Dizilerde Neden Türbanlı Kadın Yok…
Sevda Türküsev
sevda_turkusev@yahoo.com
Son Güncelleme: 13:30 28 Eylül 2011, Çarşamba
Dizilerde Neden Türbanlı Kadın Yok…
.
Tuna Kiremitçinin başlattığı ve ardından Ertuğrul Özkök ve Ahmet Hakan’ın katıldığı “ Dizilerde Neden Türbanlı Kadın Yok” tartışmasına çok dikkat etmemiz gerekiyor. Türbanlı yazar Esra Elönü de bu tartışmayı başlatanlara cevaben güzel bir yazı kaleme aldı…
.
Dizilerde sarılan, öpüşen, ağlayan, koklaşan, sarılan yani sanat için gerekeni yapacak olan başörtülü kadın neden yok diyorlar...
.
Bu tartışmayı başlatanlar türbanlı kadınların haklarını korumak adına mı bu konuyu gündeme getirdiler?
.
Güldürmeyin beni…
.
Tartışmayı başlatanların başörtüsüne karşı ne kadar sıcak olduklarını bildiğimiz için, konunun kadınlar adına bir savunma için gündeme getirildiğine inanmamızı kimse beklemesin…
.
Burada tüm başı örtülü kadınlarımızın ve onları destekleyenlerin çok dikkatli olmaları gerekiyor…
.
Açıkçası bu konunun başörtülü kesimi “Eşitlikler” adına inançları dışında bir platforma çekerek, inanç ve değerlerinin yıpratılması için gündeme getirildiğini düşünüyorum.
Bu kaleyi içten yıpratma yani “Maşa varken elimi neden yakayım” zihniyetinin ürettiği bir durumdan ibarettir.
.
Hani direkt başörtüsüne müdahale ile başlayan süreçten sonra bazı kesimler havalarını aldılar… Ama tabii kazanamadıkları savaşın bir şekilde rövanşı için mücadele etmekten vazgeçmeyeceklerdir.
.
Burada amaç: Dizilerde türbanlı kadın oynatılması değil, türbana laf getirecek zeminlerin hazırlanmasıdır. Ve “Türban her yer de varsa o zaman dizilerde neden olmasın” mantığı ile bazı kesimleri gaza getirip işte o kaleyi içten yok etme stratejisi uygulamaktan ibarettir…
.
Türbanın yani başörtüsünün…
.
Her yerde değil, taşıdığı Misyon yani “Din” olgusunun yıpranmayacağı hakkıyla taşınacağı yerlerde olması kayırsız şartsız şarttır…
.
Uyanık olalım, bazılarının derdi başörtüsünün dizilerde olmaması değil…
Bazılarının derdi başörtüsünün okullarda, kurumlarda, sokaklarda, kamusal alanlarda, TBMM de yani kısacası hayatın içinde olmasıdır…
.
İsmini vermeyeceğim ama çok tanınmış bir ses sanatçısı bayan, kuaförde yan taraftaki başörtülü kadını görmeye tahammül edemediği için araya paravan gibi bir şeyi koydurduğunu biliyoruz… İşte bu ve bunun gibi zihniyetler kanunları ve her şeyden önce halkın düşüncelerini kendi istedikleri gibi yapamadıkları için şimdi yeni taktikler bulmaya başladılar…
.
Aman- Aman- Aman Dikkat!
.
Başörtülü kesim sakın gafil avlanıp bu tuzağa düşmesin. Bu gündeme getirilenlerin hepsi insanların kendi bindikleri dalları kesmeleri için atılan yemlerden ibarettir.
.
Eşitlikleri ve özgürlükleri nefsi duyguların altında ezdiremeyiz. Din’i bir Misyonu taşıyan her kimse, kadın veya erkek yapması ve yapmaması gereken şeyleri iyice bilmeli…
.
Biri İslam dini adına başını kapatıyorsa her istediğini yapamaz…
Nasıl ki bir ordu mensubu üstünde ki üniforma ile istediği gibi davranamıyorsa tesettür de Müslüman kadının üniformasıdır. Bunu üzerinde taşıyan bir kadın eşitlikler adına kafasına göre takılamaz.
.
Ya da kafasına göre takılacaksa kafasında ki başörtüsünü çıkartır…
.
Buda ikinci tehlike…
.
Bunlar başörtülü kadınlara önce paranın, şöhretin, medyatik olmanın hazzını ve egosunu verip, sonrasında başlarındaki örtüyü kendilerine çıkarttırmak için düşünülmüş formüllerdir.
.
Cahili var, fakiri var, genci var, bilinçsizi var…
.
Ve bu kadar hassas bir konuda böyle kişilerin kullanılması ve İslam dinine laf getirmelerini sağlanması olabilecek ihtimaller arasındadır. Ayrıca bu konuyu siyasi boyutlara taşıyarak halkın muhafazakar kimliği üzerinde oynanmak istediğini de görmek için çok bir şey bilmemize gerek yok…
.
Her şey çok açık ortada…
.
Konu ne kadın hakları…
Ne başörtülü kadının kimlik arayışına destek…
Ne de insanlığa hizmet…
.
Konunun özü; Bazı kesimlerin başörtüsüne karşı açtıkları savaşın farklı Versiyonlarından ibarettir…
Mademki biz direkt ortadan kaldıramadık, bırakalım onlar kendi kendilerini ortadan kaldırsın düşüncesinden başka bir şey değildir.
.
Ve tabi ki işin en acı kısmı ise; Tarihler boyu ezilmiş kullanılmış kadının gene bazı kesimlerin hırs ve istekleri uğruna kullanılmak üzere ortaya atılmasıdır…
.
Kullanıcı Girişi
Kullanıcı Kayıt
sizde yorum yapın SESİNİZİ DUYURUN
Üye girişi yapılmadan gönderilen yorumlar Misafir adı ile yayınlanır
ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan yorumlar okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan sonsayfa.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


ya türban takan kadinlar acaba Iran" daki molla rejiminide istiyorlarmi merak ediyorum.Kactane kadinin basi iskence edilerek bedeninden ayrildi haberleri varmi.Kadin haklarin dan dem vuran sevgili...ya türban takan kadinlar acaba Iran\" daki molla rejiminide istiyorlarmi merak ediyorum.Kactane kadinin basi iskence edilerek bedeninden ayrildi haberleri varmi.Kadin haklarin dan dem vuran sevgili yazarimiz birazda onlarin cigligini duysa ya ne olur.» Yorumun Devamı
onlar belki türbana karsi olduklari icin bu tartismayi baslatiyorlar.Senin kaleminde sanki rüzgar hangi yönden esiyorsa o yönlü yaziyor.Fikrimce
Özkan YILDIRIM tv program yapımcısı
Sevda hanım elinize sağlık valla bravo bukadar mı içimden geçenleri kaleme döktünüz bence bu yazıyı okuyan insanlar herşeyi gayet iyi biliyor ve bence kimsede bu tuzağa gelmez yada...Sevda hanım elinize sağlık valla bravo bukadar mı içimden geçenleri kaleme döktünüz bence bu yazıyı okuyan insanlar herşeyi gayet iyi biliyor ve bence kimsede bu tuzağa gelmez yada gelmesin bir gazeteci olarak yazılarınızı takip ediyor ve sizi gönülden destekliyorum saygılarımla Özkan YILDIRIM» Yorumun Devamı
husrev
ARTIK BUNLARI DA AŞACAĞIZ MİLLET OLARAK. BAKIN ÜNİVERSİTELERDE ARTIK BAŞÖRTÜ SORUNU DİYE BİR ŞEY KALMADI . BUNLAR DA GEÇECEK KARDEŞLERİM İNŞ.
murat
HAK ER YADA HAKİM OLACAKTIR İNŞALLAH