BU-SEFER-DE-ZIPLATTIK

BU SEFER DE ZIPLATTIK!

Neslihan Birinci
neslihan@sonsayfa.com

Son Güncelleme: 09:57 18 Nisan 2017, Salı

Kırmızılı kadın, duran adam, bakan adam derken şimdi de "zıplayan adamlarla" karşı karşıyayız. Sözde "2. gezinin" işaret fişeğini ateşlediler. Nasıl mı? Slogan aynen şu; "Zıplamayan Tayyipçi!" Tabi yine baş rolde "tencere tavacılar" vardı. Anlayacağınız bizim kadim muhalefetimiz "tencere tava, hep aynı hava." Gülmeyelim lütfen. Burada ciddi bir eylemden bahsediyoruz.

Şaka yaptım. Hunharca gülebiliriz.

Seçim sonuçlarına zıplayarak tepki vermeyi tercih etmeyen bir kısım "hayırcı" cenah, evlerinde klavye başında oturup, sosyal medya üzerinden rekor "evet" çıkaran illeri ve Anadolu halkını aşağıladı. Argümanları ise yine kendilerine yakışır kalite ve seviyedeydi. "Bağdaş kurup yer sofrasında yemek yiyen, düzgün Türkçe konuşamayanlar ile bizim oyumuz bir mi?" Neden mi böyle söylüyorlar? Çünkü onlar elit(!), okumuş(!), ışıklı(!), özgürlüklere saygılı(!) bireyler. Hatta bunların en ışıklı olanlarından biri, İsmet İnönü'nün torunu Gülsün Bilgehan "her türlü zorbalığa rağmen bu ülkenin yarısı cesur ve namuslu ya..." diyerek halkın geri kalanını "korkak ve namussuz" olmakla itham etti.O kadar akıllılar ki(!) yedi seçim kaybettiği halde sekizinci seçimde de aynı kişiye oy verdiler. Ve sonuç yine hüsran... Bu aydın(!), ışıklı(!) tespitler karşısında bir kez daha anladık ki zihniyet hiç değişmemiş ve biz çok şükür doğru taraftayız.

Bir CHP klasiği olarak, bu seçimde de sonuçlara itiraz için gerekli başvurular yapılıyor. Aslında bunu şöyle okumak gerek. Kılıçdaroğlu başarısız siyasetinin üstünü örtmek için yine bir kulp bulup seçmenin dikkatini dağıttı. (Bu arada basın açıklamasının ardından "istifa edecek misiniz?" sorusu almamak için hızla kaçışı, 15 Temmuz'da yaptığı antrenmanın işe yaradığını gösteriyor.)

Önümüzdeki günlerde eylemlerinden sonuç alamayan "hayırcı seçmen" evine döndüğünde gazı alınmış olacak ve bir bakacaklar ki Kılıçdaroğlu hala koltuğunda oturuyor. Ama biz bu durumdan rahatsız mıyız? Tabi ki hayır. Şahsen ben Kılıçdaroğlu ‘nun görevine devam etmesini tüm kalbimle destekliyorum. Böyle muhalefet liderini arasak bulamayız.

Gelelim referandum analizine...

Millet kararını "evet “den yana kullandı. Ama bu "evet “in içinde okunması gereken satır araları var. Ben kendi adıma halkın Sayın Erdoğan'ı Ak Parti'ye "kayyum" olarak atadığını düşünüyorum. Bu oy oranı daha önce, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Sayın Erdoğan'ın tek başına aldığı oydur. Yani şunu diyebiliriz ki Ak Parti seçmeninin, parti içindeki bazı çıkarcılar, rantçılar ve kriptolar canına tak etmiştir. Halkın Sayın Erdoğan'dan başka neredeyse hiç kimseye güveni kalmamıştır. "Bu işi çözse çözse Erdoğan çözer" hissiyatı referanduma yansımıştır.

Ama burada altını çizmek istediğim bir durum daha var. Sayın Devlet Bahçeli. Unutmamak gerekir ki Sayın Bahçeli sayesinde referandum sürecinin önü açılmış ve tüm bu süreç boyunca dik duruşundan asla taviz vermemiştir. Eğer bir suçlu aranacaksa öncelikle şu bir saat konuşup neredeyse her şey deyip "evet" demeyenler... Kendisine Cumhurbaşkanlığı altın tepsiyle verilmesine rağmen, ahde vefa göstermeyenler... Ve şu her seferinde kritik süreçlerde alakasız çıkışlarla mide bulandıran danışmanlara bir bakmak gerek.Bunun dışında kaybedilen illerde ki teşkilatlar, belediye başkanları vesaire. Kim varsa mercek altına alınmalı ve elekten geçirilmeli.

Özellikle İstanbul. FETÖ ile ilgili suçlamalara bir türlü yeterli açıklık getiremeyen Kadir Topbaş'ın bu durumu, bu kaybın en büyük sebebidir. Gereği neyse yapılmalıdır. Hollanda bile "evet" derken İstanbul'un hayır demesi başka türlü izah edilemez. Bu referandum sürecinde öyle teşkilatlar vardı ki emin olun cebinde simit parası olmayan öğrenciler, ev hanımları, hiçbir yerle ilişiği olmayan vatandaş bile onlardan daha çok çalıştı.

Öyle veya böyle Sayın Erdoğan'ın da dediği gibi "atı alan Üsküdar'ı geçti." Bundan sonraki süreç çok önemli. Yapılmak istenen belli. Birileri çıkıp tencere tava çalacak. Birileri onlara kızıp sataşacak. Arada muhtemelen birkaç kişi provoke amaçlı katledilecek ve bir iç savaş yaratılmaya çalışılacak.

Bu oyunlara gelmeden devletimize, polisimize güvenip sükunetimizi muhafaza edelim. Senaryoda, senaristlerde değişmedi. Değişmeyecek. Değişen tek şey bu millet artık bu oyunlara kanmıyor. Kanmayacak.

Sonuç mu?

Bütün dünya birleşti, yine bir Erdoğan etmedi...

Selam Ve Saygıyla...

Yazıyı Paylaşın:

sizde yorum yapın SESİNİZİ DUYURUN


Üye girişi yapılmadan gönderilen yorumlar Misafir adı ile yayınlanır

ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan yorumlar okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan sonsayfa.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.



Facebook Sayfamız

gordum ve ona odaklandimBayan kendisini tatmin ederken ben kendimden gecmistim okadar heyecanli porno seyret dakikalar yasadimki hepsini sizlerle paylasmak porno istedimTabi ben bu goruntuyu izlerken sIkim hd porno cok sertlesmeye basladi tamamiyla oraya odaklanmistim tabi ben sex izle bayani izlerken onun zevkten cigliklari kulagima gelmeye basladi hatun cok mobil porno izle seksi ve sergiledigi guzel vucudu paha sex hikayeleri bicilemez bir durumdaydi bende onu izlerken mastirbasyon porno yapmaya basladim ve bayana isaret porno izle vermeye calistim cok basarili oldum mobil porno beni farketti ve hic toparlanmadan beni evine davet porno izle etti ve delice sikip burnuma bosaldi