HAIN-KALKISMANIN-3YILI

HAİN KALKIŞMA'NIN 3.YILI...

Suna Anaç
sunaanac@gmail.com

Son Güncelleme: 09:57 17 Temmuz 2019, Çarşamba

O uğursuz 15 Temmuz gecesi asla unutulamaz...

O geceye dair yaşanmışlık...

15 Temmuz gecesi Saat 21:20 suları köprü üstündeyim ciddi bir trafik var; yol adeta kilit, ilerlemiyor. O saatte böyle bir trafik olması imkansız, ben yayına yetişme telaşesi içinde sürekli saate bakıyorum. Araçlarıyla geri dönmeye çalışan kişilere soruyorum "neler oluyor?" diye, kimse bir şey diyemiyor 'trafik işte' diye söylenmekten başka, köprü ayağına yakın mesafedeydim, yanımda şirketten radyocu bir arkadaş vardı; ona, "ilerleyelim bakalım, ilerde neler oluyor?" dedim. Tabi ki haberci ruhu durur mu? Köprü ayağına doğru yaklaşınca tankı gördüm şaşkındım ne oluyor anlamaya çalıştım. Haber merkezini, masa editörümüzü aradım; "burada bir hareketlenme var, nedir bu tankın amacı anlamıyorum" dedim. Editör arkadaşım da "resmi bir çalışma vs. yok bilmiyorum ama dur Ankara istihbarata sorayım orası net bilgi verir" dedi.

Hatırlarsınız, o günlerde Fransa Nice'de yaşanan terör saldırısı sebep, köprü ışıklarını Fransa bayrağı rengine çevirme durumu vardı onun hazırlığı olabilir vs." diyorum yanımdaki arkadaşa ama tank ne alaka diyorum hala o an, askerleri köprü üzerinde görünce; "hayır bu işte başka bir iş var" dedim ve editörü tekrar aradım. "Ankara da bilmiyor henüz bir şey" dedi. Evet bilinmeyen kontrolsüz bir harekat söz konusuydu kesinlikle ciddi bir durum yaşanıyordu. Resmi bir açıklama da yapılmamıştı. Köprünün kapatılmasının amacını kimse bilmiyordu. İnsanlar şaşkındı! Herkes birbirini izliyor ve şaşkın şaşkın durumu anlamaya çalışıyorlardı.

Kafamda deli sorular ???

Benim hemen tv ye geçmem gerek düşüncesi içerisindeyim, formüller arıyorum. Malum köprüden geçiş imkansız! şoför beye, herkes aracını geri geri çıkartıyor biz de çıkmaya çalışalım dedim. Neyse ki, cevval bir abimizdi sağolsun kendisine, "ben motorla karşıya geçmeyi deneyeceğim" dedim. Keza Üsküdar'dan karşıya motor ile geçtim. Yollar kapanmış askerler askeri bölge önlerinde kimseye geçit vermiyor. İnsanlar koşturma, ailelerine ulaşma telaşında, bakkal ve fırınlardaki kuyruğu anlayamamıştım ilk evre, sonra anladım ki insanlar su, un, şeker ve tuz alma telaşına kapılmışlar. Tabii ki darbe yaşamış millet olunca ilk önce aileler düşünülüyor.

Ve TRT 1' de silahlı baskı ile okutulan metin ile ülkemize hain bir ''kalkışma harekatı'' yapılmaya çalışıldığını milletçe öğrendik.

TSK’nın içinde yuvalanmış, mankurtlaşan bir kısım fetullahçı teröristler ayaklanmış; Cumhurbaşkanlığı’nı, TBMM’yi, Emniyet’in Özel Harekât Müdürlüğü’nü ve sivil halkı bombalayarak kurşun yağmuruna tutmuştur.

Zorlu bir uğraşın sonunda kanalın haber merkezine ulaşmanın, saatlerce hatta günlerce ''kalkışma'' adındaki bu hain saldırının haberlerini, nöbetlerde bekleyen halkımızın son durumlarını canlı yayınlarla tüm haber merkezi ekibi arkadaşlarımla yöneterek aktardık.

Halkın ve liderin (hem Sayın Erdoğan hem Sayın Yıldırım) darbeye karşı gösterdikleri dik duruşları ve şanlı direnişleri her türlü övgüye layıktır.

Liderin tek başına kahramanlığı da bir şey ifade etmeyebilir. Yalnızca kendini kahraman yapar, çarpışarak ölümü bile halkını kurtarmaya yetmeyebilir.

Darbelerden gına gelen halkımız, ayaklanmanın ilk belirtileriyle birlikte çağrılı ve çağrısız olarak meydanlara koştu. Lider de (Cumhurbaşkanımız Erdoğan) gözünü karartarak, halka darbeye direnme ve meydanlara inme çağrısı yaptı. Kendisi de çoluk çocuğuyla birlikte burnunun dibindeki Yunan adaları'na sığınmak yerine, halkının kendisini beklediği Atatürk Havalimanı’na indi.

Halkımız, uçaksavar mermilerine bedenini siper etmiş, çıplak elleriyle tanklara direnmiştir. Böyle destansı bir direnişin dünyada başka bir örneği yoktur.

İşin en vahim yönü, bu aşağılık darbe her ne kadar dışarısının emir ve telkinleriyle yapılmış olsa da, emre uyan ve o soysuz darbeye teşebbüs eden düşman içimizde.

Üstelik hâlâ içimizdeler ve bizler, bunların kimler olduğunu ve ne kadar kaldıklarını bilmiyoruz!

Cumhurbaşkanımız, bu yapıya yardım etmekle suçlanıyor –ki bu durumu kendi de samimiyetle kabul ediyor. Ama söyler misiniz, asker-sivil gelmiş ve geçmiş hangi iktidar bunlara yardım etmedi?

Kendilerini öyle gizlemiş ve devletin istihbarat kanallarını öylesine ele geçirmişlerdi ki, bilinmeleri adeta imkânsızdı.

Yine de bütün bunların arasından sadece Sayın Erdoğan, işin farkına vardı ve evet, yanlış okumuyorsunuz, yalnız başına bu devasa yapıyla mücadeleye girişti. Kendi hükümeti bile onu yalnız bıraktı!

Cumhurbaşkanımız'ı seversiniz sevmezsiniz ve hatta nefret edebilirsiniz ama hakkını teslim etmek zorundayız.

Tek başına da olsa kararlı bir şekilde bu yapının karşısına geçti ve mücadele bayrağını açtı. Açmasaydı ne olacaktı? Bunu düşünmek bile istemeyiz. Çünkü ortada ülkemiz olmayacaktı, olmayan ülkede neyin kavgasını verebilecektik?

Sayın Erdoğan, bugün var yarın yok. Ama üzerine titrediğimiz Türkiye’miz sonsuza dek yaşayacak, yaşamak zorunda.

Hâlâ daha tehlike geçmiş değil, biraz izan lütfen!

Yazıyı Paylaşın:

sizde yorum yapın SESİNİZİ DUYURUN


Üye girişi yapılmadan gönderilen yorumlar Misafir adı ile yayınlanır

ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan yorumlar okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan sonsayfa.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.



Facebook Sayfamız

gordum ve ona odaklandimBayan kendisini tatmin ederken ben kendimden gecmistim okadar heyecanli porno seyret dakikalar yasadimki hepsini sizlerle paylasmak porno istedimTabi ben bu goruntuyu izlerken sIkim hd porno cok sertlesmeye basladi tamamiyla oraya odaklanmistim tabi ben sex izle bayani izlerken onun zevkten cigliklari kulagima gelmeye basladi hatun cok mobil porno izle seksi ve sergiledigi guzel vucudu paha sex hikayeleri bicilemez bir durumdaydi bende onu izlerken mastirbasyon porno yapmaya basladim ve bayana isaret porno izle vermeye calistim cok basarili oldum mobil porno beni farketti ve hic toparlanmadan beni evine davet porno izle etti ve delice sikip burnuma bosaldi