Yasakla-Uzaklasmayin-Egitimle-Yaklasin

Yasakla Uzaklaşmayın- Eğitimle Yaklaşın…

Sevda Türküsev
sevda_turkusev@yahoo.com

Son Güncelleme: 00:01 17 Ekim 2011, Pazartesi

Yasakla Uzaklaşmayın- Eğitimle Yaklaşın…

.

Günlerdir bir okulda kız ve erkek çocuklarının birbirlerine bir metreden az yaklaşmamaları için konulan yasaklama konuşuluyor. Aslında bu konu yeni değil geçen yılda gündeme gelmişti. Bu konu hakkında herkes bir şeyler söyledi, kimi savundu kimi kınadı kimisinin umurunda değildi…

.

Günlerdir yazılanları konuşulanları izledim ve herkes yasak olmasından veya olmamasından yola çıkarak yorumlar yaptı. Hiç kimse bu “Birbirine yaklaşma” meselesinin gereğini ortaya koymadı…

.

Öncelikle, o yasak koyarak sınır belirleyen kişi kimse onu bende tasvip etmiyorum. Ve kendince belirlediği o bir metreyi de doğru bulmuyorum…

.

Burada çocuklarımıza ve yetişkinlere bu birbirlerine yaklaşma mesafesinin gerçekten görgü kuralları içinde bir kavram olduğunu anlatmak niye kimsenin aklına gelmedi onu merak ediyorum…

.

Evet, görgü kuralları gereği insanların özel alanı 50 cm çevreleridir. Kadın kadına veya erkek erkeğe bile 50 cm den daha fazla yaklaşamaz. Bu 50 cm çevre kişinin özle alanıdır ve kişi kimi isterse onu yaklaştırır…

.

Davranış bilimleri dediğimiz vücut dili dediğimiz ve her zaman vurguladığımız konunun içindeki kavramdır bu. Çoğu insan bunu bilmez ve olayın sadece yüzeysel yönüyle ilgilenip gündem yapar…

.

Bu konuyu yasaklamak yerine okullarda çocuklara ders kapsamı içinde öğretmek lazım. Açıkçası bende çoluk çocuk her kimse birbirlerine bu kadar yaklaşmanın doğru olmadığını düşünüyorum. Hele ki çocuklar televizyon sayesinde yaşlarından önce öğrendikleri cinselliği bilmeden anlamadan birbirleri üzerinde uygulamaya çalışabilirler. Şimdi cinsellik dediysek hemen “Amma da abarttın” demeyin. Burada çocuklar arasında kast ettiğim cinsellik tabi ki öpme ve dokunma duygularını kapsıyor…

.

Küçücük çocuklar bile ana okulunda birbirlerine aşık oluveriyorlar.

Hanginiz bana “Yok hayır” diyebilirsiniz?

Hiç biriniz…

“Anne ben Peline aşık oldum” diyen çocuk duymayan var mı?

“Anne ben Ali’ye aşık oldum” diyeni…

Sonrasında “Ben Pelin’i bu gün öptüm” diyeni…

Ve tabi bunları matah bir şeymiş gibi gülerek karşılayan insanları…

Kimse bunları görmedim yaşamadım diyemez…

 

.

Tabii ki bu duygular masumane duygular ama bu duyguların gerçeğini çocuklara öğretmek gerekir. Yani bu duygular o kadar küçük yaşlarda başlıyor ki, birde televizyonlarda yayımlanan bu kadar açık saçık ortada sahneleri gören çocukların karşı cinsi merak etmeleri kadar doğal bir şey olamaz…

.

Çocuklarımıza görgü kuralları içinde yaklaşımın ne olduğunu anlatmamız gerekiyor. Açıkçası ben bu yaşımda bir insanla tokalaşırken bile bana çok yaklaşanlara sinir oluyorum. İnsanların neyin ne olduğunu bilmeleri lazım…

.

Yalnız cinsellik veya iki cins arasındaki yaklaşımları düşünmemeliyiz.

İnsanların temizi var pisi var, bakımlısı var bakımsızı var, sapığı var sağlıklısı var, evlisi var bekarı var, dekoltesi var transparanı var…

Yani kimse kimsenin kişisel durumundan dolayı sinir olup stres yapmaya mecbur bırakılmamalı.

Ayrıca yakın mesafelerde iki cinsin duygusal olarak etkileşim içine girmeleri daha kolay olabiliyor. Özellikle iş yerlerinde yakın temas ile çalışmanın gereksiz bir durum olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bir mesafe bir sınır olması kadar doğal bir şey yok…

Konu yalnız cinsellik olarak algılanmamalı konu genel toplumsal görgü kuralları olarak algılanmalı…

.

Çok küçük yaşlarda inanç ve değerlerin oluştuğunu ve bunların kişilerin yeteneklerine ve sonra alışkanlıklarına dönüştüğünü unutmayın. Yani çocuk yaşlarda bu tip eğitimleri verirsek ileriki yaşlarda insanlar gerçekten neye ne kadar yaklaşmaları gerektiğini bilirler.

.

Bu konuya yasak değil bir gereklilik olarak bakmamız lazım…

Unutmayın ki insanların hepsi iyi doğarlar sonradan kötü olurlar…    

.

Evet, bu konuya son noktayı koyuyorum ve diyorum ki; Yasaklamayla değil ama eğitimle insanların birbirlerine ne kadar yaklaşmaları gerektiğini öğretmeyi destekliyorum…

Kiminin hoşuna gider kiminin gitmez ama şu her gün haber olan iğrenç olayları görünce “Aman ne kadar uzak o kadar iyi” demeden geçemiyorsunuz…

.

Günlerdir kimse işin bu boyutuna bakmadan konuştu durdu. Fakat iş işten geçmeden insanlık adına eğitim vermek gerekiyor… Okullarda çocuk yaşlarda böyle eğitimlerin verilmesini destekliyorum…

.

Bırakın insanlar bilinçlenip yasaklarla uzaklaşmak yerine eğitimle ne kadar yaklaşacaklarını öğrensinler…

.

www.sevdaturkusev.com

 

Yazıyı Paylaşın:

sizde yorum yapın SESİNİZİ DUYURUN


Üye girişi yapılmadan gönderilen yorumlar Misafir adı ile yayınlanır

ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan yorumlar okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan sonsayfa.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

YORUMLAR

Toplam 4 adet yorum eklenmiştir.
17 Ekim 2011 11:50

kader

bence de ne kadarr uzak o kadar iyi...

17 Ekim 2011 11:30

selimiye

sizinle tüm hem cinsleriniz adına gurur duyuyorum Sevda hanım

17 Ekim 2011 00:38

sancaktar olarak imzalarım

saygıdeğer sevda hanım; birbirinden güzel olan yazılarınız için,hem medeni cesaretinizden dolayı hemde hassasiyetlerinizden dolayı kutlarım. biz türk milleti olrak pek okumayı ve...saygıdeğer sevda hanım; birbirinden güzel olan yazılarınız için,hem medeni cesaretinizden dolayı hemde hassasiyetlerinizden dolayı kutlarım. biz türk milleti olrak pek okumayı ve yazmayı sevmeyen bir yapımız var.ama buna rağmen bilmediğimiz konularda da uzman kesilir, sözde kendimize göre en güzel çözümü kendimiz bulmuşuz gibide öjbeleşiriz..küçük yaşlarda alınmayan ve ilerleyen dönemlerde tüm insanlara ışık olacak bilgi fakiri olarak evlatlarımızı büyütürsek. yaş 18 e gelince,gençlerimiz ipten kurtulan boğa misali hareket edeceklerdir. çünkü kanunen özgürdür.ve artık ailede evladın davranışlarına engel olamayacaktır.bu duruma düşmemek için önlemi baştan almalıyız. ve UNUTMAYALIMKİ BİRİNİN ÖZGÜRLÜK ALANI İHLALİ KARŞI TARAFIN ÖZGÜRLÜK ALANINA TECAVÜZDÜR. selam ve saygılarımla. SANCAKTAR» Yorumun Devamı

17 Ekim 2011 00:22

yazınızı destekliyorum.

sayın sevda hanım; çok güzel bir konuya parmak basmışsınız. sizi kutluyorum ve başarılar diliyorum.her yazdığınız köşe yazısı ayrı bir güzellikte ince mesajlar vermekte .tabi...sayın sevda hanım; çok güzel bir konuya parmak basmışsınız. sizi kutluyorum ve başarılar diliyorum.her yazdığınız köşe yazısı ayrı bir güzellikte ince mesajlar vermekte .tabi anlayana. aslında toplum olarak en büyük eksikliğimiz bilmediğimizi de bilmeden her konuda uzmanmış gibi yorumlar yapmak. esip savurmak.nasıl olsa dilin kemiği yoktur. ufak yaşlarda aile ve okulda gereki eğitimi alamayan evlatlarımızın.özgürlük yaşına geldiğinde bomba giibi patlatıkları zaten bu eksikliğin işareti değilmidir. mesleğimi biliyorsunuz. bu konuya çok şahit oldum.size sayısız örnek gösterebilirim. ama işin acı yanı zamanında gerekli hassasiyeti göstermeyen aileler sıkıntıyı ve acıyı evlatlarımız rüşt yaşı olan 18 yaşına basmasıyla yaşıyorlar. ama artık vakit ok geç oluyor. geçmiş olsun derim ben öyle ailelere. yazınızdan dolayı sizi tekrar tebrik ediyor başarılar diliyorum.» Yorumun Devamı

Facebook Sayfamız