “Türkiye’ye özgü başkanlık modeli” olarak adlandırılan sisteme göre; yasama, yürütme ve yargı erkleri birbirinden ayrılıyor. Başkan, Cumhurbaşkanı yerine “devlet başkanı” sıfatını alacak. Yürütme yetkisi devlet başkanına ait olacak. Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Türk milletinin birliğini temsil edecek. 
Anayasa’nın uygulanmasını, devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetecek, genel siyaseti yürütecek. Başkan; kanunları onaylayacak, gerekirse TBMM’ye geri gönderecek. Kanunların Anayasa’ya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’nde iptal davası açabilecek. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin başkomutanı olacak; üst düzey kamu yöneticilerini atayacak ve görevlerine son verebilecek. Bakanlar, başkan tarafından Meclis dışından atanacak ve görevden alınacak. Her bakan, başkana karşı sorumlu olacak.
Başkan, ihtiyaç duyduğu konularda 'başkanlık kararnamesi' çıkarabilecek. Bir konuda başkanlık kararnamesi çıkarılabilmesi için kanunlarda o konuyu düzenleyen uygulanabilir açık hükümlerin bulunmaması gerekecek. Başkan, kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olması şartıyla, yönetmelik de çıkarabilecek.
...
İyi güzel de; süreç nasıl işleyecek?
...
AK Parti’nin planına göre; bu seçimde 330 milletvekili sayısına ulaşılması yeterli olacak. Bu sayı yeni Anayasa’yı referanduma götürecek yeter sayı olduğu için 330 üzeri sandalye, AK Parti’nin elini güçlendirecek. AK Parti’nin milletvekili sayısı 367’yi geçse de yeni Anayasa ve başkanlık sisteminin halka götürülmesi planlanıyor.
Bu modelde, devlet başkanına kararname çıkarma yetkisi veriliyor. Bu yetki, ABD’deki başkanlık sisteminde yok. AK Parti önerisinde devlet başkanına kamu görevlilerini, büyükelçileri ve bazı yüksek yargı mensuplarını atama yetkisi veriliyor. 
ABD’de bu yetki, senatonun onayına bağlı...
Bu model, Fransa’da uygulanan yarı başkanlık sistemiyle de uyuşmuyor. Yarı başkanlıkta halk tarafından seçilmiş bir cumhurbaşkanı, parlamentoya karşı sorumlu bir başbakan ve bakanlar kurulu var. 
AK Parti’nin önerdiği sistemde ise parlamentoya karşı sorumlu bir başbakan ve kabine yok. Hükümetin güvenoyu ile parlamentoya karşı sorumluluğu bulunmuyor.
... 
Bu durumu Başbakan Davutoğlu şöyle açıklıyor: ''Yetki kargaşasıyla malul hale gelmiş olan idari yapının ve yürütme erkinin yeniden düzenlenmesine ihtiyaç bulunmaktadır. Cumhurbaşkanı'nın doğrudan halk tarafından seçilmesi ile birlikte, idari yapının başkanlık sistemi yönünde yeniden yapılandırılmasını, yetki kargaşasının giderilmesi ve hesap verilebilirliğin gerçek anlamda tesisi için gerekli görmekteyiz. Başkanlık sistemini, özgürlükçü anayasal çerçevede, yasama ve yürütmenin müstakil olarak etkin olduğu, demokratik denge ve kontrol mekanizmalarının öngörüldüğü, toplumsal farklılıkların siyasal temsilinin sağlandığı bir yönetim modeli olarak tasavvur ediyoruz." 
Bu sözlerden de anlaşılacağı gibi; asıl amaç 'toplumsal farklılıkların, yani tüm kimliklerin' temsilinin sağlanacağı güçlü bir yapı oluşturmak ve ülkeyi 2023 hedefine ulaştırmak...
... 
Ancak; bu noktada şu eleştiri de yapılabilir: ''Ufukta diktatörlük görünüyor.''
Genel anlamda bunu söylemek çok da yanlış değil. Fakat; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın söylediği çok güzel bir laf var. Yazımızı bu sözlerle noktalayalım: ''Makam ve mevkiler gelip geçicidir. Bizler gelip geçiciyiz. Aslolan; devletimizin ilelebed yaşamasıdır.''
Yorum sizlerin...

7 Haziran’da genel seçim...

Sonra?

Yeni Anayasa ve Başkanlık Sistemi...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından her fırsatta vurgulanan bu durum; AK Parti seçim beyannamesinde de açıkça dile getirildi.

Peki; nedir bu başkanlık sistemi?

Nasıl işleyecek?

Dünyadaki örnekleri ile ne tür farklılıklar gösterecek?

Gelin birlikte bir göz atalım...

... 

Bizzat Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından okunan seçim beyannamesindeki başkanlık sistemi kısaca şöyle olacak: “Türkiye’ye özgü başkanlık modeli” olarak adlandırılan sisteme göre; yasama, yürütme ve yargı erkleri birbirinden ayrılıyor. Başkan, Cumhurbaşkanı yerine “devlet başkanı” sıfatını alacak. Yürütme yetkisi devlet başkanına ait olacak. Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Türk milletinin birliğini temsil edecek. 

Anayasa’nın uygulanmasını, devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetecek, genel siyaseti yürütecek. Başkan; kanunları onaylayacak, gerekirse TBMM’ye geri gönderecek. Kanunların Anayasa’ya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’nde iptal davası açabilecek. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin başkomutanı olacak; üst düzey kamu yöneticilerini atayacak ve görevlerine son verebilecek. Bakanlar, başkan tarafından Meclis dışından atanacak ve görevden alınacak. Her bakan, başkana karşı sorumlu olacak.

Başkan, ihtiyaç duyduğu konularda 'başkanlık kararnamesi' çıkarabilecek. Bir konuda başkanlık kararnamesi çıkarılabilmesi için kanunlarda o konuyu düzenleyen uygulanabilir açık hükümlerin bulunmaması gerekecek. Başkan, kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olması şartıyla, yönetmelik de çıkarabilecek.

...

İyi güzel de; süreç nasıl işleyecek?

...

AK Parti’nin planına göre; bu seçimde 330 milletvekili sayısına ulaşılması yeterli olacak. Bu sayı yeni Anayasa’yı referanduma götürecek yeter sayı olduğu için 330 üzeri sandalye, AK Parti’nin elini güçlendirecek. AK Parti’nin milletvekili sayısı 367’yi geçse de yeni Anayasa ve başkanlık sisteminin halka götürülmesi planlanıyor.

Bu modelde, devlet başkanına kararname çıkarma yetkisi veriliyor. Bu yetki, ABD’deki başkanlık sisteminde yok. AK Parti önerisinde devlet başkanına kamu görevlilerini, büyükelçileri ve bazı yüksek yargı mensuplarını atama yetkisi veriliyor. 

ABD’de bu yetki, senatonun onayına bağlı...

Bu model, Fransa’da uygulanan yarı başkanlık sistemiyle de uyuşmuyor. Yarı başkanlıkta halk tarafından seçilmiş bir cumhurbaşkanı, parlamentoya karşı sorumlu bir başbakan ve bakanlar kurulu var. 

AK Parti’nin önerdiği sistemde ise parlamentoya karşı sorumlu bir başbakan ve kabine yok. Hükümetin güvenoyu ile parlamentoya karşı sorumluluğu bulunmuyor.

... 

Bu durumu Başbakan Davutoğlu şöyle açıklıyor: ''Yetki kargaşasıyla malul hale gelmiş olan idari yapının ve yürütme erkinin yeniden düzenlenmesine ihtiyaç bulunmaktadır. Cumhurbaşkanı'nın doğrudan halk tarafından seçilmesi ile birlikte, idari yapının başkanlık sistemi yönünde yeniden yapılandırılmasını, yetki kargaşasının giderilmesi ve hesap verilebilirliğin gerçek anlamda tesisi için gerekli görmekteyiz. Başkanlık sistemini, özgürlükçü anayasal çerçevede, yasama ve yürütmenin müstakil olarak etkin olduğu, demokratik denge ve kontrol mekanizmalarının öngörüldüğü, toplumsal farklılıkların siyasal temsilinin sağlandığı bir yönetim modeli olarak tasavvur ediyoruz." 

Bu sözlerden de anlaşılacağı gibi; asıl amaç 'toplumsal farklılıkların, yani tüm kimliklerin' temsilinin sağlanacağı güçlü bir yapı oluşturmak ve ülkeyi 2023 hedefine ulaştırmak...

... 

Ancak; bu noktada şu eleştiri de yapılabilir: ''Ufukta diktatörlük görünüyor.''

Genel anlamda bunu söylemek çok da yanlış değil. Fakat; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın söylediği çok güzel bir laf var. Yazımızı bu sözlerle noktalayalım: ''Makam ve mevkiler gelip geçicidir. Bizler gelip geçiciyiz. Aslolan; devletimizin ilelebed yaşamasıdır.''

Yorum sizlerin...

Yazıyı Paylaşın:

sizde yorum yapın SESİNİZİ DUYURUN


Üye girişi yapılmadan gönderilen yorumlar Misafir adı ile yayınlanır

ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan yorumlar okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan sonsayfa.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.



Facebook Sayfamız

gordum ve ona odaklandimBayan kendisini tatmin ederken ben kendimden gecmistim okadar heyecanli porno seyret dakikalar yasadimki hepsini sizlerle paylasmak porno istedimTabi ben bu goruntuyu izlerken sIkim hd porno cok sertlesmeye basladi tamamiyla oraya odaklanmistim tabi ben sex izle bayani izlerken onun zevkten cigliklari kulagima gelmeye basladi hatun cok mobil porno izle seksi ve sergiledigi guzel vucudu paha sex hikayeleri bicilemez bir durumdaydi bende onu izlerken mastirbasyon porno yapmaya basladim ve bayana isaret porno izle vermeye calistim cok basarili oldum mobil porno beni farketti ve hic toparlanmadan beni evine davet porno izle etti ve delice sikip burnuma bosaldi