BYLOCKA-YUKARIDAN-BAKIN

BYLOCK’A YUKARIDAN BAKIN

Nihat Ağdemir
sinemavizor@gmail.com

Son Güncelleme: 00:31 01 Kasım 2016, Salı

Fetö’nün kullandığı ByLock’a labirentin aşağısından bakarsanız hata edersiniz. 

ByLock sadece Fetö elemanlarının kullandığı bir yazılım değildir, sırf bunun için de üretilmemiştir. 

ByLock Uluslararası bir ağ haline gelen terör sisteminde, altyapıları bulunan, alt alta birçok yazılım ve belirli referansların koordinesi ile çalışan bir yazılımdır. 

Nereden anlıyoruz? Açalım… 

Ülkemizde kendini merkezdeki medya olarak adlandıran, köklü ama uluslararası yapıların sözcülüğüne de soyunan medya kurumları var. 

Bunlar bir meseleye olur olmaz ve ilkesiz şekilde atladıklarında bilin ki “Talimat Gelmiştir”. 

Ne talimatı? “Meseleye sahip çıkın, sulandırın ve sabote edin” talimatı… 

ByLock yazılımcısı olarak lanse edilen şahsın sıradan parasız ve alalade bir öğrenci olduğu teması işleniyor. 

ByLock’un 15 Temmuz darbe girişimi aşamasında kullanıldığı artık ispat edildi ama bununla bağlantılı yazılımlara ve gruplara henüz erişilemedi. 

Yazılım ile ilgili olarak TÜBİTAK çalışanı paralel bağlantılı bir doçent tutuklanmış ve yazılımı terör örgütü PKK elamanlarından bazılarının kullandığı da saptanmıştı. 

Yazılımın sahibi olarak görülen ve eski adı Alpaslan Demir iken sonradan ismini değiştiren bir Türk olan David Keynes ile Hürriyet gazetesi New York’ta bir röportaj gerçekleştirmiş. Öylesine bir röportaj ki akıllara ziyan. Her sorusu yönlendirme ve her cevabı bir amaca matuf. 

“Keynes, ABD vatandaşlığına geçtikten sonra, FEM Dershanesi’ne gitmiş, Işık Evi’nde kalmış. David Keynes, ByLock’u tasarlayan ‘Tilki’ lakaplı eski ev arkadaşının, 3 Aralık 2013’te programı App Store’a koyabilmek için kendisinden kredi kartını istediğini, o zamandan beri de patentin üzerinde olduğunu anlatıyor. Türk kullanıcıların yüzde 90’ının FETÖ’cü olduğunu söyleyen David Keynes, cemaatle bağlantısı olan ‘Tilki’nin ise hâlâ Türkiye’de olduğunu belirtiyor.” 

Keynes’in teknik detaylara hakim olması ilginç. 

TÜBİTAK’TAN IŞIK EVİ’NE IŞINLANMA 

Biz biliriz ki, bu türden yazılımlar tek bir kişi ile yapılamaz. Bunun için bir ekip ve bir koordinasyon gerekir. Bir öğrencinin altından kalkamayacağı derecede ise maliyet ister. Bir dönem paralel yöneticilerin cirit attığı TÜBİTAK’ta pişirilen bu yazılım David Keynes’e iliştirilen senaryo gereğince Apple Store’a kaydedildi. Mesele bu kadar basit. 

Ropörtajdan alınan cümlelere göre: “Keynes 1973’te Türkiye’de dünyaya gelmiş. Babasının 13 yaşında Türk vatandaşlığına geçtiğini ifade ediyor. Annesi ise Giresunlu. Keynes, çocukluğunun geçtiği Ankara’da, lise yıllarında Gülen cemaatine bağlı FEM Dershanesi’ne gitmiş. Bu sırada Işık Evi’nde kalmış. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde okuduktan sonra 2001’de yüksek lisans eğitimi için ABD’ye gitmiş. Apple Store’da ByLock uygulamasının sahibi olarak geçiyor. Artık indirilemeyen uygulamanın Apple’daki kayıtları halen Keynes’in elinde.” 

AKLAMA OPERASYONU BAŞLIYOR 

Ropörtajda Ocak 2016’da itibaren ByLock’un kullanım dışı olduğunu, o tarih sonrasında ve darbede kullanılmadığı iddia ediliyor. Bu cümle ile ByLock’un aklanması amaçlanıyor. ByLock’un GooglePlay’de yaklaşık 500 bin, App Store’dan 100 bin kişi tarafından indirildiğini vurgulanırken önemli bir detay atlanıyor. Bu denli sayıya ulaşan bir yazılım bir anda neden kaldırılıyor ve hangi güç bunu kaldırıyor? İşte “operasyon tam da bu andan itibaren başlıyor” dersek yanılmış olmayız. 

BAĞLANTILAR DEVREYE GİRİYOR

David Keynes, şöyle devam ediyor: “15 Temmuz sonrası haberlerde ByLock’tan söz edilince Tilki’ye ‘Bu ne demek’ diye sordum. İzah edemedi. Ortağı, şu an yurtdışında olan bir gazeteci ile bağlantılı. Bu kişiler üzerinden cemaatin haberleşme ağına dönmüş.” 

NEDEN REKLAMA GEREK DUYMADILAR? 

Böylesi bir yazılım için önemli oranda bir de reklam bütçesi ayırmak gerekir. Tabi, yüksek kullanıcı sayısına ulaşmanın reklam dışında bir yolu daha var. O da önemli sayıda üyesi olan bir örgüt tarafından sahiplenilmek. 

ÖRGÜTLERDE İCAZET ALINMADAN BİR YAZILIMA ASLA BİAT EDİLMEZ 

Diğer önemli bir konu ise; ByLock’un üyelerce ve özellikle üst düzey yöneticilerce kullanılabilmesi için bu örgütün tepesinden sözkonusu yazılımın kullanılması için icazet çıkarılması şarttır. “Tedbir”i ana kural olarak kabul eden bir yapının bunu yapmaması düşünülebilir mi? 

AKLAMA DEVAM EDİYOR 

David Keynes, röportajda kendisinin bu programı cep telefonuna yüklediğini ancak kimseyi eklemediği için kullanamadığını kaydediyor. Devamında Tilki’nin web tasarımı işleri yaptığını, Türkiye’de yaşadığını, 15 Temmuz’dan sonra Almanya’ya, oradan da ABD’ye kaçtığını ancak hakkında soruşturma bulunmadığı için döndüğünü ve halen Türkiye’de olduğunu ekliyor. 

15 TEMMUZ’DA TÜRKİYE’DE

Yılda en az iki kez Türkiye’de geldiğini vurgulayan Keynes, 15 Temmuz’da Türkiye’de olduğu halde hakkında işlem yapılmadığını kaydediyor. Keynes, Apple Store’da ByLock’un sahibi olarak gözükmesine karşın MİT veya devlet tarafından kimsenin kendisine başvurmadığını savunuyor. 

Biz de soruyoruz: “Geldin de, bilgi verdin de almadılar mı?” 

BYLOCK İLE İLGİLİ HABERLERİ REFERANS GÖSTERMEYE BAYILIYORLAR 

Gerek uluslar arası gerekse yurt içinden ByLock ile ilgili yapılan her haberin üzerine atlayan paralel yapı zaman zaman da bu haberleri referans göstererek meseleyi sulandırmaya çalışıyor. 

Sulandırma çalışmasında kendi yayınlarına ilave olarak muhalif tüm yayınlar kullanılıyor. 

Bizi şaşırtan; böylesine önemli bir süreçte bu ülkenin seçilmişlerine ve demokrasiye darbe vurmaya kalkanların, Hürriyet gibi gazetelerce sorumsuzca desteklenmesi ve işin bu gibi yayın kuruluşlarınca sulandırılmaya çalışılması. Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde yayıncılar manşetlerini terör örgütlerine tahsis edemezler. Sorumlu yayıncılık bunu gerektirir. 

MESELEYE YUKARIDAN BAKILMALI 

Ben ByLock işine daha yukarılardan ve daha geniş bir perspektiften bakılması taraftarıyım. Zira terör artık uluslararası diplomaside önemli bir enstrüman olarak karşımızda. Hiçbir batı ülkesi artık kendi insanı/askeri ile Müslüman dünyaya saldırmıyor. Müslümanı, Müslümanların içinden seçtikleri insanlardan teşkil ettirdikleri terör örgütleri ile öldürmenin “yeni strateji” olarak belirlendiği bir dönemdeyiz. Bu strateji de elbette güçlü bir iletişim ağı ile sağlanabilir. Bu iletişim ağında ByLock sadece çarkın bir dişlisidir. Bunun entegre olduğu diğer dişliler bulunmalı, iletişim ağının tamamı ve ilgili ülkeler deşifre edilmelidir. 

Terör bir üst akıl işi olduğu kadar; aynı zamanda ortak akıl işidir. 

Unutulmasın.

Yazıyı Paylaşın:

sizde yorum yapın SESİNİZİ DUYURUN


Üye girişi yapılmadan gönderilen yorumlar Misafir adı ile yayınlanır

ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan yorumlar okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan sonsayfa.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.



Facebook Sayfamız

gordum ve ona odaklandimBayan kendisini tatmin ederken ben kendimden gecmistim okadar heyecanli porno seyret dakikalar yasadimki hepsini sizlerle paylasmak porno istedimTabi ben bu goruntuyu izlerken sIkim hd porno cok sertlesmeye basladi tamamiyla oraya odaklanmistim tabi ben sex izle bayani izlerken onun zevkten cigliklari kulagima gelmeye basladi hatun cok mobil porno izle seksi ve sergiledigi guzel vucudu paha sex hikayeleri bicilemez bir durumdaydi bende onu izlerken mastirbasyon porno yapmaya basladim ve bayana isaret porno izle vermeye calistim cok basarili oldum mobil porno beni farketti ve hic toparlanmadan beni evine davet porno izle etti ve delice sikip burnuma bosaldi