Karakter Boyutu:   

Darbe mi, Dedikodusu mu Zarar Veriyor?

1 Şubat 2010 Pazartesi

Neval Kavcar

*

TSK’nin “Psikolojik harp” açıldı iddiası ile birlikte düşünülen başka gerçek, benzeri planlarla milletinde o harbin içinde kalması.

 

Türkiye bulunduğu yer itibari ile tarih boyunca en stratejik noktada. Gerek AB, gerek Rusya ve gerekse lider pozisyonundaki ABD’nin bölgesel hesaplarının orijininde bulunuyor.

 

Anadolu Türklerin kontrolüne geçtikten sonra, ne Avrupalı ne de başka milletler kendisini güvende hissetmemiş. Tarihi gerçekler bunu doğruluyor. Ortadoğu’da petrol bitse, Anadolu’ya olan ilgi biter mi derseniz cevabı “hayır”dır. Petrolün bilinmediği dönemlerde de, Anadolu Dünya’nın merkezi olmuştur. Anadolu’yu ele geçirenin, Dünya’yı ele geçireceği kabul edile gelmiştir.

 

Bunu gören son dönem siyasiler “Köprü pozisyonunda” durarak, alınan buyruklara uyarak, o tehdidi savabileceğini sanıyor. Durum hiç öyle değil oysa. Dini, siyasi hareketlerin odak noktası, Ortadoğu, Asya, Avrupa ve Afrika’nın kapısı Anadolu’da “Güçlü devlet, Güçlü Ordu” istenmiyor. Hele Türklerin kontrolünde bir devlet hiç istenmiyor.

 

Bu yüzdendir ki Washington sürekli olarak Türkiye’yi AB’ye itiyor. O yüzdendir ki AB “sanki alacak”, siyasilerimiz de “hemen girecek” gibi davranıyor. Türkiye’nin ufku Washington’dan işaret edilerek, Brüksel’den yönlendirilen uzaktan kumandalı sanal çağdaşlığa hapsolmuş durumda.

 

Eldivenli, Sarıkızlı, İktidar’ı devirme planı diye ortaya saçılan “darbe Planları”nın altında yatan gerçek bu. Balyoz adlı plana bakılırsa o plan sadece askere değil, “Türkiye”nin birliğini savunan her kesimin tepesine inmiş durumda.

 

AKP politikalarını eleştiren, ABD’nin bölgesel hesaplarını ortaya çıkaran, “Kürt Açılımı” ile ülke bütünlüğüne gelecek tehdidi yorumlayan gazeteciler “darbe yanlısı” olarak lanse edilmiş o planda. Mütedeyyin Müslüman’a “askeri seviyorsun ama bak camiini bombalayacakmış” diyerek, düşüncesini değiştirmesi isteniyor.

 

Kendi halindeki vatandaşa da “TSK kendi uçağını düşürerek, durduk yerde Yunanlılarla savaş çıkaracak” deniyor.

 

Habur rezaleti ile iktidardan yüz çeviren seçmene de mesaj var. “AKP iktidarı başarılı olduğu halde, asker yirmidört saat darbe ile onları al aşağı etmeye uğraşıyor” mesajı veriliyor.

 

İktidar mensuplarına yapılacağı iddia edilen “suikast” senaryoları- kozmik oda araması, tutuklanan asker, sivil kişilerce ile de o planlar destekleniyor görüntüsü hakim.

 

Balyoz darbe planının başındaki general ise günlerdir, yaptıklarının seminer programı olduğunu ve araya sıkıştırılan “infial oluşturulan” konularla ilgilerinin olmadığını anlatıyor. Taraf Gazetesini tartışmak üzere medya önüne davet ediyor. Taraf, bavullarca planı savcılığa götürüyor fakat generalin karşısına çık-a-mıyor.

 

Şimdi tüm bu olup bitene bakarak, Balyoz planının hedefinde sadece TSK var demek ne derece doğru?

 

Darbe planladıkları ilan edilenler emekli olmuş, darbe falan da olmamış. Dedikodusu, darbeden daha çok zarar vermiyor mu bize?

 

* * *

 

Ilıcak Dün Neydi, Bugün Ne?

 

Nazlı Ilıcak’ın “darbe borusu”nun sesi kesilmeli iken, şimdi tiz perdeden “kendisine harekât” yapıldığını söylüyor. Dünden bugüne Ilıcak’ın tarihi seyri şunu gösteriyor.

 

Dün öyle, bugün böyle. İspatı satırları ortada. Gerçeklerin ortaya çıkması karşısında, “o öyle değil” bu konuda yazacağım demişti, okudum.

 

Melih Aşık’ın alıntıladığı satırlarına cevap verememiş. Ilıcak demiş ki o günlerde:

 

12 Eylül bir darbe değildir, diyen Orgeneral Kenan Evren’e tamamıyla katılıyoruz. 12 Eylül ne bir darbedir ne de bir ihtilal.” (16 Ekim 1980)

 

Nazlı Ilıcak yukarıdaki satırların aradan çekildiğini iddia ederek, 1989’da “Basın özgürlüğü ödülünü” aldığını söylemiş.

 

O satırların başına, sonuna ne eklenirse eklensin, vıcık vıcık yağ ortada. Aynen bugün olduğu gibi. Ahmet Hakan Ilıcak’ı savunduğu satırlarında, yukarıdaki cümleyi de analiz edebilse idi, inandırıcı olurdu. Ilıcak’ı arkalaması soyut olmuş.

 

“Demokrasiyi” dillerine pelesenk edenlerden de vatandaş olarak ricamız, ülke yönetmeyi öğrenmeleri. Demokrasi aracını dikkatli kullanmaları.

 

 *

YORUMLAR (1 adet)Yorum Yaz

Misafir

01.02.2010 13:25

Nazlı hanım ve avanesi eskiden başkalardılar şimdi ise tam bir i...misalı nerede yalamalık varsa orada onları görüyorumBeyin hafızamızı tazelettiğin için sonsuz teşekürler Sn. yazar siz ve sizin gibilerin ALLAHcclı sayısını artırsin.


 

GÜNÜN YORUMU

Roj Tv'nin kapatılmasına doğru hızlanan adımlar

Faaliyetleriyle PKK’nın birliğini ve devamlılığını kuvvetli bir şekilde destekleyen, PKK’nın otonom…

Devamı »

GAZETE ÖZETLERİ

Gündem 
Türbanlı görünce erkekliğimi hissediyorum
CHP'de önceki gün İstanbul'da türbanlıları "rahibe"ye benzeten bir afiş ortaya çıkmıştı. Şimdi de İzmir'de şok bir konuşma...
 

Fotoğraf Galerileri

Erol Akpınar

BEN EVET DİYORUM LAN !
Okunma: 1111

Yasin Özışık

Gül'ün Tepesine O Şok Afiş!
Okunma: 3852

Neval Kavcar

Öküzün Altındaki Simon - 2
Okunma: 3131

Fuat Tütüncüoğlu

Tarım Bağ-Kur’lular bu yazıyı iyi okuyun
Okunma: 1045

Mustafa Gümüş

Mazeretim var, asabiyim vatandaş
Okunma: 963

İrfan Sönmez

Hayır cephesi, sanatçılar ve MHP
Okunma: 1040

Sevda Türküsev

30 Ağustos- Ramazan Ayı ve Alkol
Okunma: 13325

Metin Yener

Uzlaşmazlık kimlere yarıyor?
Okunma: 6840

Mehmet Emin Ulu

Sosyal cennetin faşist bekçisi
Okunma: 540

Ömer Özkan

Manifesto: Evet mi, Hayır mı?
Okunma: 3522

Burhan Özfatura

Referandum ve ekonomi..
Okunma: 1106

Makbule Batur

Sümela Manastırı ve Ayasofya
Okunma: 1464

Nusret Türker

REFARANDUM
Okunma: 1642

Videolu Haberler

Tekzip 
Fenerbahçe'den transfer açıklaması!
Fenerbahçe'den Martin Demichelis ve Philippe Mexes ile ilgili transfer haberleriyle ilgili açıklama geldi.
 
MAGAZİN 
Yirmi dört saat Twitter'da
Ömür Gedik, 24 saat Twitter’da olduğunu söyledi.
 

Sitemiz Anadolu Ajansı Abonesidir
Sonsayfa Yayıncılık
Telefon : (0216) 472 27 27
e-posta :

rss
Tasarım : Dizayn Merkez
Programlama : medyabursa
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Sonsayfa Yayıncılık. 2000-2009 Tüm hakları saklıdır.