İSPARK'tan rekor zarar: Konkordato yolda

CHP'li Ekrem İmamoğlu yönetimindeki İBB'de İSPARK skandalı yaşanıyor. Göreve gelmeden önce İSPARK'ın zarar etmesi konusunda AK Parti yönetimine ağır eleştirilerde bulunan İmamoğlu'nun belediyeyi yönettiği iki yılda borcun fahiş fiyatta arttığı ortaya çıktı.

CHP'ye yakınlığıyla bilinen Korkusuz yazarı Can Ataklı bugünkü “İSPARK’ı bekleyen tehlike” başlıklı yazısında İmamoğlu yönetiminin iki yılda yaptığı borcu eleştiri yağmuruna tuttu.

Ataklı, İSPARK'ın yöneticilerinden biriyle sohbet ettiğini belirterek "Belediyenin en kolay gelir sağladığı İSPARK çok ciddi bir zararın içinde. Ve anladığım kadarıyla hiç beklenmedik anda İSPARK’ın konkordato ilan etmesi istenebilir ki; bu da kurumun İBB’nin elinden çıkması anlamına geliyor" ifadelerini kullandı.



İmamoğlu yönetiminin AK Parti'den İBB'yi devralırken İSPARK'ın borcunun 37 milyon lira olduğunu geçen yıl zararın 87 milyon liraya yükseldiğini, bu yılın ilk altı ayında ise bu zararın 115 milyon liraya bulduğunu belirten Ataklı, "bu gidişle yıl sonu zararı 200 milyonu geçecek. Bu zararları görünce hayretler içinde kaldım" dedi ve şu soruyu yöneltti: “Neden peki, ne oluyor da İSPARK bu kadar zarar ediyor?” 

Can Ataklı yazısının devamında şu ifadeleri kullandı:

Birincisi çok sayıda personel var. İSPARK’ta çalışan sayısı 2484. Ancak bu personel çokluğu daha düşük ücretli saha elemanlarında (otopark görevlileri) değil, yüksek maaşlı idari personelde.

İkincisi, belediyenin diğer tüm birimlerinde olduğu gibi İSPARK’ta da yönetim, ağırlıklı olarak hâlâ AKP’lilerin elinde. Eski personel, gücü hâlâ elinde tutmanın verdiği özgüvenle oluşan zararı gidermeye yönelik hiçbir çaba harcamıyor.

Üçüncüsü, elbette kanıtlanması kolay olmayan bir yağma düzeninin devam etmesi. Eski yönetim sırasında kurulan bu yağma düzeninde, otopark gelirlerinin ciddi bir bölümü kimileri arasında pay ediliyor.

Bana bilgiler veren İSPARK yöneticisi, “Toplam hasılatın ancak yüzde 55’i yasal biçimde belediyeye kalıyor” iddiasında bulundu. Bunun üzerine “Bu yağmayı önlemek için neden bir şey yapılmıyor?” diye sordum. “Cevabı basit” dedi ve devam etti, “Eski düzen aynen devam ediyor. İşin kötüsü içine yenilerden katılanlar var, bu kadroları tümüyle değiştirmeden önüne geçilemez.”

Bu arada İstanbul’u kaybeden AKP, yeni yönetimin elini kolunu bağlama çabalarını İSPARK’ta da sürdürüyormuş. Örneğin yeni bir kanun çıkıyor ve bununla ilçe belediyeleri de ana arterlerde otopark işletme hakkı kazanıyor. Bundan CHP’li belediyeler de yararlanacak elbette ama büyükşehir çok ciddi bir gelir kaybına uğrayacak. Bir diğer baskı aracı da bazı otopark alanlarının kamu arazisi olması sayesinde uygulanıyor. AKP’li belediyelere neredeyse bedavaya otopark için arazi veren hükümet, şimdi bu arazileri geri istemeye başlamış.

Aynı şekilde kimi AKP’li belediyeler de geçmişte ellerindeki arazileri otopark olarak kullanılmak amacıyla İBB’ye vermişler, onlar da bu arazileri geri istiyor şimdi. Sonuç olarak, İBB acil olarak İSPARK’a el atıp yönetime tam anlamıyla sahip olmazsa, bu gelir kaynağı kuruluş, bir süre sonra elinden gidebilir. Bu yazıyı bir uyarı yazısı olması amacıyla yazdım.