“SOMALİ” İçin Vardık“VAN” İçin de Olalım…
Sevda Türküsev
sevda_turkusev@yahoo.com
Son Güncelleme: 19:35 23 Ekim 2011, Pazar
“SOMALİ” İçin Vardık “VAN” için de Olalım…
Van da meydana gelen hepimizin yüreğini yaktı. Yaktı yakmasına da ama yıkılan binaları görünce 17 Ağustos depreminden hiç mi ders almadık diyor insan…
.
Pide gibi üst üste yığılmış o koca binaları sorgulamak zorundayız…
.
Küçük evler köylerdeki evlere insan ihmali demek mümkün ama o kocaman binaların o hale gelmesi belli ki yapımında büyük ihmalin olduğunu gösteriyor. Küçük büyük fark yok fakat büyük binaların bu hale gelmesi olayları sorgulamamız için bariz bir örnek oluyor…
.
“HASAR” değil resmen bir “YIKIM” söz konusu…
.
Hani afetlerde böyle durumlar “Büyük hasar- Küçük hasar- Orta hasar” diye tanımlanır. Yalnız bu depremde bazı binalarda bu hasarlara küçük- orta- büyük diyemiyorsunuz…
.
Ancak ve ancak “Yıkım ve İhmaller zinciri” diyebiliyorsunuz…
.
Burada Belediyelerin inşaat ruhsatı verirken ne kadar titiz olduklarını görebiliyoruz. Daha doğrusu bu ruhsatları verenlerin neyi ne kadar yaptıklarını görebiliyorsunuz.
.
İnşaat işlerinde çok önemli rol oynayan Jeofizik mühendisleri Belediyelerin bünyesinde kadrolu olarak mı çalışıyorlar?
Yoksa Belediyeler bu servisi dışarıdan anlaşmalı kurumlardan mı alıyorlar?
Bu önemli mühendisler gerçekten yeteri kadar etkin olabiliyorlar mı?
.
Bu inşaat ruhsatları nasıl veriyor?
Kağıt üzerinde ki yeterlilik ibareleri gerçekte ne kadar sağlıklı?
.
Tabii ki Allah’ın şiddetine hiçbir şey dayanamaz ama bir taraf yıkılmıyorsa bir taraf yerle bir oluyorsa arada ne gibi farkların olduğunu tahmin edebiliyorsunuz.
.
Bizlerde bireysel olarak deprem hakkında çok bilinçli değiliz.
.
Evlerimizde ki sabit olmayan eşyaların duvarlara sabitlenmesi gerektiğini ne kadar biliyoruz. Ya da bildiğimiz halde gerçekten duvara sabitlenmiş mi?
Deprem anında meydana gelen ölüm ve yaralanmaların bazıları depremden dolayı değil, bu sabit olmayan eşyaların devrilmesiyle gerçekleştiğini biliyor muyuz?
Eşyaların altına saklanmanın olabilecek bir hasarda bize yaşam alanı sağladığını biliyor muyuz?
.
Deprem konularını konuşurken bir jeofizik mühendisi şöyle demişti; Deprem olmaya başladığında önce…
Önce Kelime-i Şahadet getirin,
Sonra Binanın sağlam olmasına dua edin…
Ve kaçabiliyorsanız kaçın, yoksa kendinize yaşam alanı olacak bir köşe bulmaya çalışın…
.
Gülmüştüm şaka yapıyor sandım ama bana dönüp gayet ciddi bir şekilde “ Sonuçta Allah’ın şiddetine bir şey dayanamaz. Bu yüzden dini en başa almak lazım… Sonrasında o bina sağlam değilse hangi masanın altına girsen de yaşama şansınız çok az olur” yani binaların sağlamlığı demişti…
.
Bunları yıllardır söylüyoruz ama böyle büyük depremlerde konuşuruz sonrasında yaralar sarılmaya başladığında konunun önemini göz ardı ederiz…
.
Ve bunları sorgulamaya devam ederken bu günlerin birlik beraberlik içinde olmamız gereken günler olduğunu bir kez daha anımsayalım.
.
“Somali” için vardık ve şimdi “Van” için milletçe birlik olmalıyız…
.
Bu soğuk kış günlerinde evinden barkından olanlar en kötüsü yakınlarını kaybedenler için hepimiz bir şeyler yapalım. Yardım kampanyaları birkaç gün içinde başlar ve bizler vatandaş olarak üstümüze düşen görevleri yapalım. Kimisi parasıyla kimisi dolabından vereceği giyeceklerle Van’ımıza el uzatmalıyız…
.
Evet, gün yardım dayanışma günüdür…
Ve buradan siyasetçilere sesleniyorum; Böylesi günlerde ne olur siyaset adına birbirinizi yemeyin. Deprem en büyük felaketlerden birisi birde siz insanları galeyana getirmeyin. Bekleyin ve konuşulacak gün geldiğinde demediğinizi bırakmayın...
Ama şimdi değil...
.
Ölen vatandaşlarımıza Allahın rahmetini yaralı vatandaşlarımıza şifasını diliyorum…
Ve sağ kalıp her bakımdan hasar almış vatandaşlarımız için de sadece devlettin değil bizlerinde el uzatması gerektiğini bir kez daha vurguluyorum…
.
Devlet devletliğini kayıtsız şartsız yapacak…
Bizlerde insanlığımızı kayıtsız şartsız göstermeliyiz…
Unutmayalım ki bu gün Van’a yarın bize…
.
Kullanıcı Girişi
Kullanıcı Kayıt
sizde yorum yapın SESİNİZİ DUYURUN
Üye girişi yapılmadan gönderilen yorumlar Misafir adı ile yayınlanır
ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan yorumlar okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan sonsayfa.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


erdal
fazlasıyla hem de...
GONUL
aynen öğle
Abdullah Özbay
sevda hanım son sayfa yazınınzı okudum önemli oyarılar yapmışsın yüreğine ve parmaklarına sağlık
kanarya58
sadece milletin ders alması yetmez. hükümetler de hazırlıklı olmalı. aynı şey almanya'da olsa asla böyle birşey olmazdı. iktidar değişse de kafalar değişmiyor işte..
türkiyenın bir deprem bölgesi olduğunu biliyoruz 17 ağustos depreminden önce ciddi anlamda denetim yoktu inşaatlarda çoğu binalar dayanıksız milletimizin böle acıları tekrar tekrar...türkiyenın bir deprem bölgesi olduğunu biliyoruz 17 ağustos depreminden önce ciddi anlamda denetim yoktu inşaatlarda çoğu binalar dayanıksız milletimizin böle acıları tekrar tekrar yaşamamsı için alacakları ve kiralıyacakları evleri meskenleri tutacakları zaman ruhsat ve sağlamlığına dikkat etsinler ben ölenlere allahtan rahmet diliyorum yaralılarada acıl şifalar diliyorum milletimizin başı sağolsun» Yorumun Devamı