

Yandaş olarak tanımlanan bir televizyon kanalında gözüm…
Programı sunan meslektaşım soruyu soruyor.
Ve konuk belediye başkanı alıyor sözü…
Başlıyor anlatmaya…
İki gazeteciden bahsediyor. İsimlerini açıkça söyleyerek; yerin dibine sokup çıkarıyor bu gazetecileri.
Dikkat kesiliyorum!..
Meslektaşımda tepki yok!..
‘‘Sayın Başkan, bu arkadaşların isimlerini zikrettiniz; doğal olarak onların da cevap hakkı var. Bizleri izliyorlarsa; yayınımıza bağlanabilirler’’ demiyor.
Başkan da coştukça coşuyor.
…
Geçiyorum bir başka kanala…
Karşıt olarak biliniyor bu kanal da…
Orada da muhalefetten bir milletvekili ve başka konuklar var. Hükümet yerden yere vuruluyor. ‘Peygamberlik’ söylemleri ve ‘başörtüsü’ meseleleri yine birinci sırada…
Dikkat kesiliyorum!..
Programı sunan meslektaşım adeta muhalif milletvekili gibi konuşuyor. ‘Hükümet şunu yaptı, milletvekilleri şöyle davranıyor, Başbakan çok agresif; önüne gelene çatıyor, darbe söylemleri ile herkesi sindiriyorlar’ gibi sözlerle konukları dolduruşa getiriyor.
…
Sadece televizyoncular mı?
Hayır!..
Magazincilerin durumu da onlardan aşağı kalmıyor.
Dedektif gibi kovalamaca, abuk sabuk sorular, ipe sapa gelmez davranışlar, sevileni pohpohlama, sevilmeyeni yerden yere vurma, gerçek sanatçıları görmezden gelme, olay yaratacak genç sanatçıları ön plana çıkarma almış başını gidiyor.
…
Sokaktaki habercilerin; yani muhabirlerin işi daha da zor. İşten kovulma korkusuyla yatıp kalkıyorlar. Aldıkları üç kuruş maaşla geçinmek için adeta takla atıyorlar. Haberde özgünlük, objektiflik, özel bir resim yakalama, haber atlatma, araştırma; hak getire…
…
İnternet haberciliği ise bir başka alem!..
Bakıyorum; birinin ‘ak’ dediğine, diğeri ‘kara’ diyor. Gizlilik, özel yaşam hakkı, yargılama öncesi etkileme, yargı sürecine müdahale, devleti yakından ilgilendiren belgeleri fütursuzca yayınlama, haber yazımında dikkatsizlik, önüne geleni köşe yazarı yapma bu kesimde…
…
Değerli meslektaşlarım!..
Ne oldu bize?
Neden bu hale geldik?
‘Gerektiğinde kalemini kır, ama satma’ sözünü ne çabuk unuttuk?
Onca okulu; birilerine yalakalık yapalım, birilerinden intikam alalım, yandaş olalım, karşıt olalım diye mi bitirdik?
Neydi gerçek gazetecilik?
Objektif olmak, halkın sorunlarını yansıtmak ve çözüm için ortam oluşturmak, tarafsız olmak, kişisel duygu ve düşünceleri habere yansıtmamak, çıkar karşılığı haber yapmamak, kişi hak ve hürriyetlerine dikkat etmek, haber yazımında ‘5N1K’ kuralına riayet etmek.
Soruyorum sizlere…
Bunlardan hangisi yapılıyor?
Hangi kurala uyuluyor?
…
Sevgili meslektaşlarım!..
Gerçeği kabul etmek zorundayız: Resmen; bindiğimiz dalı kesiyoruz. Güzelim mesleğimiz giderek batıyor ve bunda en büyük suç da günü kurtarma adına taviz veren bizleriz. Bu mesleğin yaşamasını istiyorsak, vatandaşın gözündeki ve gönlündeki onurlu yerimizi yeniden almak istiyorsak, deyim yerinde ise; silkinip kendimize gelmek zorundayız.
GEÇ OLMADAN!..
| YORUMLAR (6 adet) | Yorum Yaz |
|---|
Yani durum su özeti.Bu siyasetcilerden kimseye hayir gelmez al birini vur ötekini biri diyor bunlar dolandirici oda kalkiyor diyor ki cevaba iyi bakin sizin zamaninizda da sunlar bunu yapti ne anlama geliyor bu evet biz doladiriyoruz ama sizde dolandirdiniz ... iste sorun bu sorun bu siyasetcilerin millete faydali bir is icin kavga etmemesidir.kredi borclari artti .cevap su banami sordunuz örnekissizlik var en az issizlik bizde kriz teyet gecti.özellestirme var tekel iscilerinin haklari elinden aliniyor .yetim hakki ben yedirtmem ...simdi ben size 100 lerce sayfa yazsam ne olacak cünkü bu millet bu türbanin bu dindar gözüken dinsizlerin pesinden gidip oy verdigi sürece bu ülke kalkinmaz .tam tersi muhalefete adam olsalar cüzüm bulurlar gecmsi ders cikarilar
Herkes bir taraf olmuş. Hayır gelmezbu basından. Kimin eli kimin cebinde belli değil.Yazık.
Basın diye bir olgu yok. İnanmıyorum ve gazete okumayı da bıraktım. Kalemlerden yağlar damlıyor. Herkes çıkarının peşinde. Kimsenin devleti ve milleti düşündüğü yok kardeşim. Sayın yazar öz eleştiri yapmış ve samimi yazmış ama çok şey beklemesin. Bu basının düzeleceği yk. SaygIlar. OSMAN
Vatan, kalem, oy satılmaz...Satanların vay haline. Tarihe bakmak yeterli.
Helal olsun sayın yazar. Çuvaldızı kendinize batırmışınız. Benim bu basından umudum yok. Olanlara da şaşarım. Saygılar. N.ŞAHANOĞLU
Yerinde bir özeleştiri olmuş. Nerede o eski onurlu gazeteciler ve gazetecilik. Abdi İpekçiler, Uğur Mujmcular, A.Taner Kışlalılar. BUgünküler koltuklarına öylesine yapışmışlar ki kaldırabilene aşkolsun. Yalakalık diz boyu. Kokuşmuşluk dizboyu. Yazıklar olsun kalemini satanlara.
GÜNÜN YORUMURoj Tv'nin kapatılmasına doğru hızlanan adımlar
Faaliyetleriyle PKK’nın birliğini ve devamlılığını kuvvetli bir şekilde destekleyen, PKK’nın otonom… Devamı » |
| ||
Sitemiz Anadolu Ajansı Abonesidir |