Kadına Şiddet de Kadının Rolü…
Sevda Türküsev
sevda_turkusev@yahoo.com
Son Güncelleme: 00:38 05 Ocak 2012, Perşembe
Kadına Şiddet de Kadının Rolü…
.
Başlık sizi korkutmasın çünkü biz kadınları bırakın hatta insanı bırakın bir hayvana uygulanan şiddete bile karşıyız. Lakin burada mesele kadına uygulanan şiddete karşı nasıl önlemler alınacağıdır.
Tabii ki birçok kanun yapılıyor, ağır yaptırımlar da getiriliyor. Fakat ne kadar kanun yaparsanız yapın ve ne kadar ağır cezalar olsa da en önemli gerçekleri görmezden gelip kadına şiddetin bitmesini bekleyemezsiniz…
.
Cinayette bir suçtur…
Töre cinayetleri de bir suç, ama bitiyor mu?
Peki, nasıl bitecek?
Ancak ve ancak yeni nesillerin eğitimi ve bu olaylara bakış açılarının değişmesiyle bu sıkıntı biter. Ve maalesef ki eski Jenerasyon bu konuda çok ama çok zor değişir. Bu yüzden gençlere büyük yatırımlar yapılmalıdır…
.
İşte “kadına şiddet” konusunda da ne kadar acı bir gerçek olsa da yine en büyük rol kadına düşüyor. Bunları yazmak hoşuma gitmiyor ama tarihler boyu kadın üzerinde egemen olmuş “Erkek” kimliğinin kanunlarla veya yaptırımlarla hemen değişeceğine inanıyor musunuz?
.
Ben bunu temenni ediyorum ama bu iş o kadar kolay değil…
Ve karşımızda ki şiddet, aldatma, manevi ezme vs… gibi durumları kendine hak görmüş ve tarihler boyu kadınları sindirmiş bir kimlik ise biraz akıllı olmak lazım…
.
Birde üstüne kadınlardan fiziksel olarak daha kuvvetli olan bu kimlik ile sadece kanunlara sarılarak baş etmek mümkün değil…
.
Zaten şiddete meyilli ve bunu kendine hak gören birisinin karşısına Anayasa kitabıyla çıkansız ne olur…
Vatandaş Allah’ın kitabını takmıyor Anayasa kitabını mı takacak?
.
İşte biz kadınlar erkelerin karşısında kabadayılık yaparak bu işi çözemeyiz…
Erkeklerin karşısında haklarımızı savunmak için dahi olsa onları tahrik edecek davranışlarda bulunursak bu sorunu çözemeyiz…
.
Alttan alıp dayak yiyelim demiyoruz…
Sadece sevgili hanımlar erkelerin karşısında erkeleşmenin bize bu konuda fazla bir yarar getirmeyeceğini söylüyorum.
.
Amacımız kendimizi korumak ise o zaman yapacağımız akıllıca sakince kanunlara sığınmak. Her şiddete uğramış kadının acı ve farklı bir hikayesi var ve hepsi içimizi acıtıyor.
Bazı kadınlarımız maalesef karşısındakinin erkek olduğunu unutarak hızlı çıkışlar yapınca, zaten bu konuya meyilli olan erkeği kendi üzerine daha bir salmış oluyor.
.
Tabii buda insafsızca hunharca şiddete uğrayan kadınları ayrı tutuyorum. Çünkü bu şekil bir şiddet ağır pisikoljik bir vakadır. Diğer vakalarda da şiddet yapan kişi için normaldir diyemeyiz.
.
Evet, maalesef ki kadınların bitmez tükenmez bu hak arama mücadelesinde biraz daha sabır göstererek yol almaları gerekiyor.
.
Gönül ister ki ne erkek ne de kadın şiddete uğramasın veya şiddete başvurmasın…
Ama açık söylemek gerekirse bu bir hak arama kavgası çatışması ise karşımızda ki rakibi ve özelliklerini iyi tanıyıp ona göre hareket etmek daha akıllıca bir davranış olur.
.
Kadınlık kimliğini kaybetmeden biraz erkekleşmek güzel ama rakibimiz bizden daha kuvvetli ise sadece kanunlara dayanarak olayın içine direkt girmek sonuçta yine bize zarar verecektir…
.
Şiddetin durmasında kanunların yaptırımının istenilen düzeye gelmesi için işin çoğu kadınlara düşlüyor.
Erkek çocuklarını yetiştirirken bu konuya karşı hassas yaklaşırlarsa asıl problem o zaman çözülecektir… Aslında problemin gerçek temeli de budur…
.
Kardeşini döven ağabeye, karısını döven oğlunuza, haddini bildirmediğiniz sürece erkekler bu tip şiddetti kendilerine hak görmeye devam edeceklerdir.
.
Evet, problemi kökünden çözmek için kolları biraz daha fazla sıvayacak olan yine biz kadınlarız galiba…


sizde yorum yapın SESİNİZİ DUYURUN
Üye girişi yapılmadan gönderilen yorumlar Misafir adı ile yayınlanır
ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan yorumlar okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan sonsayfa.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.